1. YAZARLAR

  2. Nasuhi Güngör

  3. TSK toplumu tanıyor mu?
Nasuhi Güngör

Nasuhi Güngör

Yazarın Tüm Yazıları >

TSK toplumu tanıyor mu?

A+A-

GATA’daki törende ortaya çıkan manzara neresinden bakarsanız bakın, can sıkıcı. Ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanına karşı sergilenen ‘soğuk duruş’, yeni bir döneme alışmanın sancısı mı? Yoksa sürdürülecek bir tavrın ilk işaretleri mi?

Bazı kemikleşmiş kanaatleri gözden geçirmenin zamanıdır. Bunlar arasında en yaygın ve rahat kullanılanı ‘Askerler ülkeyi ve toplumu çok iyi tanıyorlar’ değerlendirmesidir. Gerçekten öyle mi? Türk Silahlı Kuvvetleri, bu ülkenin gerçeklerini, toplumsal yapısını ve yakın geleceğini iddia edildiği gibi iyi tanıyor ve gelişmeleri doğru analiz ediyorsa; şu son dört-beş ayda olup bitenleri nasıl izah edeceğiz.

Ne yazık ki Türkiye’de bazı kurumlar, bulundukları yerde dile getirdikleri iddiaların aksine ‘yabancı’ bakışların etkisinden kurtulamıyor.

Eğer dünyaya İngiliz Guardian’ın gözüyle bakılacaksa, önceki gün yazılan ‘Seccade ilk kez Köşk’e giriyor’ sözü kimileri için yeterince kışkırtıcı sayılabilir. Sonuç itibarıyla bu yabancı bir bakış açısıdır. Yanlış ve kasıtlıdır. Ancak bundan daha tehlikeli olan ülke içinde bu türden ‘yabancı’ bakışların varlığıdır. Sistemi kilitleyen, olup biteni anlamayı zorlaştıran bu bakış açısıdır.

En az bunun kadar vahim olan bir başka noktaya işaret edelim. Toplumu tanımadığınız ve yanlış analizlerle örülü bir dünyada yaşadığınız zaman, ‘uzlaşma’ yeteneğinizi de kaybediyorsunuz.

Gerek 27 Nisan muhtırasından sonra, gerekse 22 Temmuz seçimlerinin ardından Başbakan Erdoğan’ın uzlaşma konusunda attığı adımlara ciddi bir karşılık geldi mi? Erdoğan’ın çok ağır eleştirileri göğüslemek pahasına gösterdiği fedakárlıklar doğru dürüst anlaşıldı mı? Başka bir deyişle adım atmakla yükümlü olan sadece Erdoğan mıydı?

Sözgelimi komuta kademesinde bulunanlar, taktik ve stratejik hedeflerini belirlerken tüm bu gelişmeleri gözönüne aldılar mı? ‘Bizim de bazı konularda adım atmamızın zamanı geldi’ diye bir düşünce geçti mi akıllarından?

Artık bir gerçeği görelim. Her zaman parlak kurmay zekásından ve kavrayışından sözettiğimiz askerler, toplumu iyi tanımıyorlar. Yanlış bilgiler alıyorlar, hatalı analizler yapıyorlar. Olup biteni kabullenmeye niyetlenseler bile, bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlar.

Ülkeye ve kendi insanına ‘yabancı’ bakışlardan kurtulmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Bunu başaramadığınız takdirde, haklı olduğunuz konularda bile sözünüzün itibarı kalmıyor.

Cumhurbaşkanına ‘düşük yoğunluklu protestolar’la tavır göstermek, hele bunu devam ettirmeyi planlamak, ülkeye yapılacak en büyük haksızlıktır. Abdullah Gül’ün seçilmesi herkesi memnun etmemiş olabilir. Etmek zorunda da değildir.

Bu ülkenin ciddi meselelerini tartışacağı anayasal platformları var. Devletin kendi işleyişinde her zaman sağlanacak görüşme zeminleri var. Herkes kendi sınırlarını gözeterek, varsa eleştirilerini buralarda dile getirebilir. Tribüne oynayan bir tarzda bu tepkileri ifade etmeye çalışmanın kimseye yararı yok. Hele TSK’yı sadece yıpratır.

Önümüzdeki dönem, güç dengelerinin yeniden oluştuğu, yeni paylaşımların ve beklenmedik çatışma alanlarının ortaya çıkacağı özellikler taşıyor. Siyasetin güç kullanma ve paylaşma konusunda gösterdiği esnekliği doğru anlamak ve ona destek vermek gerekiyor.

 

Star Gazete

YAZIYA YORUM KAT