TSK baştan aşağıya yenilenmeli

19.01.2009 14:05

Eser Karakaş

Ordumuzun acilen ve baştan aşağıya şeffaflaşmaya ve yeniden yapılanmaya ihtiyacı var.

Bu ihtiyaç demokrasi için gerekli, hukuk devleti için gerekli ama emin olunuz herşeyden önce militer anlamda etkinlik için gerekli.

Siyasete, Türkiye’yi duvar atlatmaya, kamp değiştirmeye bu kadar odaklanmış komutanların, subayların yönettiği bir ordunun militer etkinliğinden bahsetmek gerçekten zorlaşabilir.

Oysa Türkiye’nin 21. yüzyılın küresel siyasal ve güvenlik belirsizlik ortamında asli işine odaklanmış, siyasete değil ama
siyasi otoritenin mutlak emrinde militer etkinliğini nasıl maksimize edebileceğine odaklanmış bir TSK’ya çok ihtiyacı var.

21. yüzyıl askeri darbelerin, vesayet rejimlerinin değil ama bir kamu hizmeti olarak değişen bir küresel güvenlik konseptinin öne çıkacağı yüzyıl olacak; umarım bu basit gerçek bir gün TSK komutanlarının da temel gündem maddesi olur.

Çok da gerilere, 1960 darbesine, 12 Mart muhtırasına, hatta 12 Eylül rejimine bile gitmeye gerek yok; 28 Şubat süreci ve sonrasında, 2002 seçimlerini izleyen dönemde TSK komutanlarının içine girdiği ilişkileri hatırlamakta büyük fayda var.

Cuma günü Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak haftalık basını bilgilendirme toplantısında ‘masuniyet karinesi’, ‘adil yargınma hakkı’ gibi çok kutsal hukuki kavramlara gönderme yaparak Ergenekon kelimesini kullanmadan bu süreci eleştirdi ve temel hukuki hakların çiğnendiğini ifade etti.

Ergenekon adı verilen soruşturma sürecinde temel hukuki ilkelerin çiğnenip çiğnenmediğini bilemiyorum, umarım herşey usulüne uygun yapılmaktadır ve yapılır.

Ancak, anlamakta çok zorlandığım mesele Genelkurmay basın sözcüsünün böyle açıklamayı neden yaptığıdır; amaç bu süreçte gözaltına alınan ya da tutuklanan muvazzaf ya da emekli subayları korumak ise yargı sürecinde bu tür bir müdahale kabul edilebilir bir şey zaten değildir.

TSK yargı sürecine yönelik yorumlar yapmak yerine kanımca çok radikal bir özeleştiri yapmak zorundadır ve çok da uzun olmayan bir vadede bu noktaya gelinecektir, gelinen bu nokta da Türkiye’nin güvenliği için çok yararlı olacaktır.

28 Şubat döneminde o çok çirkin andıçları hazırlayan paşalara TSK kurumsal olarak ne gibi bir yaptırım uygulamıştır?

Bu paşalar emeklilik dönemlerinde hala TSK hizmetlerinden mesela ordu evlerinden yararlanabiliyorlar mıdır?

2003-2004 döneminde Sarıkız, Ayışığı, Eldiven gibi darbe projelerini yapan paşalara yine TSK kurumsal olarak ne yapmıştır?

Bugün artık Özden Örnek’in günlüklerinin sahte olduğuna inanan pek kimsenin de kalmadığı biliniyor; öyleyse TSK’nın en tepesinde yaşanan bu hukuksal, siyasal, askeri skandal karşısında kurum ne gibi bir müeyyide uygulamıştır?

27 Nisan muhtırası saçmalığı için kurumsal hangi disiplin mekanizması devreye sokulmuştur?

Bu muhtırada belirli bir yurtaşlık anlayışını benimsemeyen Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları için ‘düşman’ ifadesi kullanılarak hem büyük bir hukuk skandalı yaratılmış, hem de yine büyük bir hukuk cehaleti sergilenmiş idi ama o cümleyi oraya koyan hakkında ne gibi işlem gerçekleşti, bir bilgimiz yok.

Geçen hafta ortalıkta tanınmamak için sakal uzatan, ülkeye gizli giriş yapan, bağlı olduğu Genelkurmay Başkanı’nı dinleten bir emekli general dolaşıyor idi.

Yine aynı hafta toprak altında, parklarda, apartman kapılarında ordunun depolarında olması gereken patlayıcılar, silahlar ele geçirildi.

TSK’nın bir kurum olarak bu ortamda Ergenekon soruşturmasında olan ya da olmayan
usul hatalarını eleştirmekten başka işinin olup olmadığını okurların izanına bırakmak gerekebilir.

TSK yurttaşların vergileriyle faaliyet gösteren bir kamu hizmet birimidir ve bu kamu kurumlarında yaşanan hukuk dışı olayların kurum içinde çözüleceği diye bir ilke, çift başlı yargı hukuk devletlerinde olamaz.

TSK hemen askeri liselerde, harp okullarında, harp akademilerinde müstakbel subay öğrencilerine ve subaylara aşılaya geldiği ideolojiyi değiştirmek, askerliğin özünün siyaset üzerinde vesayet kurmak değil, militer etkinlik olduğunu anlamak ve anlatmak zorundadır.

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim