1. YAZARLAR

  2. Yalçın İçyer

  3. Tövbe Etmenin Nasıl Olduğunun Güzel Örnekliliği: Umeyr B. Vehb
Yalçın İçyer

Yalçın İçyer

Yazarın Tüm Yazıları >

Tövbe Etmenin Nasıl Olduğunun Güzel Örnekliliği: Umeyr B. Vehb

A+A-

رِجَالٌ لَّا تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَن ذِكْرِ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلَاةِ وَإِيتَاء الزَّكَاةِ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فِيهِ الْقُلُوبُ وَالْأَبْصَارُ Allah’ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.' (Nur Suresi24/36-37)

GİRİŞ

İlahi vahi ile bizi terbiye eden Alemlerin Rabbine sonsuz hamdu senalar olsun. Salat ve selam İlahi vahyin en güzel şahidleri tüm Resullere ve dostlarına olsun. Allah onlarla olandan razı olsun ve bizi de onlardan eylesin.

Sevgili kardeşler!

Sizleri ve tüm müslümanları Allah'ın selamı ile selamlıyorum. Rabbim sizlerin ve direnen tüm mazlumların yardımcısı olsun.

En gerçekçi ilim yaşanan veya yaşanmış ilimdir. Teoride kalmış ilim beşeri sistemlerde de ve bilimsele ilimde de ve ilahi vahide de hiç anlamı olmayan ilimdir. Nitekim Kur'an, yaşanmayan ilimi yüklenenleri 'Kitap yüklüler' (Cuma suresi62/5) olarak tanıtıyor. Doğrusu benimde en sevdiğim anım bildiklerimi yaşadığım andır. Abartma olmasa en zevkle yazdığım yazılar yaşananmış hayat hikayeleridir. Onun için Resulullah'ın etrafında ki yiğitleri anlatan hutbelerimi dört gözle bekliyorum. İşte o dört gözle beklediğim cuma geldi. Size aşkla ve şevkle bugün bir yiğidi anlatacağım. Ümeyr b. Vehb. Çok kısa ama bereketli bir hayat. Rabbim o güzel insanların şahitliğini bize nasip etsin.

I-BÖLÜM

I-MÜSLÜMAN OLMADAN ÖNCE(CAHİLİYENİN ŞEYTAN'I idi)

Onun hayatının iki dönemi vardır. Aldığı lakap bunu tam ifade ediyor. Cahiliyede ki hayatı 'CAHLİYENİN ŞEYTANI'. İslamda ki hayatı 'İSLAMIN HAVARİSİ'. Şimdi bu iki hayatı kısaca okuyalım.

Bedir'de kılıcını İslamı yok etmek için komutanlık yaptı. Keskin görüşlü ve güçlü tahmin sahibi idi. Mekkelilere casusluk yaptı. Neden ona 'Cahiliyenin Şeytanı' dediler. Onu casus olarak görevlendirmişlerdi. Çünkü tahmini güçlü ve korkusuz bir müşrikti. Gece Bedir'e gitti ve gözetledi. Geri döndü. Ona iki soru sordular. İkisini de doğru cevapladı. Birinci soru, müslümanlar kaç kişi? Cevap üçyüz. Biraz eksik biraz fazla. İkinci soru; yardımcı güçler var mı? Onlara şu cevabı verir; 'Arkalarında Hiçbir şey görmedim. Fakat ey Kureyş topluluğu! Ölüme susamış kişiler gördüm. Güçlü olmayan bir topluluğun onların kılıçlarından başka sığınacak yeri yoktur. Ona göre kararınızı verin.' Öyle tekili konuştu ki, Ebucehil olmasaydı, tüm kureyşliler savaştan vaz geçecekti. İşte onun için ona 'Cahiliyenin şeytanı' dendi. Çünkü şeytan dostlarının kalbine korku salar. 'إِنَّمَا ذَلِكُمُ الشَّيْطَانُ يُخَوِّفُ أَوْلِيَاءهُ فَلاَ تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ O şeytan ancak kendi dostlarını korkutur. O halde mümin iseniz onlardan korkmayın, benden korkun.' (Ali İmran suresi3/175) Şeytan kavramını da çok güzel anlatıyor. Cinden ve insandan olan şeytan.( Nas suresi 114/4) Bedir'de Mekke ekabirinin çoğu öldürüldü. Mekke'ye geri geldiler.

II.BÖLÜM

TÖVBE, TESLİMİYET VE KARDEŞLİK HİDAYET, KUR'AN TEDRİSİ

Birgün Ümeyr, amcası oğlu Safvan b.Ümyye ile oturmuş Bedir'de ölenleri konuşurlar. Onun oğlu da esir olmuş. Safvan'a şunu söylüyor. Borcum olmasaydı ve çocuklarıma bakan olsaydı. Gidip Medine'de Muhammed'i öldürdüm. Zaten gerekçemde var. Oğlumu isteme gayesi ile gidip bu suikastı düzenleyecektim.

Safvan’la sözleşme yapar ve Medine'ye gider. Safvan, senin Borcun ve çocuklarına bakma bana ait. Ümeyr, o zaman bu anlaşma aramızda kalsın. Ben gidiyorum. Kılıcını alır ve Medine'ye gider. Boynunda kılıcını gören Hz. Ömer onu karşılar. Ey Allah'ın düşmanı sen buraya hayır için gelmedin. Resulullah'a haber verilir. Onu bana getirin der. Resulullah'la onu arasında şu diyalog geçer. Ümeyr Resulullah'a cahiliye selamını verir. Resulullah; ey Ümyer, Allah bize bir selam öğretti. O senin selamından çok güzeldir. Es-Selamun aleykum.

-Ey Ümeyr! Neden geldin? Oğlumu kurtarmak için.

-Peki o boynunda ki kılıç ne oluyor? Kahrolsun kılıçlara. Ne bize ve ne de size bir hayır getirmedi.

-Ya Safvan'la yaptığın anlaşma ne oluyor? Ona anlaşmayı anlatır. Buna Ümeyr şaşırır. Vallah'ı benden ve Safvan’dan başka kimse bilmiyordu. Müslüman olur. Sen Allah'ın Resuluusun. Resulullah, o sizin kardeşinizdir. Kardeşinize Kur'an öğretin.  O artık Medine'de, Kur'an talebesi oldu. İslamın merhameti ve Resulullah'ın alemlere rahmet olması. Sahabi bize Ümyer en sevimli oldu. Rrsulullah(ass) alemlere rahmet olduğunu burada bir kez daha gösterdi. Seni affediyorum. Ey Ümeyr sen hürsün. O artık zamanı İslam'ı öğrenmeğe harcamaya başladı. Kayıp ettiklerini kazanmaya başladı.

III.BÖLÜM

HAYATIN İKİNCİ DÖNEMİ BAŞLIYOR.

II-MÜSLÜMAN OLDUKTAN SONRA İSLAM'ın HAVARİSİ OLDU

Ümeyr, hızlı bir şekilde Kur'an öğreniyor. Hutbemin başında ki yiğitlerin içine giriyor. O artık davetçi olmaya hazır halde. Safvan dört gözle onun haberini bekliyor. Bazen Mekke sokaklarında gururla; yakında bir haber işiteceksiniz ve çok sevineceksiniz. Diyerek dolaşıyordu. Bazen Mekke'nin dışına çıkıp gelenden giden haber soruyordu. Mekke'de bir şey yok mu? Kur'an talebesi, Resulullah'ı karşısına çıkıyor. Beni Mekke'ye yollayın. Bozduklarımı düzelteyim. Şu tarihi sözünü söylüyor.

Ya Resulullah artık Mekke'ye dönmek istiyorum. 'ALLAH'A YEMİN EDERİM Kİ, İNKARLA OTURDUĞUM HER YERE MÜSLÜMANCA OTURCAĞIM. KÜFRÜN HER MUDAFASINI YAPTIĞIM HER YERDE İSLAMI TEBLİĞ EDECEĞİM.' Bu sözleri kendisine şiar edindi. Onun için 'İslamın havarisi' oldu. O artık Mekke yolcusu. Başöğretmeninden izin aldı. Safvan sormaya devam ediyor. Gelenlerden biri. Medine’de büyük olay var. Safvan heyecanlanıyor. Nedir o büyük olay? Ümeyr müslüman oldu. Ümeyr şu an Kur'an öğreniyor. Ama Ümeyr Mekke yolunda. O şu ayetin müfessiri olacak.إِلاَّ الَّذِينَ تَابُواْ وَأَصْلَحُواْ وَبَيَّنُواْ فَأُوْلَئِكَ أَتُوبُ عَلَيْهِمْ وَأَنَا التَّوَّابُ الرَّحِيمُ 2/160Ancak tevbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar lânetlenmekten kurtulmuşlardır. Ben onların tevbesini kabul edenim ve ben tevbeleri daima kabul edenim, merhamet edenim.'(Bakara suresi2/160) Ümeyr korkusuz bir yiğit idi. Mekke'ye, Hz. Ömer'in çıkış gibi girdi. Boynunda kılıcı ile. Safvan karşısına çıktı. Hakaret etti. Sözünde durmadın. O da bildiğin gibi değil. Muhammed'i anlamamışız. O tamamen farklı ve güzel bir insanmış. Allah'ın Resulu. Safvan üzerine yürümek ister. Ama boynundaki kılıçtan korkar. Ve Ümeyr artık İslamın havarisi. Nerde İslamı kötülemiş ve kime İslamı kötülemiş ise tüm bunları düzeltecekti.

VI.BÖLÜM

Mekke fethini alt yapısını hazırlıyordu. Ev ev dolaşıyor. Kişi kişi görüşüyor ve İslamı, Kur'an'ı ve Hz.Muhammed'i anlatıyordu. Mekke fethi gelmişti. Mekkeliler bir kralın geleceğini zann ediyorlardı. İntikam hırsı ile dolu olan birisi bekliyorlardı. Onun için azılılar korkuyor ve Mekke'yi terk ediyorlardı. Bunlardan biri de Safvan'dı. O da gemiye binip kaçmayı planlıyordu. Ama, Resulullah'ı tanıyan Ümeyr arkadaşını unutmadı. Onun için Resulullah'ın huzuruna çıktı. Ya Resullah! Safvan kabilesinin lideridir. Kaçmak istiyor. On eman veririr misin? Rahmet resulu tabii Ümeyr, onu aff ettim. Gelsin. Ümeyr! Ya Resulullah bana inanmaz. Bir belge veririmsin? Resulullah(sas) Mekke’ye girerken kullandığı sarığını verir. Ümeyr Safvana gelir. Ne ypıp yapıp onu ikna eder. Sen Muhammed'i tanımıyorsun. O verdiği sözü yemez. O merhametli insandır. Gel gitme. Safvan kabul eder ve gitmez. Resulullah'a gelir. Doğru mu? Bana eman verdin mi? Evet verdim. O halde bana iki ay zaman ver. Müslüman olup olmamak için düşüneyim. Sana dört ay. Ne müthiş değil mi? İşte İslam budur. Veyl olsun İslamı canavar gösterene dünya entelijansına. Yazıklar olsu bize ki bu güzel dinin şahitliğini yapamıyoruz. Ne mutlu o yiğitlere ki bu güzel şahitliği bizzat yaşıyorlar. Allahım bizleri de onlardan eyle. Allah'a emanet olun.

YAZIYA YORUM KAT

8 Yorum