1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Tatvan’da “Kur’an Merkezli Hayat” Seminer Yapıldı
Tatvan’da “Kur’an Merkezli Hayat” Seminer Yapıldı

Tatvan’da “Kur’an Merkezli Hayat” Seminer Yapıldı

Özgür-Der Tatvan Şubesinde, Ramazan Çelikal , “Kur’an Merkezli Hayat” konusunu çeşitli yönleriyle değerlendiren bir seminer verdi.

A+A-

Konuyu üç bölüm halinde sunan Çelikal, İlk bölümde “Kur’an Tasavvurumuz” üzerinde durdu. Sağlıklı bir Kur’an tasavvuru olmadan Kur’an merkezli bir hayatın mümkün olamayacağını, Sağlıklı bir Kur’an tasavvurunun da; Anlaşılabilen, Temel kaynak olan ve hayata müdahil, hayatın yönünü belirleyen bir Kur’an olması gerektiğini vurguladı.

Anlaşılmayan ya da sadece bazılarının anlayabildiği bir kitap; benim değil sadece anlayabilenlerin hayatını belirleyebilir/etkileyebilir/değiştirebilir. Temel kaynak konusunda da ifrat ve tefride gidilerek, ya sadece Kur’an denildi, ya da Kur’an’ın seviyesine başka eserler konulmaya çalışıldı. Bu yaklaşımlar hiçbir zaman hayatımızın merkezine Kur’an’ı oturtmayacağı gibi ondan uzaklaşmayı da beraberinde getirecektir.

İkinci bölümde Kur’an’ı anlama çabalarının üzerinde durdu. Çelikal konuyla ilgili şu tespitlerde bulundu. Kur’an sadece bilgilenme amaçlı okunmamalıdır. Akademik ve kültürel seviyenin artması, aynı oranda Kur’an’la irtibatın artması anlamına gelmeyeceğini, Kur’an okumalarının pratik hayatı etkilemesi ve belirlemesi gerektiğini söyledi.

Üzerinde tefekkür edilerek “sanki bana iniyormuş gibi” duygusuyla yapılan okumaların yoğunluğunu arttırmamız gerektiğini vurguladı.  M. İkbal’in “ Kur’an’ın manası senin kalbine yeniden nazil olmuyorsa ne Razi’nin tefsiri, ne de Zemahşeri’nin Keşşaf’ı senin derdine çare bulamaz. Sözünün konuyu çok net açıkladığını söyledi.

Kur’an’ı anlayarak okuma ve Arapça ezberlerin arttırılması bizi Allah’la daha iyi bir diyaloga vesile kılacaktır. Anlamları bilinerek ezberlenen surelerin namazlarımızı da doğrultacağı, Okumalarımızı gece okuyuşlarıyla yoğunlaştırmamızın bu surece büyük katkı sunacağını, gecelerini Kur’an’la dirilmeyenlerin gündüzlerine Kur’an’ın sirayet etmeyeceği kanaatini vurguladı.

Üçüncü bölümde Hayatın Merkezine Kur’an’ın alınmasıyla ilgili bireysel ve topluluk olarak nelere dikkat edilmesi gerektiği üzerinde durdu.

Bireysel olarak nelere dikkat edilmesi gerektiğini ayetler ışığında şöyle özetledi;

Furkan 73’te buyurulduğu üzere “Onlar, kendilerine Rabblerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.”  Çünkü işi çok ciddiye alırlar.

Para, Şöhret, Güç sarmalında mücadeleden sapma sürecinde Tevbe 38’de buyurulduğu üzere “ Yeryüzünde çakılıp kaldınız” ihtarını kendilerine sorarlar.

Ahlak erimesi, İnsanlık yitimine karşı, Kalem 4’te buyurulduğu üzere; “Hulukin Azim-Yüce Ahlak’a” dayalı çözümler üretirler.

Tüketim toplumunun çılgınlıkları arasında vitrinleri ve reklamları izlerken depreşen moda ve marka tutkusunu Araf 26’da buyurulduğu üzere “Takva Elbisesi” alternatifi ile dizginlerler.

Sabahın fecrinde uykunun mahmurluğu ve ağırlığı altında Muzemmil 1-2’de buyurulduğu üzere “Ey örtüsüne bürünen geceleyin kalk” emrine uyarlar.

Bu eylemlerin tümünün kişiyi dünya merkezli bir hayattan Ahiret merkezli bir hayata hazırlayacağı vurgusuyla bu bölümün topluluk olarak dikkat etmemiz gereken hususlarına değindi.

Allah’ın dininin hakim kılınması için aralıksız bir çaba içinde olmalı, Zulme karşı Mazlumun yanında taraf belirlemeli, Emr-i bil ma’ruf, Nehyi anil münker eylemini bir imani sorumluluk olarak bilmeli, Cahili toplum ilişkilerine ve egemen şirk sistemlerine karşı bir mücadele ortaya konulmalı, Öksüzün itilip kakılmaması ve yoksulun doyurulmasına ön ayak olunmalı, Islah temelli bir çaba ve Ümmet bilinci her daim diri tutmalı.

HABERE YORUM KAT

2 Yorum