Transfer mi tasfiye mi?

15.09.2009 16:20

Elif Çakır

“Ben de Doğan Grubu’nu bitirmezsem!..” bu sözün yanına bir de Başbakan’ın biraz sinirli ve işaret parmağını kaldırdığı bir fotoğraf ekleyin, kare tamamdır yani. Şimdilerde dillendirilen bu efsane and’ı Hürriyet Medya Towers içerisinde duyduğumda Tempo dergisinde yazıyordum. Yani hiç yoksa dört yıl mazisi var bu efsane yeminin.

Doğan Grubu’na son kesilen cezayla birlikte bu efsane yemin popülerlik kazanacağa benziyor. Zira Bekir Coşkun’un, başka bir medya grubuna geçişiyle ilgili olarak, “Oh mondiyo, ben 17 yıldır severek yazdığım gazetemi terk eder miydim. Ne kadar üzgün olduğumun farkında değil misiniz? Aydın Doğan’ın eline on kişilik tasfiye edilmesi istenen muhalif yazar listesi verdiler. Patronumu zor durumda bırakmamak için...” diye bıdı bıdı yaparken dahi söylediği yalanla kendisini temize çıkarmaya çalışıp, ekmek yediği ve ilk fırtınada hemen terk ettiği tekneye bir delik açtığının farkında olmadığına inanacak kadar saf değiliz elbette. (Ertuğrul Özkök dahi köşesinden zeytin dalı tadında Ak Parti diye yazmaya başlayıp uzlaşı yolu ararken.)

Gerçi “gücü özgürlüğünde” sloganıyla yayın hayatına başlayan ancak daha yılını tamamlamadan “gücü yalanlarında” şekline dönüşen gazeteye geçişini hem anlamlı hem de artık çok yerinde buluyorum. Hani nasıl derler, su yatağını buldu.

Durun, bunu diyorsam bir bildiğim var. Medyanın halkı kandırmasına (en çok asılsız haber yapan gazete Hürriyet’ti) alışmıştık, bundan sonra alışma(ma)mız gereken bir husus daha var, medyanın medyayı kandırması ve bunun adına da şaka demesi. (14. 10. 09. Habertürk gazetesinin yayın yönetmeni ve yazarı Fatih Altaylı’nın keyifle ve gururla yazdığı “Uydurma haberin perde arkası” yazısını dikkatle okumanızı öneririm.)

Şimdi “medya ve halk aldatılma konusunda eşitlendi” mi, yoksa “aldatılanın halinden aldatılan anlar” mı dememiz gerekiyor? Ya da şizofren medyayı artık halkı kandırmak kesmiyor mu? Yedi rakip gazeteyi kandırabilen mahir muhabire sahip olmak epeyce gurur duyulacak bir şey olsa gerek!

Gerçi okurların bilmediği bir gerçek daha var ki, bunlar sabah kandırdıkları güya “aptal” yerine koydukları rakipleri ile akşam Bebek Balıkçısı’nda “amma da kandırdık sizi” diye kadeh tokuştururlar!..

Benim asıl merak ettiğim şey, bu yayın yönetmeninin, mahir muhabir ve editoryal ekibi tarafından bir gün ya da her gün kandırılmadığına dair nasıl bir güvence içinde veyahut kendisine güveninin ne kadar tam olduğudur. Az kalsın “Aydın Doğan’ın eline liste verildiği” yalanına inanıp Bekir Coşkun’u haksız yere savunmak durumunda kalacaktım.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim