Teşekkürler Işık Paşa

27.08.2011 05:47

Ahmet Turan Alkan

Meğer en azından Genelkurmay'da birileri vaziyetin ne kadar vahim olduğunun farkındaymış. Işık Paşa'nın istemeden başkalarına da duyurduğu tesbitleri bu bakımdan önemli ve anlamlıdır.

Eksikliğin farkında olmak çözümün yarısı; verdiği tepkilere göre Genelkurmay işin pek farkında değilmiş gibi davranıyordu; hayır farkındaymış ama belli etmek istemezlermiş! "Gizlenmek istenen buysa..." diye düşünmeden edemiyor insan.

Işık Paşa da aynı şeyi söylüyor: Balyoz meselesinde Genelkurmay karargâhını arayıp taramışlar, bir mesaj haricinde bir şey bulamamışlar, "Bizde evrak yoksa, öyle bir olgu da yoktur" mevzilerini savunmaya karar vermişler ama sonradan 1. Ordu'da ne varsa bavullarla basına sızdırıldığını görmüşler. Işık Paşa'nın, yakın dönem meslektaşları gibi yanıldığı nokta şu: "TSK'nın bir ordusu nasıl böyle çirkin bir plan hazırlar?" konusunda küplere binmeleri gerekirken, "Bu kadar bavul dolusu belge nasıl sızdırılır" ayrıntısında barut kesiliyorlar.

Şimdiye kadar bir hayli dinleme kaydı yayınlandı; sonuncusu kadar tesirli ve anlamlı olanı yoktu bana göre. Anlıyoruz ki Genelkurmay esas meselenin farkındadır da düzeltici iradeden mahrumdur. Hataların farkına varmak, onları onarmaya medâr olamıyor. Niçin? Satır aralarında var: Ordu, neredeyse enikonu beyaz yakalı bir bürokratif sınıf haline gelmiş de ondan. Beyaz yakalılığa geçiş sürecinde ordunun belini büken, yoluna muz kabuğu koyan ana sebep paradoks gibi görünse de, "Devleti biz kurduk, biz kollarız; her işe de karışırız" yaklaşımı. "Moralinizi bozmayın ama dikkatli olun; kanunlar bize hâlâ çok yetki veriyor; icabında yerde esnetiriz kuralları" diyor Işık Paşamız bir yerde; galiba bunca itirafa ve özeleştiriye rağmen anlayamadıkları husus budur. Türk ordusunun kendi kendine görev tarifi yapması, onu tâkattan düşürmüştür, iri ve hantal bir yapıya sürüklemiştir, askerlik sanatında yoğunlaşması icab eden meslekî dikkati dağıtmış ve gerçek varlık sebebini unutturacak derecede savaşçılık ruhundan uzaklaştırmıştır.

Biz bunu tahmin ediyor, işaretlerini görüyor, seziyor, yazıyor ama anlatamıyorduk; Işık Paşa, gözlem ve eleştirileri teyid etti.

Ordunun yeniden düzenlenmesi lâzım; bu işi yine ordu yapacak. Bu noktada ordunun kendini yenileyebilecek kuvvelerine zarar verilmemesi gerek; bu hususu da yıllardan beri yazıyor ve anlaşılmıyoruz.

Bir ordunun değeri, savaşkanlığı ve eylem halindeki caydırıcılığı ile ölçülür. Son çeyrek asırdaki işaretler, orduda eğitim zafiyetinin vahim boyutlarda olduğunu hissettiriyordu; Işık Paşa'nın tesbitleri manzarayı netleştirdi ve en azından bunca maddi-mânevî desteğe rağmen ordunun, PKK'yı niçin caydıramadığına bir izah getirdi. Araziye çıktığında kendini bile koruyamayan bir hükümranlık alâmetinin ciddiye alınmayacağını en önce PKK militanları fark etmiş olmalı.

Ben askerlerin siyasetle uğraşmasını bir yere kadar pek ayıplamam; ama bir askerin savaşçı ruhunu kaybetmiş olmasından çok endişe ederim; son beş senelik asker-sivil krizlerinde karargâh subaylarının gösterdiği davranışların bendeki izlenimi şudur: Askerlerimiz risk hesaplamaktan, savaşçılık ruhuna ve savaşçılık eğitimine vakit bulamamış görünüyorlar. Bir bürokratik sınıf, bütün dikkatini kendi üzerine teksif ederse tökezlemesi mukadderdir. Böyle olduğunu tahmin ediyorduk; meğerse böyleymiş!

Üzüldüm, sevinmedim. Asker düşmanı değilim, ordu şakşakçısı değilim, NATO müteahhidi değilim; savaş çığırtkanlığından da nefret ederim, pasifizmin kadınsı boyutlarından da. Kimsenin burnu kanamasın isterim nihai tahlilde ama, ordumun muhariplik kabiliyetlerinden de emin olmak isterim. Darbe yapıp iktidar devirmek için kendi halkına kıymayı göze alabilen fakat açık arazide bir karakolu, bir askerî timi savunmakta sıkıntıya düşen bir bürokrasiyse karşımdaki, iş vahim demektir.

Ordu, damarlarında mevcut muharebe ruhuna yeniden dönmelidir; bu dönüşümü başarabilecek güç, esasen millette mündemiçtir.

Teşekkürler Işık Paşam; TSK'ya en büyük katkınızı emekli olduktan sonra yapmış olmanız duygularımı değiştirmiyor; tesbitleriniz milât hükmündendir ve orduyu behemahal değiştirecektir.

ZAMAN 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim