1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Teşhis: ‘Tanımlanamayan Siyasal Davranış’
Teşhis: ‘Tanımlanamayan Siyasal Davranış’

Teşhis: ‘Tanımlanamayan Siyasal Davranış’

Oryantalizmden mülhem kimi siyasal bilimciler kendilerini ıssız bir adaya medeniyet getiren Robenson Cruzoe, adanın asli sahiplerini de kimlik ve medeniyetten yoksun Cuma zannediyorlar hala.

A+A-

Kenan Alpay / Haksöz Haber

Türkiye’de sosyal-siyasal bilimler literatürü modern dünyaya paralel bir biçimde gelişmiş, derinleşmiş ve akademik sahada kendini ispat etmiştir. Ne var ki aynı sosyal-siyasal literatür üzerinden toplum tahlili yapmaya girişen bilim adamları sınıfıysa hep arkaik kalmış daha doğrusu temelleri aydınlanma ve ilerleme felsefesine dayanan pozitivist gurur ve kurgularının esiri olarak nefret duygularıyla toplumsal gerçekliğe yabancılaşmıştır.

Şüphesiz bu yeni bir durum değil. Ancak giderek hem daha büyük bir sıkıntı kaynağı oluyor hem de ilginç bir biçimde toplum açısından bir eğlence kaynağına dönüşüyor.

Birkaç gündür 1 Kasım seçim sonuçlarının sadece sıradan gözlemcileri değil siyasal ve sosyal bilimlerde yetkinliğiyle bilinen uzmanları da şaşırttığını hatta şoka soktuğunu okuyoruz, dinliyoruz. 7 Haziran seçimlerini takip eden 5 aylık bir zaman dilimi içinde AK Parti’nin % 50’ye dayanan bir oy oranıyla halkın teveccühünü kazanıp tekrar tek başına iktidarı elde etmiş olması hayret edici bulunuyor.

Sanki 13 yıldır yerel ve genel seçimlerde, referandumlarda diğer partileri tasfiye edip karşılıklı olarak birbirini tahkim eden AK Parti ve geniş toplum kesimleri değilmişçesine mantar misali şaşkınlık efektleri bitiyor her yerde.

Yazının Devamı >>>