1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Tesettür Bir Seçim Değil, İslam'ın Farzıdır!
Tesettür Bir Seçim Değil, İslamın Farzıdır!

Tesettür Bir Seçim Değil, İslam'ın Farzıdır!

Halkımız; Müslüman bir kadın için örtünmemin olmazsa olmaz bir farziyet – gereklilik olduğunun genelde idrakinde değildir

A+A-

MUSTAFA SİEL, tesettürü ve halkın tesettürle ilgili yaklaşımlarını yorumluyor:

Örtünme Çağrısı

Halkımızın ezici çoğunluğu, geleneksel İslam anlayışlarının bir neticesi olarak, iman ve ameli ayırmakta; yeter ki iman et, inkar etme, günah işlesen bile bir şekilde afvolunur diye; 31.Lokman Suresi 33. ayette açıklanan şeytani kandırmacayla kendini kandırmaktadır.

Bu durum, 7.Araf Suresi 169 ve 19.Meryem Suresi 59. ayette anlatılan, nasıl olsa bağışlanacağız diye, namazı zayi eden ve şehvetlerinin peşine düşen önceki ehli kitabın durumuna aynen benzemektedir.

İman - amel ayrımının en kötü ve bariz neticelerinden birisi de, halkımızın İslami tesettür ve cinsellikle ilgili İslami sınırlara lakayt kalmasıdır. Öyle ki, Müslüman bir kadın için örtünmemin olmazsa olmaz bir farziyet – gereklilik olduğunun genelde idrakinde değildir çoğunluk. Örtünenlerin çoğunluğu da gelenekten kaynaklanan bir örtünme anlayışı içindedirler ve şartlar değiştiğinde kolayca örtülerinden sıyrılabilmektedirler.

Öyle ki, beş on yıl önce sokakta dolaşılamayacak derecede, neredeyse yarı çıplak denecek bir giysi ile sokaklarda dolaşan bazı kadın ve kızların; bu gün aynı giysilerle camilere girip namaz kılmasını, kimse yadırgamamaktadır.

Rakımı da içerim, namazımı da kılarım zihniyeti, ne yazık ki örtünme konusunda genel kabul görmüştür. Allah’ın haramlarından biri olan domuz etinin adını bile duymaktan tiksinen kadınların ve yakın akrabalarının, Allah’ın haramlarından biri olan yarı çıplaklığı olağan kabul etmesi üzerinde kimse düşünmemektedir.

Oysa İslami tesettür ve cinsellikle ilgili sınırlar İslamın en önemli ve vazgeçilmez unsurlarındandır. İlk inen ayetlerden itibaren bu hususa dikkat çekilmiş, Medine’de inen 24.Nur Suresi ile 33. Ahzab Suresinin ilgili ayetleriyle bu alandaki hudutlar netleştirilmiştir..

Gerek tevhidi İslamcılar ve gerekse diğer geleneksel İslamcı kesimler, örtünme konusunun önemimin farkında olmakla beraber, genelde kendileri açısından bu konuya önem vermekte iseler de, toplum bazında ciddi bir davet ve uyarmanın çabası içinde değiller, istisnalar hariç.

Yeni yeni piyasaya çıkan bazı İslam alimi! tiplerinin başın örtülmesinin farz olmadığına dair iddiaları, halkımızı örtünme konusunda iyice zıvanadan çıkarma gayretlerinin bir bilinçli yada bilinçsiz bir parçası gibi görünüyor.

Halkımızın örtünmeyen kısmının çoğunluğu, örtünmenin farz olduğuna inandığı halde, yukarıda bahsettiğim iman ayrı amel ayrı yanılgısının da etkisiyle örtünmemektedirler. Birde örtünmenin farz olmadığına inanırlarsa sonuç ne olur

Büyük şehirlerimizden köylerimize, İzmir’den Erzurum’a kadar ciddi bir örtüsüzlük furyası almış başını gitmektedir. Öyle güçlü bir furya ki, sadece bilinçsiz geleneksel örtülüleri değil, bilinçli örtünenleri bile etkilemekte, en azından kötü – yoz örtünmeye yol açmaktadır.

Etrafımızdaki örtüsüz kadınların durumu, herhangi bir Avrupa ülkesinden, ABD’den çok farklı değil. Bir zamanlar filmlerde gördüğümüz durum şimdi etrafımızda aynen yaşanıyor.

Sadece örtüsüzlük değil, kadın erkek ve aile ilişkilerimizde batıdan farksız hale gelmiş durumda. Artık batılı filmleri seyretmemiz gerekmiyor yarı çıplaklar kamplarını ve çarpık ilişkileri seyretmek için, pencereden başımızı uzatmamız yeterli.

Yazının Devamı… 

HABERE YORUM KAT