Toplum o suçları işlemeye hazır

19.03.2008 05:25

Mustafa Karaalioğlu

AK Parti hakkında kapatma davası açılacağına dair söylentiler seçim öncesinde de yoğunlaşmıştı. Daha sonra, seçime gidilirken kapatma davası açmanın AK parti’nin işine yarayacağı gerekçesiyle davanın sümenaltı edildiği söylentisi yayıldı.

Yüzde 47 oy oranı gösterdi ki davanın erken ya da geç açılması AK Parti’nin durumunu değiştirmemiş. Oy almak için bir mağduriyete ihtiyacı yokmuş. Görünen o ki şimdi de öyle olacaktır. Yani, mağdur duruma düştüğü için kapatma davasının AK Parti’nin işine yarayacağını düşünenler yanılmaktadır. Bugünden hiçbir şeyi kestirmek mümkün değildir ama genel tablo AK Parti’nin önümüzdeki iki seçimden de galibiyetle çıkacağını göstermektedir. Bugün açılan dava iktidar partisinin siyasi kariyerine bir katkı yapmış olmayacaktır zira fotoğrafın tamamına bakıldığında zaten o ivme gözlenmektedir.

Kapatma davası analizlerindeki temel yanılgı da bu noktadadır.

AK Parti zaten büyük ve büyümekte olan bir partidir; çünkü sadece kendi teşkilatından, kendi siyaset elitlerinin oluşturduğu bir sınıftan ibaret değildir. İktidar partisi geleneksel merkez sağı oluşturan bütün orta sınıfı, şehirlerin eşraf kesimini, muhafazakar eğilimleri yüksek çevreleri, Avrupa Birliği’ne öncülük yapan elitleri, ekonomik olarak çıkış arayan ve bu çıkışı yeni ekonomik düzende bulanları temsil etmektedir; onların partisidir. Öte yandan, son seçim gösterdi ki Kürtlerin ve -dikkatten kaçıyor ama- yurt dışındaki 5 milyonluk diasporamızın da partisidir.

Sahip olduğu oyların oranı yüzde 47’dir ama geniş tabanı yüzde 75’lere ulaşmaktadır.

Nereden mi anlıyoruz?

Mesela, 21 Ekim’de yapılan referandumdan. Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesini sağlayan o referandumun sonuçlarından. Ak Parti 22 Temmuz’da 16.5 milyon oy aldı ama referandumda AK Parti’nin öncülük ettiği ‘evet’e mühür basanların sayısı 19.5 milyona ulaştı. Ülke seçim yorgunu olmasına ve o gün meş’um Dağlıca saldırısı gerçekleşmiş olmasına rağmen yine de toplumun yüzde 70’e yakını iktidara destek verdi.

Yine, başörtüsü konusunda yapılan anketlerin, araştırmaların tamamına yakınında destek oranları yüzde 75’ler düzeyine ulaşmaktadır.

Ülkede rejim ve irtica tehlikesi olmadığını düşünenlerin oranı da aynı seviyededir. Ya da, ‘laikliğin inançlar karşısında eşitlik’ anlamına geldiğine inanların oranı.

Bir başka ifadeyle AK Parti’nin veya Erdoğan’ın bir şekilde taraf olduğu konularda toplumun verdiği desteğin oranı yüzde 70’lerin altına hiç inmemektedir. Prof. Türköne, Doç. Kentel ve Doç. Demirel’in star için yaptığı son araştırma dahil olmak üzere, hemen hemen bütün saha çalışmaları bunu teyid etmektedir.

Bu oranlar, 70-75’ler AK Parti’nin oy oranını göstermez ama bu partinin dayandığı toplumsal meşruiyetin yaygınlığını ortaya koyar.

Bugün, iddianameye yönelik muazzam reaksiyonun temelinde de bu güçlü irade yatmaktadır. Çünkü o dosyada, AK Parti’yi ‘laikliğe karşı faaliyetlerin odağı’ olarak gösteren örneklerin tamamı toplumun yürekten benimsediği; öyle olmasını istediği şeylerdir. Toplum dini, dindarlığı, Cumhuriyeti tam da iddianamede iddia edilenin aksine anlamaktadır ve bunu da laikliğe karşı eylemler olarak görmemektedir.

Yine de toplumun gerçekte ne düşündüğü konusunda tereddütü olanlar varsa; iddianameyi referanduma götürebilir. Başsavcının suç saydığı fiillerin, tam aksine yüzde 70-75 oranıyla destekleneceği bir kez daha görülür. Toplumun tamamına yakını, dosyada zikredilen ‘suç’ların herhangi birini işlemeye hazırdır; zaten gündelik hayatında işlemektedir de.

Bu nedenle, dava AK Parti’ye değil, 22 Temmuz seçimlerine açılmıştır...

Yine bu nedenle, AK Parti’nin kazanacağı oyların ve arkasına alacağı toplumsal desteğin bir dava ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Zemin zaten, AK Parti fikriyatının doğal destekçisidir...

Star gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim