1. HABERLER

  2. HABER

  3. The Guardian: 'Gizli' Ne Kadar Gizlidir?
The Guardian: Gizli Ne Kadar Gizlidir?

The Guardian: 'Gizli' Ne Kadar Gizlidir?

"Gizli" ne kadar gizlidir? Bu, dışarı sızan 250 bin ABD Dışişleri Bakanlığı telgrafından çıkan malzemenin The Guardian ve birkaç gazetede daha yayımlanmasının yol açtığı ilk soru. Belgelerin çoğu hususi nitelikte.

A+A-

The Guardian, Başyazı:

Dünyanın çeşitli yerlerinden insanlar Amerikalı diplomatiklere gayet hassas şeyleri söylerken, bunu, sohbetlerinin tamamen gizli kalacağı beklentisiyle yapıyorlar. Ancak "hususi" ile "gizli" aynı şeyler değil. Şimdilerde, bu gizli bilgilerin ABD'de devlet memurlarının kullandığı SIPDIS isimli iç iletişim ağında yayımlanarak, diplomatik, askerî ve idarî çevrelerde yayılmış olduğu ortaya çıkıyor. "Gizli" diye işaretlenmiş olabilirler ama her giz görelidir: Bu gizli bilgileri okumuş olan yaklaşık 3 milyon Amerikalı var.

Amerikan makamları telgrafların -ve daha önceden yayımlanan Irak ve Afganistan savaş loglarının-, Bağdat'ta yerine getirdiği alt düzey istihbarat görevi esnasında bu belgelere ulaşabilen 22 yaşındaki er Bradley Manning tarafından sızdırıldığına inanıyor. Siyasetçiler, bankacılar, muhalifler, dünya liderleri, hükümet görevlileri ve başka kaynaklar, emin ellere emanet ettikleri bilgilerin Amerikan haritasının dört köşesine yayılabileceğini, en korkunç kâbuslarında bile göremezdi. ABD'li yetkililer, parmaklarını başkalarına doğrultup suçlamaya başlamadan evvel, "sırların" genel bir iç ağda yayılmasındaki rollerini sorgulayacak tevazuyu göstermeliler.

Bir sonraki soru: Ne gizlidir? New York Times'ın eski yayın yönetmenlerinden Max Frankel'in, 1971 yılında şimdiki sızıntıya benzer nitelikteki Pentagon belgelerinin yayımlanması konusunda hukuk mücadelesi veren gazetenin avukatlarına yazdıklarını hatırlamakta fayda var: "Devleti idare edenlerin dış politika alanında yaptığı, planladığı ve tasarladığı hemen her şey gizli olarak damgalanıp öyle muamele görüyor ve yine aynı devlet, Kongre ve basın tarafından, meslekî ve sosyal bağlantılar ve karşılıklı bilgi aktarımları aracılığıyla ifşa ediliyor.

Wikileaks'e gönderilen bilgiler farklı kategorilerde. Geniş çevrelerce bilinen ama kaynağı ya da analizinin niteliği sebebiyle dikkat çeken bilgiler var. Örneğin, birçok Arap devletinin sevgilisi olmadığı gerçeği Başkan Ahmedinejad'ı şaşırtmayacaktır. Ancak Körfez devletlerinin liderlerinin başkaları yokken söylediklerini öğrenmek, görüşlerini ne kadar öfkeli şekilde dile getirdiklerini duymak ve bu tavırlarını basına açık olarak aldıkları tavırlarla karşılaştırmak bir hayli ilginç ve önemli. Çok dar bir kesim dışında kimsenin bilmediği şeyler var: Örneğin, baskıcı rejimlerin ihtilaflı meselelerle ilgili gerçek görüşleri ya da dünya liderlerinin, güvenilir bir kaynağa emanet ettiklerini düşündükleri ihtiyatsız sözleri. Son olarak da dünya genelinde pek bilinmeyen meseleler var. Bunun örneklerinden biri, Hillary Clinton'ın imzasıyla diplomatlara gönderilen, biyometrik bilgileri ve e-posta adresleri de dahil olmak üzere, BM liderlerine dair şahsî bilgileri toplamaları talebi. Bu, SIPDIS yoluyla dışişleri bakanlığı tarafından dünya genelindeki diplomatlara gönderilen ve çok geniş bir yelpazedeki insanlara dair bu tür bilgilerin toplanmasını talep eden "kişi istihbaratı talimatları"ndan sadece biri.

Bu malzemenin her türlü bilgiyi yayımlamaya adanmış bir kuruluş olan Wikileaks'in eline geçmesiyle birlikte, silinebilme şansı sıfırdı. Bir yandan yayımlanmalarına karşı çıkarken, ABD yönetimi diğer yandan, haber kuruluşlarının işin içinde olmasının sadece birçok kaynağa koruma sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda bilgilere, öyle ortaya atıverilmiş olduklarında sahip olmayacakları bir nitelik kazandırmış olduğunu teslim etti. Timothy Garton Ash'in söylediği gibi: Bu, tarihçinin hayali ve diplomatın kâbusu.

Kaynak: Zaman

HABERE YORUM KAT