1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Tatvan’da ‘’Ümmet Bilinci ‘’ Semineri Yapıldı
Tatvan’da ‘’Ümmet Bilinci ‘’ Semineri Yapıldı

Tatvan’da ‘’Ümmet Bilinci ‘’ Semineri Yapıldı

Tatvan Özgür-Der Tarafından Cuma günleri yapılan seminerlerin bu hafta ‘’Ümmet Bilinci’ konusu vardı.

A+A-

Tatvan Özgür-Der Tarafından Cuma günleri yapılan seminerlerin bu hafta ‘’Ümmet Bilinci’ konusu vardı. Özgür-Der Diyarbakır şubesinden M.Masum YOKUŞ’un konuşmacı olarak katıldı. Program Özgür Der üyesi  Şerif GÜMÜŞ okuduğu Kur’an’ı kerim ve mealiyle başladı.

M.Masum YOKUŞ’un konuşma özeti

YOKUŞ, öncelikle ‘ümmet’ kavramının kelime anlamına ve Kur’an da hangi anlamlarda kullanıldığına dikkat çekti.YOKUŞ, Ümmet kelimesinin “ümm” köküne dayandığını ve bunun “anne-nine” anlamına geldiğini, Kur’ an da ‘Ümmül Kitap’ tamlamasının ‘kitabın anası’ anlamında kullanıldığını; ayrıca, belirgin bir şekilde ‘topluluk’ anlamında kullanıldığını belirtti. Ümmet kelimesinin çoğulunun “Ümmem” olduğunu, “imam” kavramının bu köke dayandığını ve ‘ümmetin lideri’ anlamında olduğunu söyledi.

YOKUŞ, Kur’an da  altmışı aşkın sayıda kullanılan ‘ümmet’ kavramı en temelde şu beş anlamda tasnif edilebilebileceğini söyledi:

 1- Önder ve rehber anlamında. "İbrahim. Gerçekten Hakka yönelen, Allah'a itaat eden bir önder(امة) idi; Allah'a ortak koşanlardan değildi." (Nahl/120)

 2-Belirli bir zaman dilimi anlamında. "Andolsun, eğer biz onlardan azabı sayılı bir süreye(امة معدودة) kadar ertelersek, mutlaka 'Onun gelmesini engelleyen nedir' derler." (Hud/8)

 3- Yol, yöntem ve din anlamında. "Hayır! 'Sadece biz babalarımızı bir din(امة) üzerinde bulduk, biz de onların izinden gidiyoruz' derler."(Zuhruf/22)

 4-Hayvan/canlı toplulukları anlamında. "Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi topluluklar(امم)dir." (En'am/38)

 5-İnsan toplulukları için. Bu anlamda 58 kez kullanılmıştır. "Siz, insanların iyiliği için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz." (Al-i İmran/110)

Ümmet kelimesi, kavramı ve Kur'an'da kullanım şekli itibariyle, inanç/din birliğini ifade ediyor. İslam ümmeti veya Ümmet-i Muhammed derken, İslam'a ve Hz. Muhammed'e inanan insanların toplamını ifade ediyor. İsa'nın ümmeti, Musa'nın ümmeti derken de bu iki büyük peygambere inanan insanların toplamı kastediliyor.

YOKUŞ, ÜMMET’in MAHİYETİ konusunda şu başlıkların önemli olduğunu vurguladı. Konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

İSLAM IRK MERKEZCİLİĞİ RED EDER: Bu çerçevede Batı mahsulü milliyetçiliğin şu boyutları ile İslami düşünceye ters düştüğünü söylemek mümkün1-Milliyetçilik, kavimleri birbirlerine karşı üstünlük/tefahür yarışına sokuyor. Oysa İslam'da üstünlüğün ölçüsü, takvadır; etnik köken veya vatan değil. Bu yönüyle milliyetçilik İslam ile çelişiyor ve reddedilmesi gerekiyor.2-Milliyetçilik, kavimleri birbirine yabancılaştırıyor, yek diğerine bigane hale getiriyor ve hatta birbirlerini düşman olarak telakki etmelerine neden oluyor. Bu yönüyle milliyetçilik İslam'ın açık düsturu olan "Müminler kardeştir" ayetiyle çelişiyor ve reddedilmesi gerekiyor.3-Milliyetçilik, ümmeti parçalıyor ve Batılılar ümmeti bölüp yönetmek, istismar ve istihmar etmek için milliyetçiliği bir strateji olarak kullanıyorlar. Bu sebeple milliyetçilik kabul edilemez.4-Milliyetçiliğin, asırlar boyu süre gelen siyasal gelenekle çelişmesi. Milliyetçilik cereyanı İslam dünyasına sirayet edene kadar genellikle İslam dünyası büyük imparatorluklar şeklinde yönetildi. (bu son madde üzerinde yeniden düşünülmeye muhtaçtır) diyen YOKUŞ, bütün dünya insanlarının potansiyel Müslüman olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

İSLAMIN TOPLUMSAL DÜZENİ EVRENSELDİR:

YOKUŞ, İslamın toplumsal düzeninin evrensel olduğunu ifade ederek, Batı’ da özellikle şüphecilik akımın etkisiyle evrensel bir toplumsal modelin ve büyük anlatıların artık ret edildiğini vurguladı. Batı’nın mevcut postmodern anlayışıyla toplumları küçük birimlere ayırıp atomize ettiğini, büyük insanlık ailesinin tarumar edildiğini ifade etti.

BÜTÜNCÜLÜK:

İslam insan davranışlarının her alanıyla ilgili olduğu için bütüncüldür. İslam, hayatı bölmez. Davranışlar, ibadet-ahlak-muamelat arasında bir korelasyon mevcuttur. İnsan davranışlarının/amellerinin sonsuz oluşu hasebiyle islam’ın toplumsal düzeni de sonsuz olmak durumundadır. Fitne kalkıp din yalnız Allahîn oluncaya kadar bir düzeni ön görür.

İSLAM TOPLUMU ÖZGÜRLÜKÇÜDÜR:

Bütün mahlukat, melekler dahil yaratılışları gereği Allah’ın emrine mutlak itaatle yükümlü oldukları ve bu çerçevede irade sahibi olmadıkları halde; insan, tercihlerinde muhayyer bırakılmıştır. Bu yönüyle İnsan seçiminde özgürdür. Batı toplumunun özgürlük anlayışının temelinde faydacılık olduğunu ifade eden YOKUŞ, İslam’ın özgürlük anlayışının ahlak temelli olduğunu ifade etti.

YOKUŞ, konuşmasının devamında şu notalara değindi:

Ümmetin Birliğinin Mahiyeti: kapsayıcı, somut ve içerikli, Dinamizme dayanan, organik bir ilişkiyi öngören ve imkan dahilinde olduğunu ifade etti.

YOKUŞ, konuşmasının sonunda şu vurguları yaptı: Batı’ının karşısında yenilmemizin ve çaresiz gibi görülmemizin Müslümanların zaaflarından kaynaklandığını, ancak Allah’ın lutfu ve yardımıyla Yaklaşık 100 yıldır süren uyanış çabalarının bu günlerde meyvesini vermeye başladığını… Cemallettin Afgani, Reşit Rıza ve Muhammed Abduh’ un yaktığı aydınlanma meşalesi ışığını arttırarak yanmaya devam etmektedir. Kur’ana ve sahih sünnete yeniden dönmeyi hedefleyen Öze Dönüş hareketinin bu günlerde diktatörlerin bir bir devrilmesine zemin hazırladığını… Allah’ın lutfuyla İslam’ın bütün dünya insanları için yeniden yegane kurtuluş ve barış umudu haline geldiğini… Silah teknolojisi üzerinden devleşen Batı rüyasının insanın kabusu haline geldiğini; ve dünya insanlarının Batı’ ya yönelik umutlarını kaybettiğini… Yegane sahih din olan İslam’ın küresel hakimiyetinin olmasıyla dünya barışının yeniden tesis edilebileceğini ifade etti.

Son olarak, Müslüman halkların yaşadığı bu nazik süreçte her zamankinden daha çok ümmet bilinci ve uyanıklığına ihtiyaç duyulduğunu ifade eden YOKUŞ, Özellikle Suriye’ ve genel anlamda dünyanın neresinde olursa olsun Müslümanların yaşadığı zulümlere seyirci kalınamayacağını, seyirci kalanların ümmet şuuru ve ümmet perspektiflerini kaybettiklerini söyledi.   

Program Soruların cevaplandırılmasıyla sona erdi.

masum_yokus-20130317-02.jpg

HABERE YORUM KAT

1 Yorum