Terör örgütü sanığına sorulamayan soru!

19.01.2009 14:18

Ali İhsan Karahasanoğlu

Çok garip günler yaşıyoruz.

Bir yandan deniliyor ki, “AK Parti iktidarı, kendisine muhalefet eden herkesi Ergenekon sanığı haline getirdi. İnsanlar sinmiş durumda. Kimse yarın gözaltına alınıp alınmayacağından emin değil.”

Bir yandan da bakıyorsunuz, iktidar karşıtlarının gazetelerde boy boy demeçlerinin pervasızca yayınlanmasından vazgeçtik, terör örgütü yöneticiliği/üyeliği suçlaması ile gözaltına alınıp, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan, ama halen sanık sıfatını kaybetmemiş kişiler bile, bir günde iki gazeteye birden birinci sayfa haberi oluyorlar!

Bu nasıl “Her muhalifin, örgüt sanığı haline getirilmesi operasyonu” ise, adamların hiç tındıkları bile yok.

Gözaltına alınıyorlar, çıkıyorlar.. Ertesi günü iki gazetede birden birinci sayfaya yerleşiyorlar!

Diyeceksiniz ki, “Canım bir haksızlığa uğramış oldukları için, yaşadıklarını anlatıyorlardır. Sizin de ilginizi çekmez mi, gözaltına alınıp, çıkan bir bürokratın anlatacakları?”

Hemen cevaplayayım, “Tabii ki benim de ilgimi çeker”.

Çeker de, “de”si var işte..

Bakıyorum, Kemal Gürüz efendi, dün hem Hürriyet’te, hem de Milliyet’te birinci sayfadan röportaj vermiş!

“Ne konuşmuşlar, başından geçenler, iddialar, iddialara verilen cevaplar mı aktarılmış” diye merak ediyorum...

Hayır, bunların hiçbirisi yok ortada.

Tek taraflı atış var sadece.

Terör örgütü üyeliği suçlaması ile gözaltına alınmış adamın, reklamı var. Ne kadar iyi bir insan olduğunun, küçücük olaylardan ağlamaklı olacak kadar duygusallığının propagandası var!

Ama adam hakkındaki somut iddialara yönelik hiçbir cevap yok..

Adam hakkında insanın kanını donduracak iddialar var..

İki gazetede birden röportaj yapılıyor ama, gündeme damgasını vuran konu sorulmuyor kendisine..

Neydi o soru?

“1998 yılında, Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir imzası ile YÖK’e gönderilen, ‘Üniversiteye giriş imtihanında eşitlik olması, irticai çevrelerin faydasına. Üniversiteye girişte uygulanan katsayıları değiştirin, eşitliği kaldırın’ yazısı..”

Evet, yazının orijinalini görmeseydim, “Bu işler, bu kadar da açıktan ve bu kadar da pervasızca yapılmış olamaz” derdim. Fakat o yazı, gerçekten var ve geçtiğimiz hafta Zaman gazetesinde yayınlandı..

Yazılı “talimat” kendisine gelmiş olan, bilim adamlığından çok, paşanın emir subaylığı ünvanına daha layık olan Kemal Gürüz’e, bu soru soruluyor mu?

Hayır.

Nasıl sorulabilir ki?

Adamın vereceği cevap mı var ki, sorulsun.

Dolayısıyla sayfa dolusu röportaj yapılıyor ama, bu kritik soru sorulamıyor!

Denilemiyor adama: “Beyefendi, siz bilim adamı mısınız, yoksa paşanın emri altındaki bir er mi? Bu yazı size geldiğinde, niye hemen tepkinizi ortaya koymadınız?”

Sorulamıyor.

Geyik muhabbeti ile, terör örgütü üyeliğinden gözaltına alınan adamın hikayesi dramatize ediliyor.

Yüzbinlerce meslek lisesi mezunu öğrencinin, üniversiteye girişte hakkının yenilmesi operasyonuna imza atan, bir paşanın emir subaylığına soyunan YÖK Başkanlığı yapan adama, en kritik soruyu soramıyorlar..

Ve gazetecilik yaptıklarını sanıyorlar!

Generalden emir alıp, üniversiteye girişte öğrencilerin puanlarını kısmak bilim adamlığı ise, onların yaptıkları da gazeteciliktir tabii ki!

Yerseniz!

Neyse ki, eski hükümranlıkları kalmadı artık. Gerçek yüzleri çıkıyor ortaya.. Bürokratlarınki de, illegal emirler veren generallerin de, gazeteci olduklarını sananların da..

Daha da çıkacak!

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim