1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. TOKAT

  4. Tokat’ta LYS Öncesi Başörtüsü Protestosu
Tokat’ta LYS Öncesi Başörtüsü Protestosu

Tokat’ta LYS Öncesi Başörtüsü Protestosu

TOKAD ve Özgür Eğitim-Sen tarafından gerçekleştirilen protesto eyleminde LYS’deki başörtüsü yasağı protesto edilirken, sınav görevlilerine tutanak tutmamaları çağrısı yapıldı

A+A-

1 milyondan fazla öğrencinin başvurduğu LYS öncesi Tokat Yer altı Çarşısı üzerinde TOKAD ve Özgür Eğitim-Sen mensupları tarafından düzenlenen eylemde başörtüsü yasağı protesto edildi. Özgür Eğitim-Sen Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Örs, ÖSYM tarafından hazırlanan kılavuzda 8 yerde ayrıntılı bir şekilde başörtüsü yasağının nasıl uygulanacağının anlatıldığına dikkat çekerek, sınav görevlilerine vicdanlarının sesini dinlemeleri ve yasağa karşı tavır alarak, öğrencilerin özgürlüklerine sahip çıkmalarını istedi. TOKAD ve Özgür Eğitim-Sen adına ortak basın açıklamasını okuyan Hacer Gültaş, "Her sınavda, okullarındaki her gün ve her derste olduğu gibi yine bu sınavda da başörtülü kızlarımız vahşi, aşağılık yasakla yüz yüze kalacak… İslam'ı temsil ettiği için başörtüsünün kamusal alandaki görünürlülüğünden ürken zalim güçler onu yasak ve baskılarla yok etmeye, geri çekilmeye zorluyorlar ama onlara üzücü bir haberimiz var: Asla geri çekilmeyeceğiz, yasaklarına boyun eğmeyeceğiz, âlemlerin Rabbi olan Allah'a kul olmanın ve özgürce yaşamanın gereği neyse onu yaparak zulme karşı direneceğiz!" dedi.

Her şeyi alt üst ediyorlar!

Basın açıklamasının devamında "Hepimiz şunu biliyoruz ki halkın değerlerine, inançlarına savaş açanlar sahte düzenlerini ikame etmek ve ilelebet sürdürmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Yüce kitabımız Kur'an,  Firavun'un propaganda ile halkını ahmaklaştırdığından bahseder. İşte bugünkü zalimler de aynı yolu takip ediyorlar. Eğitim sistemleri tamamen bir sihir ve kandırmaca üzerine kuruludur." diyen Hacer Gültaş, Milli Güvenlik Bilgisi dersine, eğitimdeki yozlaşmaya ve kapitalistleşmeye dikkat çekti. Sınav öncesi başörtülü öğrencilerin yaşadıklarını "Yine kızlarımız okul kapılarında tedirgince bekleşecekler. Kalplerinde diğer adaylardan farklı kıpırtılarla sınav saatini bekleyecekler. Okulun kapısında onları sistemin zalim uygulaması bekleyecek. Acaba nasıl bir karşılaşma olacak diye kalpleri güm güm atacak ama onların yaşadığı eziyeti kimse anlayamayacak. Sonra kaba ve sert bir ses başörtülü olarak binaya dahi giremeyeceğini söyleyecek. O anda dünya başına yıkılacak. Her şey alt üst olacak." sözleriyle anlatan Hacer Gültaş, sınav kılavuzunda başörtüsüne yapılan vurguyu da eleştirdi.

 Vicdanınızın sesini dinleyin!

TOKAD ve Özgür Eğitim-Sen adına okunan basın açıklamasında sınav görevlilerine "Lütfen bu ahlaksız yasağı uygulamayın! Vicdanınızı, inancınızı, insanlığınızı ayaklar altına alan bu yasağa karşı durarak bir vicdan ayaklanması gerçekleştirin!" çağrısı yapılırken, öğrencilere de "Sınavı geçersiz sayılan, salonlardan, sınav binalarından bir vebalı gibi atılan başörtülü kardeşlerinizin yaşadığı bu zulme sessiz kalmamalısınız!" şeklinde seslenildi. Hükümet'e ise şu çağrı yapıldı: "Sekiz yıldır iktidarda olanların artık başörtüsü yasağının çözümünde ısrarcı olmamalarını asla kabule etmiyoruz. Artık bahanelere karnımız tok! Dünyada esip gürlerken, Siyonistlere meydan okurken gösterdikleri tavırların benzerini içerdeki Siyonistlere göstermemelerini kabul etmiyoruz! Şunu bilsinler ki halkımızı zulüm altında ezdirenleri, kızlarımıza eziyet edilmesine bir şekilde göz yumanları asla affetmeyeceğiz!" Açıklamada ayrıca  "Her haksızlık ve zulüm mutlaka bir başkasını tetikleyecektir. Bugün âlemlerin Rabbi olan Allah'ın vahyiyle şekillendirdiğimiz İslami Kimliğimizi korumazsak, başörtüsünün sembolleştirdiği özgürlük ateşini yakmazsak ne bugüne, ne yarına,  ne de ahiret gününe taşıyacağımız olumlu bir miras olacaktır!" denildi.

Mavi Marmara'nın meşalesi sönmeyecek!

"İnanca saygı, başörtüye özgürlük!", "Milli Güvenlik dersine son!", "Darbeci zihniyet, okulları terk et!", "Uyan, diren, özgürleş" gibi sloganların atıldığı ve "Kesintisiz eğitime hayır!", "28 Şubat sürüyor!", "Gazze'de ambargo, Türkiye'de yasak kalkacak!" şeklinde dövizlerin de taşındığı eylemde TOKAD ve Özgür Eğitim-Sen adına Hacer Gültaş'ın okuduğu basın açıklaması şu ifadelerle son buldu: "Her haksızlık ve zulüm mutlaka bir başkasını tetikleyecektir. Bugün âlemlerin Rabbi olan Allah'ın vahyiyle şekillendirdiğimiz İslami Kimliğimizi korumazsak, başörtüsünün sembolleştirdiği özgürlük ateşini yakmazsak ne bugüne, ne yarına,  ne de ahiret gününe taşıyacağımız olumlu bir miras olacaktır! Halkın vergileriyle yapılan okullara halkın çocuklarını başörtülü diye sokmayan zalimlerin sonu yakındır. Dilde dualarla, meydanlarda sıkılan yumruklarla oluşacak intifada seli egemenlerin sahte düzenlerini alt üst edecektir. Bu böyle bilinmeli ve sınav salonlarında, kılavuz sayfalarında ona göre tavır alınmalıdır! Şunu herkes bilmelidir ki özgürleşene kadar mücadelemize devam edeceğiz. Mavi Marmara gemisinin Akdeniz'de açtığı özgürlük meşalesini Anadolu'nun ta içlerine taşıyacağız!"

 

Basın Açıklamasının Tam Metni

ÜNİVERSİTE SINAVLARINDAKİ BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINA SON!

Yine bir üniversite sınavının arifesindeyiz. Yarın bir haftalık yeni bir sınav maratonu başlayacak ve yüz binlerce gencimiz umutlarını gerçekleştirmek için ter dökecek. Derslerin ağırlığı altında ezilen bu gençlerimiz arasında başka bir grup var ki onlar bir başka sorunla birkaç kez daha ezilmektedir. Her sınavda, okullarındaki her gün ve her derste olduğu gibi yine bu sınavda da başörtülü kızlarımız vahşi, aşağılık yasakla yüz yüze kalacak.

Başörtüsü yasağı kanıksattırılmak istenen bir yasaktır. Hayatın bütün aşamalarında benimsettirilmek istenen bir yasaktır. Lafı eğip bükmeye gerek yok; başörtüsü yasağı egemenlerin İslam'a açtıkları alçak savaşın bir sembolüdür. İslam'ı temsil ettiği için başörtüsünün kamusal alandaki görünürlülüğünden ürken zalim güçler onu yasak ve baskılarla yok etmeye, geri çekilmeye zorluyorlar ama onlara üzücü bir haberimiz var: Asla geri çekilmeyeceğiz, yasaklarına boyun eğmeyeceğiz, âlemlerin Rabbi olan Allah'a kul olmanın ve özgürce yaşamanın gereği neyse onu yaparak zulme karşı direneceğiz!

Hepimiz şunu biliyoruz ki halkın değerlerine, inançlarına savaş açanlar sahte düzenlerini ikame etmek ve ilelebet sürdürmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Oluşturdukları sistemle halkı uyutmak ve hakikati perdelemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Yüce kitabımız Kur'an,  Firavun'un propaganda ile halkını ahmaklaştırdığından bahseder. İşte bugünkü zalimler de aynı yolu takip ediyorlar. Eğitim sistemleri tamamen bir sihir ve kandırmaca üzerine kuruludur. Resmi ideolojiden başka hakikat tanımayan, resmi tarihten başka bir geçmiş bilgisini yok sayan bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. Milli Güvenlik dersi ile dostlarımızı düşman, inançlarımızı tehlikeli gösteren, militarizmi yücelten, halkın ancak egemenlerin kulu olabileceğini empoze eden bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. Liselerinde, ilköğretim okullarında bilimsel nitelikten uzak, ahlaksızlık batağına gömülmüş bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. Ahlak timsali başörtülü kızlarımızı okul kapılarından içeri almayıp onlara hayatı zindan ederken öğrencileriyle rakı masalarında kadeh tokuşturan müdürlerin çoğaldığı bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. Başörtülü öğretmenleri öğrenciler için kötü örnek olarak ilan eden mahkeme kararları verilirken anaokulu çağındaki çocuklara sevgililer günü kutlamaları yaptıran bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. Resmi ideolojiden başka hakikat, kapitalizmden başka değer üretemeyen bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız.

Evet dostlar, gördüğünüz gibi devasa bir kuşatmayla çevrilmiş vaziyetteyiz. Yarın bu zulümlere yeni bir halka daha eklenecek! Yine kızlarımız okul kapılarında tedirgince bekleşecekler. Kalplerinde diğer adaylardan farklı kıpırtılarla sınav saatini bekleyecekler. Okulun kapısında onları sistemin zalim uygulaması bekleyecek. Acaba nasıl bir karşılaşma olacak diye kalpleri güm güm atacak ama onların yaşadığı eziyeti kimse anlayamayacak. Sonra kaba ve sert bir ses başörtülü olarak binaya dahi giremeyeceğini söyleyecek. O anda dünya başına yıkılacak. Her şey alt üst olacak. Başı dönecek, gözleri kararacak. Bunun nasıl bir tablo olduğunu sizin idrakinize, vicdanınıza bırakıyoruz arkadaşlar! Kendi halkını hiçbir adalet ve vicdan ölçüsü dinlemeksizin yok sayan, ona zulmeden sistemin karakteri böylece bir kez daha açığa çıkmış olacak.

Bu zulüm tablosunu bir daha yaşamamak için sizin şahitliğinizde bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Her sınav öncesinde başta öğretmenler olmak üzere sınavda görevlendirilen personel için bir sınav kılavuzu hazırlanır. Bu sınav için hazırlanan görev talimatnamesinde tam sekiz yerde başörtüsü yasağından bahsediliyor. Hemen ilk sayfada "dikkat" uyarısıyla başörtülülerin sınav binasına dahi alınması yasaklanıyor. İlerleyen sayfalar boyunca birçok yerde yasaktan bahsediliyor, bir bölümde ise uzun bir paragrafta neredeyse en büyük dedektiflik filmlerini aratacak cinsten bir mizansen kurgulanıyor. Tüm engellemelere rağmen içeri girebilmiş başörtülü adayların nasıl dışarı atılacağı, sınavlarının nasıl geçersiz sayılacağı görevlilere öğretiliyor. Biz de işte tam bu noktada sınav görevlilerine bir çağrıda bulunmak istiyoruz: Lütfen bu ahlaksız yasağı uygulamayın! Vicdanınızı, inancınızı, insanlığınızı ayaklar altına alan bu yasağa karşı durarak bir vicdan ayaklanması gerçekleştirin! İnsanlığın özgürleşme tarihine her şeyden üstün büyük bir örneklik bırakın! Bir de diğer öğrenci kardeşlerimize seslenmek istiyoruz: Sınavı geçersiz sayılan, salonlardan, sınav binalarından bir vebalı gibi atılan başörtülü kardeşlerinizin yaşadığı bu zulme sessiz kalmamalısınız! İnancınız ya da düşünceniz ne olursa olsun adaletin yanında durmazsanız asla vicdanınıza, onurunuza hesap veremezsiniz. Çağrılarımızın en büyüğünü ise siyasi iktidara yapıyoruz arkadaşlar: Sekiz yıldır iktidarda olanların artık başörtüsü yasağının çözümünde ısrarcı olmamalarını asla kabule etmiyoruz. Artık bahanelere karnımız tok! Dünyada esip gürlerken, Siyonistlere meydan okurken gösterdikleri tavırların benzerini içerdeki Siyonistlere göstermemelerini kabul etmiyoruz! Şunu bilsinler ki halkımızı zulüm altında ezdirenleri, kızlarımıza eziyet edilmesine bir şekilde göz yumanları asla affetmeyeceğiz!

Bugün çocuklarımız okul ve sınavlarına inanç ve düşünceleriyle rahatça girip çıkamayacaksa, derslerinde hakikati, erdem ve ahlakı öğrenemeyecekse; ulus dayatması yüzünden büyük bir yangına dönen Kürt meselesi çözülemeyecekse; işçiler, yoksullar yerin 500 metre altında asgari ücretli, kömür tozlu karanlıklarında can vermekten kurtulamayacaklarsa asla bize onurlu bir hayat hakkı olmayacaktır! Her haksızlık ve zulüm mutlaka bir başkasını tetikleyecektir. Bugün âlemlerin Rabbi olan Allah'ın vahyiyle şekillendirdiğimiz İslami Kimliğimizi korumazsak, başörtüsünün sembolleştirdiği özgürlük ateşini yakmazsak ne bugüne, ne yarına,  ne de ahiret gününe taşıyacağımız olumlu bir miras olacaktır!

Halkın vergileriyle yapılan okullara halkın çocuklarını başörtülü diye sokmayan zalimlerin sonu yakındır. Dilde dualarla, meydanlarda sıkılan yumruklarla oluşacak intifada seli egemenlerin sahte düzenlerini alt üst edecektir. Bu böyle bilinmeli ve sınav salonlarında, kılavuz sayfalarında ona göre tavır alınmalıdır! Şunu herkes bilmelidir ki özgürleşene kadar mücadelemize devam edeceğiz. Mavi Marmara gemisinin Akdeniz'de açtığı özgürlük meşalesini Anadolu'nun ta içlerine taşıyacağız!

HABERE YORUM KAT

3 Yorum