Tıp Bayramı'nda yaman bir çelişki

18.03.2010 10:24

Emre Aköz

Tıp Bayramı, her yıl çeşitli etkinliklerle 14 Mart günü kutlanır. Geçen pazar günü, sağlıkla ilgili oda ve sendikaların İstiklal Caddesi'nde düzenledikleri yürüyüşe rast geldim.
Yürüyüşçülerin üzerindeki beyaz gömleklerin bazısında 'Tabip Odası' bazısında ise 'Komünist Partisi' yazıyordu.
İki slogan benim ilgimi çekti:
Grup bir yandan "Herkese parasız sağlık hizmeti" diye bağırıyordu.
Öte yandan ellerinde "Tam gün köleliğine son" yazılı pankartlar vardı.
Çelişik bir durum bu:
Herkese parasız sağlık hizmeti, komünist idealidir. Sosyalist rejimler 'sağken', herkese bedava sağlık hizmeti vermekle övünürdü. (Küba devam ediyor.)

***

Peki, bu arkadaşlar herkese bedava sağlık hizmetini nasıl sunacak?
Yöntem belli: Tüm özel hastaneler devletleştirilecek. Tüm özel muayenehaneler kapatılacak. Doktorundan hemşiresine, herkes devlet memuru olacak; hastaya bedava bakacak.
Gerçekçi ya da değil, bu bir sağlık politikasıdır.
İyi de bu sloganla, "Tam gün köleliğine son" sloganı uyuşur mu?
Önce tüm doktorları devlet bünyesinde toplamayı mecbur kılan bir slogan atıyorsun.
Ama hemen ardından, devlet hastanelerinde tam gün çalışmayı kölelik olarak ilan ediyorsun.
Çelişkinin daniskası!

***

Gelelim bu çelişkinin kaynağına...
"Tam gün köleliğine son" kapitalizmi kabul eden ama serbest piyasacı olmayan, "klientalist" bir slogandır.
Klientalizmin (aracılık sistemi) ne olduğunu daha önce anlatmıştım (20 Aralık 2009).
Yarım gün hastanede, yarım gün muayenehanede çalışarak, devlet olanaklarının dağıtılmasında aracılık eden doktorun sloganıdır bu...
(Çoğumuz yaşadık: Muayenehanede parayı alır, sonra da prestijini kullanıp hastayı öncelikli olarak hastaneye yatırtır.)
Komünist gençlerin o tarz doktorların sloganlarını haykırması ne şahane değil mi?

***


Klientalist doktorların 14 Mart'ta solcu gençlere attırdığı sloganlardan biri de "AKP sağlığa zararlıdır" idi.
AKP sağlığa değil ama "aracı" doktorlara pek zararlı: "Tam Gün Yasası" işlemeye başladığında, "önce muayenehanemde göreyim, sonra hastaneye yatırırım" deme imkânı kalmayacak.
Yani "tam güne" fazla çalışacakları için değil, devlet hastanesinin olanaklarını, hastalarına pazarlayamayacakları için karşılar.
Yoksa "hastane artı muayenehane" oldu mu, çok daha uzun saatler çalışıyorlar.
Bahse var mısınız?.. Ben diyorum ki klientalist doktorların yuvarlak hesap 10'da 7'si kendini sosyal demokrat olarak tanımlıyordur.

***

Yalan mı?.. Yanlış mı?..

18 Mart (bugün) Çanakkale Savaşı'nın başlangıcı olarak kabul edilir. Savaş iki bölümdür: 1) Deniz Savaşı (Denizden denize ve karadan denize.) 2) Kara Savaşı.
"Zafer" olan devasa zırhlıları batırdığımız Deniz Savaşı kısmıdır. Kara Savaşı ise siperler arasında sonuçsuz bir ölüm gelgitidir ki İtilaf devletleri çekilince Osmanlı-Alman Ordusu (bu 'biz' oluyoruz) galip sayılmıştır. Yalan mı?
Yabancı parlamentoların soykırımı kabul etmesinden bunalan Başbakan, "Türkiye'de kaçak çalışan 100 bin Ermeni'yi geri gönderebiliriz" deyiverdi.
Yapma Tayyip Abi, bu dediğin gerilimi körükler. Madem Türkiye'nin iyi niyetini göstermek istiyorsun, tam tersini uygulasana: Aç Ermenistan sınırını. Hatta vizeyi filan da tek taraflı kaldır. Ne kadar ticaret, o kadar barış. Yanlış mı?

SABAH

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim