1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. IRAK

  4. 'Tek Çare Federal Sünni Yönetim'
'Tek Çare Federal Sünni Yönetim'

'Tek Çare Federal Sünni Yönetim'

Maliki hükumetinin arananlar listesindeki Irak İslam Ordusu örgütü sözcüsü Debbaş, Al Jazeera Türk’e konuştu. Debbaş’a göre tek çözüm Sünnilerin kendilerine ait bir bölgelerinin olması.

A+A-

Amerikan işgaline karşı direnen Iraklı silahlı grupların başında gelen Irak İslam Ordusu’nun sözcüsü Ahmet El Debbaş ‘Yaşadığımız acıları unutup, affetme ve yeni bir başlangıç yapma zamanı geldi. Federal bir Irak herkes için çözüm olacaktır. Çevre devletlerin de bu yönde olumlu katkılarını bekliyoruz. Aksi takdirde kriz büyür ve bütün bölgeyi sarar’ diyerek Iraklı Sünni Arapların geri adım atmayacağını söyledi.

Irak hükümetinin arananlar listesinde

Ahmet El Debbaş, daha önce Maliki’ye destek verirken son iki yıldır ona karşı kampanyalar yürüten Dlem aşireti lideri Ali El Hatem ve halkı Maliki’ye karşı olmaya çağıran Irak bölge müftüsü Şeyh Rafi El Rifai ile birlikte terör suçlamasıyla aranıyor. Nuri Maliki her üç Sünni şahsiyeti resmen Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nden talep etti. Al Jazeera Türk muhabiri Can Hasasu’nun sorularını Erbil’de yanıtlayan Debbaş, suçlamaları reddediyor:

“Biz hiçbir zaman Maliki’yi hedef almadık Hiçbir zaman, iddia ettikleri gibi, güneye gidip halkı öldürmek isteyen teröristler de değiliz. Tersine o bizleri öldürüyor. Kendimizi savununca da terörist oluyoruz. Olan budur. Siyasi sebepler öne sürerek Kürdistan’dan bizleri talep ediyor. Bu vesileyle Kürt siyasileri de sıkıştırmak istiyor. Kürt kardeşlerimizi bizlere kapılarını açarak anayasaya, aşiret kanununa, insani kanunlara ve yasalara uygun bir harekette bulundular. Kürtler kaçan Maliki askerlerini kabul ettiği gibi, Sünni aşiretleri de kabul etti.”

‘Bölge karışabilir’

Debbaş, Iraklı Sünni Arapların taleplerine kulak tıkayan Bağdat'ı ve dünya güçlerini uyardı. Debbaş’a göre Sünnilerin Irak’taki taleplerine yapıcı bir yaklaşım geliştirilmez ise karmaşa çevre ülkelere ve bütün Ortadoğu’ya sıçrar:

“Amerikalıların, Bağdat’ta yerleştirdikleri bu adam üzerine baskı uygulayarak onu değişime zorlamalarını bekliyoruz. Bu saatten sonra ne Sünni ne de Şii siyasetçilerden hiçbiri Sünni bölgelerini kontrol etme üzerine konuşamaz. Eski acıların unutulup insanların kucaklaşacağı yeni bir Irak için Amerika ve diğer yabancı ülkeler lobi faaliyetleri yürütmelidir. Bu sorun böyle çözülmezse kriz Suudi Arabistan, Türkiye, İran ve Ürdün gibi ülkeler sıçrar. Suriye’nin hali zaten malum. Irak’ta Suriye gibi hatta daha kötü olur.”

‘Federal Sünni bir yönetim istiyoruz’

Her zaman Irak’ın bütünlüğünden yana olduklarını ve olmaya da devam edeceklerini söyleyen Debbaş, Irak’ta Federal Kürt Yönetiminin başarılı bir model olduğuna inanıyor:

“Kürt bölgesi her zaman Irak’ın bir parçası olmuştur. Ve bütün Iraklılara kucak açmıştır. Kürdistan’da oturmuş bir sistem, devlet mekanizması ve güvenlik birimleri vardır. Biz Sünni Araplar olarak aynı imkanlara ait bir bölgemiz olsun istiyoruz. Sünniler kendi bölgelerinin güvenliğini sağlayıp, yönetmeye başladığında kapılarımız Şiilere, Kürtlere ve Irak’ın diğer tüm kesimlerine açık olacak. Biz Sünniler bir ümmet olarak herkesi kucaklamaktan yanayız. Mezhep ayrımı üzerine siyaset yapanları bu anlayışla devam etmesi mümkün değil. Sağlıklı, gerçek bir değişimin vakti gelmiştir. Sünni ve Şiiler arasında ilkesel (akideye dayalı) bir anlaşmazlık sözkonusu. Bu konunun çözümü ancak federal bölgesel yönetimler veya konfederal bir yönetimle mümkündür.”

‘Musul’da artık çok güvenli’

Musul bölgesinde denetimi ele geçiren Sünni grupların Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) propagandasıyla karalanmaya çalışıldığını savunan Debbaş, denetimi ele geçirenlar için 'Musullu devrimciler' nitelemesini kullanıyor ve kentteki güvenlik koşullarının iyileştiği söylüyor. 

“Yıllardır Musul’da patlama, saldırı, adam kaçırma olayları yaşanıyordu. Musul’da tam bir yıkım vardı. Maliki ve çetelerine bağlı silahlı birliklerin kentten çıkartılmasından sonra Musul’da patlayıcılardan, bombalı araçlardan, öldürülen ve kaçırılan insanlardan eser kalmadı. Gençlerimiz, daha önce Maliki güçlerinin kullandığı binalarda bombalı araç üretimi için kurulmuş atölyeler buldu. Musul bizim elimize geçmeden önceki susturucu silahlarla birçok suikast yapılırdı. Maliki güçlerinin binalarında susturuculu tabancalar bulduk. Bütün bunlar bu düzenin oynadığı kirli oyunlara delildir. Halk artık rahat. Benzin ve su gibi sıkıntılar var. Ama halk artık onu sıkboğaz eden zalimden kurtuldu.”

‘Sünniyi Sünniye kırdırmasınlar’

Son genel seçimlerde Sünni oylarıyla milletvekili seçilen bazı isimlerin Maliki’nin üçüncü kez başbakanlığa gelmesi için gizli pazarlıklar yaptığı öne süren Debbaş, bu çabaya giren Sünni milletvekillerini sert bir dille uyardı:

“Seçimlerde aldıkları oylarla tüm Sünnileri yöneteceğini veya temsil edeceğini zanneden siyasilere de sesleniyorum. Aldıkları oylar yüzde beşi onu geçmedi. Ama Sünniler adına konuşmaya çalışıyorlar. Bugün Sünni Arapları gerçek anlamda, bir sonraki aşamada temsil edecek bir liderliği oluşturma arifesindeyiz. Bu sözde Sünni temsilciler, devrimciler kontrolü ele geçirdikten sonra, evlerine ve bölgelerine bile geri dönemiyorlar. Bazı Sünni siyasetçiler Maliki’nin üçüncü kez başbakanlığa gelmesine destek vereceklerse onları şimdiden uyarıyoruz. Tersine, baş kaldıran akrabalarının arasına karşımaları, onlarla tek bir duruş sergilemeleri gerekir. Yoksa sonları kötü olur. Maliki’nin IŞİD’i ile savaşacağız dolduruşuna gelip, Sünni ile Sünniyi çatıştırmasınlar. Bunu Sünnilerden hiç kimse kabul etmez. Kardeşlerinin saflarına geri dönsünler.”

Aljazeera

HABERE YORUM KAT