1. HABERLER

  2. BASIN AÇIKLAMASI

  3. “TSK, Van’daki Patlamanın Hesabını Versin!”
“TSK, Van’daki Patlamanın Hesabını Versin!”

“TSK, Van’daki Patlamanın Hesabını Versin!”

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi: "Ceylan Önkol'un katillerinin hesap vermediği bir ülkede, TSK eliyle işlenen bu gibi cinayetlerin hesabı sorulmalıdır!"

A+A-

25 Mayıs günü Van'ın Özalp İlçesi'nde Orgeneral Mustafa Muğlalı Kışlası'nın hemen yanında meydana gelen patlamada yaşları 7 ile 13 arasında olan 6 çocuktan Oğuzhan Akyürek (13) isimli çocuk yaşamını yitirmiş, 3'ü ağır olmak üzere 5 çocuk yaralanmıştı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Özgür-Der Diyarbakır Şube Başkanı Av. Serdar Bülent Yılmaz, patlamanın sorumlularının derhal bulunarak, olayla ilgili TSK'nın hesap vermesi gerektiğini belirtti. TSK eliyle işlenen bu gibi cinayetlere dikkat çeken Yılmaz, TSK ve Hükümet mensuplarına sorular yöneltti ve Akyürek için rahmet diledi.

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi'nden yapılan açıklama:

Van Özalp'te Meydana Gelen Patlamanın Sorumluları Derhal Bulunmalıdır!

TSK, Halkın Hayatına Mal Olan Bu Patlamalardan Dolayı Hesap Vermelidir!

26 Mayıs 2010

25 Mayıs günü Van'ın Özalp İlçesi'nde Orgeneral Mustafa Muğlalı Kışlası'nın hemen yanında meydana gelen patlamada yaşları 7 ile 13 arasında olan  6 çocuktan Oğuzhan Akyürek (13) isimli çocuk yaşamını yitirmiş, 3'ü ağır olmak üzere 5 çocuk ise yaralanmıştır. İddialara göre, kışlaya bağlı atış poligonu sınırlarının hemen 1 metre ötesinde oyun oynayan çocukların maruz kaldığı bu olay bir el bombasının patlaması sonucu gerçekleşmiştir.

33 Kurşun Olayı'nın faili olan Mustafa Muğlalı'nın ismini taşıması nedeniyle sürekli olarak gündemleştirilen ve tepki çeken bu kışla, Özalp İlçesi Cumhuriyet Mahallesinin sınırları içinde bulunmaktadır ve ayrıca söz konusu atış poligonu insanların yoğun biçimde yaşadığı bu bölgenin tam ortasına kurulmuş durumdadır. Kışlanın ve poligonun, bulunduğu yer itibariyle halkın güvenliğini tehdit ettiği apaçık ortadır ve yaşanan son olay da bu tehdidin bariz bir sonucudur.

Patlamayla ilgili medyada yer alan ilk bilgiler, oyun oynayan çocukların buldukları bir patlayıcıyla oynamaları sonucu patlayıcının infilak ettiği yönünde olmasına rağmen, olayla ilgili ayrıntılar ortaya çıktıkça hadisenin boyutu değişmekte ve yeni bir Ceylan Önkol cinayetiyle karşı karşıya olduğumuz intibaı artmaktadır. Nitekim patlamanın olduğu yerde yapılan incelemeler sonucu polislere bilgi veren bir görgü tanığının olayla ilgili ifadesi; bir askerin bağırarak, oyun oynayan çocukların arasına el bombası attığı ve hemen olay yerini terk ettiği yönündedir. Ayrıca görgü tanığının, aynı ifadeleri soruşturmayı yürüten savcıyla da paylaştığı söylenmektedir.

Bununla birlikte, patlama kışlanın hemen 1 metre ötesinde olmasına rağmen, askerlerin olaydan 3 saat sonra patlama mahalline geldiği belirtilmekte ve patlamadan sonra bile olay yerinde patlamamış vaziyette bulunan patlayıcı maddelerin bulunduğu bir iddia olarak dillendirilmektedir.

Patlamanın oluş şekli nasıl olursa olsun bu olay bir cinayettir. Yaşam hakkına saldırıdır. Patlama mahalli dikkate alındığında  bu cinayete yol açan patlayıcının TSK'ye ait olduğu yönünde kuvvetli bir şüphe vardır. Çocukların yaşam hakkına saldırı niteliğinde olan bu olayın faillerinin ve sorumlularının derhal bulunup cezalandırılması gerekmektedir. Ceylan Önkol'un katillerinin hesap vermediği bir ülkede, militarizmin bir kâbus gibi toplumun üstüne çöktüğü bu bölgede, TSK eliyle işlenen bu gibi cinayetlerin hesabı sorulmalı ve hükümet yetkilileri bu konuyla ve önceki olaylarla ilgili kamuoyunu doyurucu, aydınlatıcı bilgiler vermelidirler.

Bizler Özgür-Der olarak; olayın sorumlusu olarak ön plana çıkan TSK'ye ve olayı her yönüyle soruşturması gereken hükümet yetkililerine, cevaplandırmaları amacıyla şu soruları soruyoruz:

1- Orgeneral Mustafa Muğlalı Kışlası'nın, insanların yoğun biçimde yaşadığı sınırlar içinde olmasının sivillerin güvenliği açısından doğurduğu tehditler açıkça bilinmekteyken, söz konusu kışlanın yerinin değiştirilmesi düşünülmekte midir? 33 kişiyi hunharca katleden bir askerin adını taşıyan bu kışlanın isminin değiştirilmesi için herhangi bir çalışma yapılacak mıdır?

2- Patlamaya neden olan patlayıcının oraya nasıl geldiği konusuyla ilgili askeri bir soruşturma yapılmakta mıdır?

3- Görgü tanığının patlamanın oluş şekline yönelik ciddi iddialarıyla ilgili TSK ve hükümet yetkilileri tarafından bir açıklama yapılacak mıdır?

4- Kışlanın hemen yanında bir patlama meydana gelmiş olmasına rağmen, askeri yetkililer patlama mahalline ne zaman intikal etmişlerdir?

5- Ceylan Önkol'un katilleri ne zaman bulunacaktır?

Son olarak, bu olayda hayatını yitiren Oğuzhan Akyürek'e Allah'tan rahmet ve kederli ailesine sabırlar diliyoruz. Aynı olayda yaralanan çocukların ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi sunuyor ve Yüce Allah'tan acil şifalar diliyoruz.

ÖZGÜR-DER DİYARBAKIR ŞUBESİ

Etiketler : , ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT