Trakya Üniversitesi'nde Neler Oluyor?

09.03.2011 12:24
Trakya Üniversitesinde Neler Oluyor?
7 Mart Pazartesi günü, 28 Şubat sürecinde gasp edilen haklarını almak üzere Trakya Üniversitesi’ne giden Tülay Gül, üniversitede yeniden uygulamaya konan başörtüsü yasağını sitemize yazdı.

Tülay Gül, 28 Şubat sürecinde başlayan başörtüsü yasağı nedeniyle Trakya Üniversitesi'ndeki öğrencilik hayatını noktalamak zorunda kalmıştı. Yeni çıkarılan üniversitelere yönelik af yasağı dolayısıyla hem başvuruda bulunmak hem de okuldaki durumu öğrenmek amacıyla Edirne'ye giden Gül, üniversitede yeniden uygulamaya sokulan başörtüsü yasağını sitemize yazdı.

İşte Trakya Üniversitesi'ndeki son durum ve başörtülü öğrenci Tülay Gül'ün yaşadıkları:

TRAKYA ÜNİVERSİTESİNDE BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI HÂLÂ DEVAM EDİYOR

TÜLAY GÜL

Bundan 14 yıl önce 28 Şubat Darbesinin akabinde Trakya Üniversitesi Senatosu'nun aldığı karar ile başörtüsü yasağı fiili olarak uygulamaya başlamıştı. İlk etapta derslere başörtülü girilebiliyordu. Uyarı cezaları, kınama cezaları derken yasaklara uyulmadığı gerekçesiyle 15 gün, 1 ay, 3 ay, 6 ay, 1 yıl gibi okullarımızdan uzaklaştırma cezalarıyla uzaklaştırılıp ilişiğimiz kesilmeye çalışılıyordu. Bu arada okullarda o zamana kadar görmediğimiz güvenlik görevlileri peyda olmuş ve süreç içerisinde sayıları artmıştı. Yine de yasağın başladığı dönemde derslere başörtülü girebiliyor; ancak isimlerimiz alınıp başörtülü girdiğimiz işaretlendikten sonra hakkımızda cezalar kesiliyordu. Fakat yasak başlayana kadar derslerde yoklama almayan hocalar, yasak başlatıldıktan sonra yoklama almaya başlamış, fişlemeler uygulamaya konulmuştu. Güvenlik görevlilerinin okullara alınmasıyla birlikte artık okullara, yemekhanelere, anfilere alınmaz olmuştuk.

7 Mart 2011. Ve 14 yıl sonra "Af Yasası" çıktı. Biz tekrar okuldayız. Yıllar önce "eğitim hakkımız" haksız yere elimizden alınmıştı ve onun telafisi olarak yıllar sonra "Af Yasası"ndan faydalanmak için Edirne yollarında, Trakya Üniversitesindeyiz. Güvenlik görevlileri her yerde. Af Yasası'ndan faydalanmak için başvuruda bulunacağımız Öğrenci İşleri saat 12-13 arası olduğu için öğle tatilinde. Hava çok soğuk, rüzgar adeta bizi alıp götürecek. Hem içimiz titriyor hem de dışımız. Okul şehrin dışında olduğu için gidecek başka bir yer de yok bildik. Yemekhaneye yöneldik. Kapıda güvenlik. İçeriye girmek istediğimizi söyledik. Öğrenci olmadığımızı, okula dilekçe vermek için geldiğimizi, bu zaman zarfında içeride beklemek istediğimizi ifade ettik. Güvenlik iyi niyetli birisiydi. Başörtümüzdeki iğneleri çıkartıp "anne başörtüsü" gibi bağlarsak bizi içeriye alabileceğini başka türlü alamayacağını, öğrenci olmasak bile... Çok üzgün olduğunu dile getirerek, özür dileyerek... Sonuçta içeriye kabul edilmedik.

Bu esnada hem çevreyi kolaçan ediyor hem de öğrencileri gözlemliyorduk. Üniversitede başörtülü öğrencilerin durumu hakkında gelen giden öğrencilerden bilgi almaya çalışıyorduk. Özellikle başörtülü öğrenciler arıyor onlarla durumları hakkında konuşmak istiyorduk. Trakya Üniversitesinde başörtüsü yasağı hâlâ devam ediyor. Başörtülü kızlar derslere başörtülü olarak değil, ancak başörtülerini çıkararak girebiliyorlar. 2010-2011 eğitim-öğretim yılının 2. döneminin başlarındaki ilk haftada Eğitim Fakültesindeki arkadaşlar derslere başörtülü olarak girebilmiş, fakat daha sonra derslere başörtülü olarak alınmamaya başlanmışlar. Diğer fakülte ve yüksekokullarda da değişen hiçbir şey yok. Her yerde güvenlik görevlileri ve başörtüsü takipçiliği devam ediyor. Zihniyet aynı, yasak devam ediyor. Görüşmek istediğimiz başörtülü öğrencilerden kimisi, bizden derse geç kaldıklarını söyleyip uzaklaşıyor. Görüştüğümüz kimi öğrenciler de derslere başörtülü giremediklerini dışarıda başlarını açıp ancak bu şekilde derse girebildiklerini/kabul edildiklerini söylüyorlar. Hatta karşıt görüşteki öğrencilerin PTT binasının önünde eylem yapıp, okullarında başörtülü öğrenci görmek istemediklerine dair eylemler düzenlediklerini ifade ediyorlar.

Arkadaşım Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji 2. sınıftan, ben Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Odiyometri 2. sınıftan ayrılmıştık. İlk önce arkadaşımın bölümüne gittik. Öğrenci İşlerinde "Af Yasası" ile ilgili başvuru formları hazırdı. Başvuruda bulunduk. Başvuru belgesiyle ilgili olarak dosya numarası verildi. Gerekli bilgileri aldıktan sonra benim okuluma yöneldik. Kapıda güvenlik karşıladı bizi. Peşimizde... Öğrenci olmadığımızı, okula dilekçe vermek için geldiğimizi söyleyip kurtulmaya çalışarak Öğrenci İşlerine yöneldik. Öğrenci İşlerinden afla ilgili kendilerine bir yazının gelmediğini, gelmeyen bir yazı için de bir şey yapamayacaklarını söylediler. Biz de internetten indirdiğimiz "Af Yasası" ile ilgili yazıyı gösterip bugün son gün olduğunu, yazının bütün okullara gönderildiğini, hatta aynı üniversitenin Fen-Edebiyat Fakültesinde hazır başvuru formları olduğunu söyleyip başvuruda bulunmak istediğimizi söyledik. Israrlarımız sonucunda da "Af Yasası"ndan faydalanmak istediğimize dair dilekçeyi yazıp teslim ettik. Fakat sonuçta elimize evrakla ilgili gelmeyen bir yazı için numara verilemeyeceği, evrakımızın başına bir işin gelmeyeceği, kendilerinin evrakı imha edecek kadar şerefsiz olmadıklarını söylediler. Ne mühür ne imza ne de ortalıkta başka başvuru dilekçeleri hiçbir şey göremedik. Aynı üniversitede iki farklı uygulama. Bir taraf yasadan haberdar, diğer taraf yazı gelmediğini ifade ediyor. Ve yasak devam ediyor...

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim