THK: ‘Deri, Fitre Ve Zekat İstemiyoruz!’

19.02.2011 00:06
THK: ‘Deri, Fitre Ve Zekat İstemiyoruz!’
Türk Hava Kurumu (THK) Genel Başkanı emekli Tümgeneral Osman Yıldırım, yıllardır süregelen bir tartışmaya son noktayı koyacak bir çağrı yaparak; deri, fitre ve zekat toplama yetkisinin THK’dan alınmasını istedi.

THK'nın 28 Şubat sürecinde halktan uzaklaştırıldığını kaydeden Osman Yıldırım, "Biz Müslüman insanız, vatandaşımız kimi arzu ederse derisini, fitre ve zekâtını oraya verir. Buna kimse karışamaz. Zorla deri toplamak kabul edilemez" dedi.

Türk Hava Kurumu (THK) Genel Başkanı emekli Tümgeneral Osman Yıldırım, gazetemiz Ankara Temsilcisi Yener Dönmez'i ziyaretinde tarihi açıklamalarda bulundu. Yıldırım, THK'nın yepyeni bir vizyonla yoluna devam ettiğini söyledi. THK'nın Türkiye genelinde 1700 tane gayrimenkulü bulunduğunu belirten Yıldırım, "Bu gayrimenkullerin sağladığı kira geliri zaten kurumun onlarca yıl yaşamasına yeter. Yeter ki bu kaynaklar verimli ve düzgün kullanılsın. Biz bunun mücadelesini veriyoruz" dedi. Geçmiş dönemde yapılan işlerle ilgili örnekler veren Yıldırım, şunları söyledi: "Örneğin 10 bin metrekarelik bir alanı 10 bin TL'ye kiraya vermişler. Alan kişi, bu alanın çok küçük bir kısmını bankaya 10 bine kiraya verilmiş. Geri kalan kısmını ise beleş kullanıyorlar. Hemen iptal ettik. Yine geçen sene bir eğitim uçağı aldık. İhale yaptık. İhale sonunda 385 bin dolara kaldı bir firmaya. Ben, 'bu fiyatı kabul etmiyorum, almam' dedim. Uçak başı 80 bin dolar aşağıya çektik. 6 uçakta 480 bin dolar tasarruf ettik. Biz kurumu böyle yönetiyoruz. Ben vatandaşın, çalışanının ve kurumun hakkını korumak zorundayım. Bunları engelledik."

1.5 yıldır THK'nın vizyonunun değiştiğini ve kurumu halka açtıklarını belirten Yıldırım, "THK artık halkın oldu. 28 Şubat sürecinde halktan uzaklaştırılan kurumu yeniden halka açtık. THK tarihinde ilk defa Gönen'de camide mevlid okuttuk. Biz Müslümanız bunu göz ardı edemeyiz. THK'ya insanlar istediği kıyafetle gelip gidiyor. Benim zamanımda serbest oldu. Eski yanlışları bırakıyoruz. Alkolsüz kokteyl düzenliyoruz. Benim birçok şube başkanımın eşleri başörtülüdür. Deri verirken, fitreyi verirken, zekâtı verirken versin ama buraya gelmesin anlayışı olmaz. Bunlar bitti artık" diye konuştu.

Yıldırım, "THK'da zengin çocuklarına sadece paraşüt eğitimi verildiği iddia ediliyor?" sorusuna "Öyle bir şey yok. Geçen sene 16 gencimizi yurtdışına gönderdik. İçinde 1 tane THK çalışanının çocuğu yoktur. Hepsi işçinin, aşçının çocukları. Ayrıca 2 tane başörtülü kız kardeşimiz bize uçuş eğitimi almak için başvurdu, biz de hemen kabul ettik. Tabiî ki kabul edeceğiz. Onlar bu ülkenin insanı değil mi? Biz kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Yarın bir gün belki bu kızlarımız pilot olacaklar" dedi.

Yıldırım, "Kuruma alınan üst düzey personelin devreniz olduğu iddia ediliyor" sorusuna ise şöyle cevap verdi: "Bizim işimiz havacılık. Ben havacılarla çalışmak zorundayım. Ben de hava kuvvetleri komutanlığından emekli olmuşum. Ben kesinlikle sivil asker ayrımı yapmadım, yapmam da. Ancak kurumda çalışanların havacılık kökenli olması zorunludur. Üst düzey yönetici olarak tercih ettiğim arkadaşlar da var. Başarılı olmam için istediğim insanlarla çalışmam gerekiyor. Bildiğim ve güvendiğim insanları getirmek zorundayım. Bunların da gayet doğal olması lazım."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla İsrail'e 2 tane yangın söndürme uçağı gönderdiklerini belirten Yıldırım, "Başbakanımız uçakları gönderelim diye talimat verdi ve İsrail'de 4 gün görev yaptık. Bu uçaklarımız denizden ve gölden 6 ton su alabiliyor. İsrail'e 1453 ton su attık. 1453 İstanbul'un fethidir bilirsiniz. THK olarak kimseye bağlı olmadan, para kazanmayı falan düşünmeden 3 uçak ve 2 ekibimizi faal tutuyoruz. İstanbul'da Haydarpaşa Garı'nda yangı çıktı. Hemen uçakları kaldırdık. Biz, halkımızın emrindeyiz. Biz inanan insanlarız. Devletimize, milletimize bağlıyız hiçbir zaman zarar vermeyiz."

TSK'da yıllarca pilot olarak görev yaptığını ve iki defa ölümden döndüğünü belirten Yıldırım, BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasını şöyle yorumladı: "Ben bu olayda pilot ya his yanılması içerisine girdi ya da dağı fark edemedi diye düşünüyorum. Çünkü buluta girdiğiniz zaman his yanılması yaşarsınız. Yani uçak doğru gidiyordur ama pilot yanlış gittiğini zanneder ve pilot uçağı düzeltmeye kalktığı zaman da uçağı anormal duruma sokar. Ben rahmetli Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybetmesine, pilotun his yanılması veya dağın fark edilememesinin sebeb olduğunu düşünüyorum."

THK Genel Başkanı emekli Tümgeneral Osman Yıldırım, beraberinde THK Üniversitesi kurucu üyesi Prof. Dr. Ünsal Ban ile birlikte gazetemizi ziyaret ederek Ankara Temsilcimiz Yener Dönmez ile görüştü.

THK Genel Başkanı emekli Tümgeneral Osman Yıldırım, THK'nın 28 Şubat sürecinde halktan uzaklaştırıldığını belirterek, halkın derilerini, fitre ve zekâtını toplama yetkisinin THK'ya verilmesinin doğru olmadığını söyledi. Yıldırım, "Biz Müslüman insanız, vatandaşımız kimi arzu ederse derisini, fitre ve zekatını oraya verir. Buna kimse karışamaz. İnsanlar nereye verirse verir. Zorla deri toplamak kabul edilemez. Deri, fitre ve zekat bunları istemiyoruz. Ben bunların hepsinden vazgeçiyorum" dedi. Kurum olarak sadece havacılık ile uğraşmak istediklerini belirten Yıldırım, deri, fitre ve zekât toplama yetkisinin kendilerinden alınmasını istedi. Yıldırım, "Ben bu konuda Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Meclis Başkanlığı katında bu yetkinin bizden alınması için öneride bulundum. Bu yetki bizden alınsın istiyoruz. Diyanet'e verilmesini istedik ama kabul etmediler. Bu yetkinin alınması için yasal değişiklik gerekiyor. Ben buradan çağrı yapıyorum, Bu yetkiyi bizden alın" diye konuştu.

Göreve geldiğinden bu yana bazı menfaat gruplarının tekerine çomak soktuğu için sürekli karalanmak istendiğini belirten THK Genel Başkanı emekli Tümgeneral Osman Yıldırım, "Benim dönemimde işe aldığım herkesi benim akrabam olarak deklare ediyorlar. Kesinlikle böyle bir şey yok. Sadece iki kişi var. Birisi kardeşim. Diğeri de amcamın oğlunun oğlu. Akrabalığım bu kadar. Ankaralı olduğum için Ankaralı olan herkes benim akrabam olarak yansıtılıyor. Ben kimseye kurumun parasını çaldırmadığım, yoldurmadığım için beni karalamak istiyorlar. Ben harcırah bile almıyorum. Ne yemek paramı ne de yatak parasını kuruma ödetmem. Geçenlerde ABD'ye gittik bir kuruş harcırah almadık. Kimsenin ekmeği ile de oynamadım. Kimsenin işine son vermedim. Veremem çünkü ben de zorluk çekmiş bir ailenin evladıyım" diye konuştu.

Hasan Tosun / YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim