Teamülmüş

06.08.2010 18:10

Melih Altınok

Dikkat edin, ta ana kucağından itibaren, Cumhuriyetin, köhnemiş Osmanlı’nın köhnemiş kurumlarını alaşağı edip bizleri yeni ve diri bir sisteme kavuşturduğu mitiyle algımıza tecavüz edenler, bu ‘modernizm’ atağının resmi başlangıcı 1923 olmasına karşın, neredeyse tüm kurumlarının kuruluşunu çok daha eski dönemlere tarihlerler.

Hanedan ailesini, kendini ele güne rezil etmek pahasına, ‘Misakı Milli’ sınırları dışına sürüp orada yoksulluktan öldüren, üzerine kurulduğu 600 yıllık devletin dilinden tutun da giyim kuşam kültürüne kadar her şeyini yasaklayan Cumhuriyet, meydanlarda “87. yılımız kutlu olsun” pankartlarının altında polis teşkilatının 165. kuruluş yıldönümünü kutlar.

Posta Teşkilatı 169 yıldır vardır.

İtfaiyesi 296 yıl önce kurulmuştur.

TSK ise, sıkı durun tam olarak M.Ö. 209’da (Bkz. Kara Kuvvetleri arması) kurulmuştur. Amanın. Bırakın her konuşmada söyledikleri gibi Anadolu’da kurulan Cumhuriyeti, tüm Orta Asya’nın tapusu ağabeylerdeymiş.

Şaka bir yana tabelasındaki kuruluş tarihini mümkün olduğunca eskiye doğru sallayıp müşterilerini pilavın en iyisini yapacağına ikna etmeye çalışan esnaf lokantaları misali, köklülüğü saplantı haline getiren muktedirlerin tek bir amacı var.  O da tarihin batan güneşinin ışığının yardımıyla, halkın üstüne çöreklenen gölgelerini büyütmek. 

Marks, sistemlerin, meşruiyetlerini borçlu olduğu kurumları ve bunların işleyişine dair pratikleri mutlaklaştırmalarını, ideolojilerinin doğallaştırıcı, tarihselleştirici ve sonsuzlaştırıcı etkisiyle açıklıyor.

İşte bugün ulusalcıların ve sağdan soldan envai çeşit faşistin, hükümetin YAŞ’taki cesur çıkışı karşısında kurtarıcı diye sarıldıkları teamül can simidi de, jilet olacağı günlere adım adım yaklaşan resmi ideolojinin bu “Bandırma” gemisindendir.  

Ordunun başına kimin geleceği, hangi subayın hangi göreve getirileceği geleneklerle belirlenirmiş. Buna müdahale edilmesi nizamı bozarmış.

Öyle ya, karşınızda 2219 yaşında bir kurum var. Aralarında “çobanların, bidon kafalıların, göbeğini kaşıyan kara derililerin” olduğu ahalinin oylarıyla seçilen siyasilerin tevellüdü kaç ki? Başında oldukları, henüz 87 yıl önce kurulan, onun da ancak son altmış yılında işleyeme başlayan bir demokrasi. Kim takar…

Kafanızı karıştırmalarına izin vermeyin kardeşlerim. “Teamül” dedikleri şeyin hiçbir kutsallığı yok. Bu zırvalık, otu boku kutsallaştırıp, “köklü Türk devlet geleneği” türünden söylemlerle ensemizde boza pişiren ceberut ulus devlet(ler)in koca bir yalanı.

Neticede vatandaşın huzuru, güvenliği ve refahı için örgütlenmiş bir mekanizmanın bir bileşenin işleyişine dair teknik bir hususun ne teamülü olacak ki?

Hijyen koşulları neyi gerektiriyorsa tuvalet öyle temizlenir; o kadar.

Bizden aldıkları vekâletle, emri altında çalışan memurların en verimli şekilde nasıl çalışacağına elbette hukuk çerçevesinde siyasal iktidar karar verir. Hiçbir kurum oturup, ayrı bir devletmiş gibi temsilcilerimizle pazarlık edemez.

“Terfi alacak paşaların geleceği karartılıyor. Biraz daha beklenemez miydi” türünden zırvalıklarına da aldırmayın bu güruhun. SBS giren gençler bahsetmiyoruz. YAŞ’ta “hele bir dur bakalım” denilenler, savcılar tarafından, bağlı bulundukları hükümeti devirmek ve halkı esir almak gibi çok ama çok ciddi suçlamalarla itham edilen şüpheliler.

Hükümetin, YAŞ’ta eşi benzeri görülmemiş şekilde askerin dayatmasına direnmesi, Türkiye demokrasisi için psikolojik eşiktir.

İçiniz rahat olsun. Önümüz açık.

Ama şunu aklınızdan çıkarmayın derim dostlar:

          
Bize kapıkulu olmadığımızı hatırlatan sivil iradenin bu cesur adımı karşısında kim teamülden dem vuruyorsa bilin ki, geçimini dün de bugün de o kapıya kulluktan sağlayan ve gelecekte de bu imtiyazdan vazgeçmek istemeyenlerdir. “Ağanın malı gider kâhyanın canı gider” hesabı, bu sistemin bekasından nokta kadar menfaati olmadığı halde reformlardan huzursuz olan, kul olduğu saltanat yıkılacak diye kederlenen solcu ise olsa olsa mazoşisttir.

Mazoşistle sadistin hikâyesini başka bir yazı da anlatırım size.

melihaltinok@gmail.com

 TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim