1. YAZARLAR

  2. SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

  3. Terör ve Araba Devrildikten Sonra Tedbir
SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

Yazarın Tüm Yazıları >

Terör ve Araba Devrildikten Sonra Tedbir

22 Aralık 2016 Perşembe 13:27A+A-

Şeb-i Yeldâ’nın, yılın en uzun gecesinin yaşandığı bugünlerde, arka arkaya yaşanan saldırı ve cinayetlerle dolu çok uzuuuun bir haftayı geride bıraktık..

Önce, İstanbul’da 45 polisin; sonra Kayseri’de, 15 askerin hayatını kaybettiği kanlı saldırı.. En sonunda da, Rusya’nın Türkiye’deki B.elçisi Karlov’un gerçekten de alçakça katledilişi..

*

Her üç hadisede de maalesef, güvenlik zaafları sırıtıyor..

İstanbul’da polis otobüsüne saldırıdan sonra kaçmakta olan bir kişiyi kovalayan polislerin onu taa yakınlarına kadar sokulup kuşatmaları ve o kişinin de  kendisini patlatmasıyla, 6-7 polisi de parçalaması, hangi yönden bakılsa aklen izah edilemeyecek bir eğitimsizlik ve tedbirsizlik örneği.. 

Kayseri’de bir otobüs dolusu askerin korumasız olarak ve silahsız olarak şehre gönderilmesi de öyle.. (Hatırlayalım, 1993’de de bir otobüs dolusu asker silahsız, korumasız olarak Elaziz - Bingöl yolunda pusuya düşürülmüştü.)

Ya da, üstelik de polis olan bir saldırganın, Rusya B.elçisinin sanki onun koruması imiş gibi arkasına kadar sokulup, sonra da arkadan vurması..

Elçi, ‘korumasız’ gezermiş.. Öyle bile olsa, devletin onu korumasız bırakmaması gerekirdi.

Bu gibi tedbirsizliklerin bedelini ödemesi gerekenler olmalıdır, sorumluları her kim ise..

Bütün bu saldırıların dünyaya verdiği mesaj, ‘Türkiye iç güvenliğini sağlamakta zorlanıyor..’ Hattâ, ‘diplomatları bile koruyamıyor!’  görüntüsü..

*

Terör saldırılarını kesinkes bertaraf edecek bir yöntem bulunamamıştır, henüz.. Çünkü, terörizmin üniformasız askerleri, tek kişi veya küçük gruplar halinde ve halk içinde sıradan kimseler olarak yaşarken, müsaid bir pozisyon yakalayınca nerede, nasıl, niçin ve hangi silahla saldıracağı kestirilemiyen bir fedaî  konumundadır. Kendi ideolojisi, inancı, muhabbet veya nefreti artık o derecededir ki, kendi hayatlarını da fedâ edebilirler. Bir kişinin gerçekleştirdiği bir saldırı eylemiyle bozulan kamu düzenini iade etmek için yüzlerce güvenlik gücü bile yetmeyebilir.

Tedbir için vazifelendirilen güvenlik güçlerinin durumu da bir ayrı konudur, hele de büyük merkezlerde.. Aynı yerde onbinlerce insanı gözetlemek durumunda kalan güvenlik personelinin dikkatlerinin hele de 4 saat sonra iyice zayıfladığı anlaşılmalıdır.

*

Bunu İstanbul’da metroların ve hele de Marmaray gibi muazzam bir tesisin giriş-çıkışındaki güvenlik personelinin durumlarında bile gözlemlemek mümkün.. Çoğu, göstermelik bir kontrol yapıyorlar.

Buna bir de üstlerinin, çantalarının aranmasını kendilerine yediremiyenleri ekleyiniz. (Bir süre önce Ankara’da, Sıhhiye’deki Adliye Sarayı’na girişte, çantasını açması istenen bir kişi, ‘Ben avukatım.. Kanûnen, beni aramak yetkiniz yok!.. ‘ diye  bas-bas bağırıyordu.) Halbuki bu gibi avantajların kötüye kullanılmasından meydana geliyor nice beklenmedik hadiseler de..

*

Nitekim, Rusya B. Elçisi’ni öldüren kişi, elçinin gezmek için gittiği resim sergisinin güvenliğinden sorumlu olan Çankaya Belediyesi’nin açıklamasına göre, X-Ray cihazından geçmemiş, oradaki güvenlikçiler ikaz edince ‘Polis’ kimliğini gösterip geçmiş.. Ve sonuç ortada..

O kişi, diyelim ki,  ağır bombardımanlarla Haleb’i daha bir virâneye çeviren Rusya’ya duyduğu hınçla sıktı o kurşunu B. Elçi’ye.. Ama, o kurşun gerçekte halkımızın haysiyet ve şerefine sıkılmıştır. Çünkü, katledilen elçi, adı üstünde elçi idi ve bizim örfümüzde ‘Elçiye zeval yoktur’. Kaldı ki, o saldırgan kişi bir de, devletin silahlı güvenlik gücüne bağlı..

Hatırlayalım, Birinci Dünya Savaşı, Avusturya- Macaristan İmp. Veliahdi Arş-ı Dük Ferdinand ve eşinin Saraybosna’da 28 Haziran 1914’de bir suikasd sonunda katledilmesiyle patlak vermişti.

*

Böylesine düşüncesiz veya beyni yıkanmış tipler polis- asker üniforması veya kimliğiyle en üst dereceli ülke yöneticilerine de sıkamaz mı o kurşunları.. Kime nasıl güvenilecektir? Bu gibi daha niceleri de yok mudur? Onları böylesine kuklalaştıran veya akıllarını ibtal eden nedir?

*

Star

YAZIYA YORUM KAT