1. YAZARLAR

  2. Ahmet Varol

  3. Temel Tanım İle Atılıyor
Ahmet Varol

Ahmet Varol

Yazarın Tüm Yazıları >

Temel Tanım İle Atılıyor

A+A-

Yeniden yapılanmada sistemin şekillendirilmesinde atılacak temel, tanımlama ile başlar. Mısır’da da tartışma buradan başladı.

Bu ülkede sistemin tanımlanmasında İslâmî kimliğin esas alınmasının ülke halkının tercihi olduğu yapılan referandum ve seçimlerde ortaya çıktı.

Fakat normalde geniş tabanın desteğine sahip olmamalarına rağmen İslâmî kimliği bir öcü ve onun seçilmesini toplumun geleceği açısından tehlikeli olarak göstermeye çalışan küçük çaplı azınlığın yoğun bir şekilde laik kimliği öne çıkardığını görüyoruz.

Bu konuda ısrarlı davrananlar aslında kendi çoğulcu düşünceleriyle çelişkiye düşüyorlar. Bu da çoğulcu ve demokrasi yanlısı görüşlerinde samimi ve inandırıcı olmadıklarını gösteriyor.

İkinci olarak Mısır’da laik tanım gerek siyasi gerekse toplumsal kimlikte daha önce de belirleyici unsur değildi. Anayasa başta olmak üzere sistemin ve toplumun kimliğini tanımlayan yasal dayanakların hiçbirinde laik kimlik esas alınmıyordu.

Bugün siyasi ve toplumsal kimliğin tanımlanması tartışmalarında R. Tayyib Erdoğan’ın Eylül 2011 ortalarında gerçekleştirdiği Mısır ziyareti esnasında yaptığı “laikliğin tercih edilmesi” nasihatinin yeniden gündeme gelmesi ve laik kimliğin tercih edilmesinde ısrar edenlerin bunu kendilerine dayanak edinmeleri Erdoğan’ın söz konusu nasihatinde hiç de isabetli bir çıkış yapmadığını bir kez daha ortaya çıkardı.

Son dönemde sistemin kimliği ve tanımlanmasıyla ilgili tartışmalarda Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, Ezher kökenli bazı kaynak ve dayanakları da esas alarak Mısır’ın laik değil medeni devlet olarak tanımlanması gerektiğini, İslâm’ın devlet sisteminin de medeni yani sivil yönetimi esas aldığını vurguladı. Mursi konu hakkında ABD’deki Mısırlıları temsil eden sivil toplum kuruluşlarında yaptığı konuşmada da İslâmî yönetim biçimiyle Ortaçağ Avrupası’ndaki dinî yönetim biçimlerinin kastedilemeyeceğini vurguladı. Mursi konuyla ilgili açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: “İslâm devleti Ortaçağ Avrupa’sındaki din devletleri gibi değildir. İslâm devleti bir medeni devlettir. Teokratik bir devlet değil yönetime halkın ortak olduğu bir medeni devlettir.”

Mursi’nin geniş tabanlı ve farklı kesimleri bünyesinde bulunduran bir toplumsal tabana hitap ettiğini dolayısıyla tartışmalar aşamasında gerginliğe yol açacak keskin bir dil kullanmanın doğuracağı olumsuz sonuçları nazarı dikkate alarak konuştuğunu göz önünde bulundurmadan çok hızlı bir şekilde onu mahkûm edenlere biraz etraflıca düşünmelerini, şartları iyi değerlendirmelerini tavsiye ediyorum.

Ülkede oturtulmaya çalışılan yeni sistemin tanımlanmasıyla ilgili tartışmalara Müslüman Kardeşler cemaati de iştirak ederek Mısır toplumunun geçmişte de kesinlikle laik bir toplum olmadığını ve bundan sonra da olmayacağını dile getirdi. Müslüman Kardeşler, Mısır toplumunun İslâmî bir toplum olduğunu İslâmî toplumda gayri müslimlerin haklarının adalet ilkelerine göre korunduğunu dile getirerek yeni yapının “laik” kimliğe göre tanımlanmasına ve şekillenmesine onay vermeyeceğini ortaya koydu. Bu cemaat, Erdoğan’ın Eylül 2011 Mısır ziyaretinde yaptığı “laiklik” nasihatine de tepki göstermiş ve Mısır’da yeni yönetimin laik temelli olmayacağını vurgulamıştı.

Özelde Mısır’da genelde halk ayaklanmalarının zafere ulaştığı Arap ülkelerinde yeniden yapılanma döneminde İslâmî kimliğin öne çıkmasının, İslâmî kutsal değerleri hedef alan yeni provokatif çalışmaların hortlatılmasında etkisinin olması ihtimali yüksektir. ABD’de piyasaya çıkarılan filmin arka planında duranlar arasında Mısırlı bir Kıptînin yer alması ve provokasyon amaçlı tanıtım çalışmalarında onun bu kimliğinin özellikle öne çıkarılması bu açıdan düşündürücüdür. Çünkü Mısır’da İslâmî kimliğin belirleyici olmasının önüne geçilmesi çabalarında Kıptilerin bir toplumsal duvar oluşturması için İslâmî yönetim biçiminin gayrimüslim unsurların haklarını ve özgürlüklerini ellerinden alacağı mesajı verilmeye çalışılıyor. Bu amaçla da ülkedeki en geniş tabanlı hıristiyan azınlığı oluşturan Kıptilerle Müslümanlar arasında gerginlik oluşturulması, bunların karşı karşıya gelmeleri ve daha yeni yönetimin tanımlanması aşamasında bile korkulan şiddetin tehlikeli yüzünü göstermeye başladığı intibaı verilmesi için çaba harcanıyor. Ancak Mısır halkı protestolarında Kıptileri karşısına almayarak tuzağa düşmemeyi başardı.

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT