Tatvan’da ‘’Kur’an Kıssaları Bilinci’’ Semineri

12.05.2013 15:43
Tatvan’da ‘’Kur’an Kıssaları Bilinci’’ Semineri
Tatvan Özgür-Der haftalık Cuma seminerinde bu hafta ‘’Kur’an Kıssaları Bilinci’’konusu vardı. Semineri Tatvan Özgür Der üyesi M.Şerif GÜMÜŞ sundu.

M.Şerif GÜMÜŞ’ün Konuşma Özeti:

GÜMÜŞ, “Kıssa, bir kimsenin izini sürmek, ardınca gitmek manasına geldiği gibi, bir adama bir sözü beyan edip bildirme manasına da gelir. Kıssalar, geçmişte yaşanan gerçeklerden, insanların yaşadığı zaman içinde ders almasını amaçlamaktadır. Ayrıca kıssalar Hz. Peygamberin nübüvvetini de tasdik eder. Eski kavimlerin başlarına gelen felaketleri bildirmek ve böylece onlar gibi davranan içinde benzer sonuçlar olabileceğini bildirir. Kur’an kıssalarında olaya ve işe dikkat çektiğinden daha çok verilmek istenen mesaj önemlidir. Bunun içim kıssalarda zaman ve mekan ön planda değildir.” dedi

GÜMÜŞ, “Kuran kıssalarının tekrar etmek, olayların sadece maksada yetecek kadarını bildirmek ve kıssa arasına alınacak ibretlikleri serpiştirmek olduğunu söyledi. Eğer kıssaları nüzul sırasına göre ele alırsak bir bütünlüğün olduğunu görebiliriz. Allah bir toplumu sırf kur’an’a aykırı inançlarından dolayı helak etmez. Fesadı, tuğyanı ahlaksızlığı yüzünden toplumları helak eder. Helak edilen toplumlar ya göklerden inen azapla ya yerde olan azapla yada bir toplumu diğer bir toplumuna olan kırdırtması şeklinde helak edilmiştir.

Kuran kıssaları konusunda iki ana yaklaşım söz konusudur. Bunlar geleneksel anlayış ile modern seküler rasyonel anlayıştır. Geleneksel anlayış tefsir hadis ve diğer İslami kaynaklarda bulunan ayetlerin neredeyse tümünü doğru ve tartışılmaz gördüğünü ,bu konularda söylenmesi gereken her şeyin geçmişte söylendiği için ,yapılması gereken önceki âlimlerin görüşlerini alır nakletmek olduğunu, bunun dışında yeni bir usule bilgi üretiminin haddi aşma sayılacağı kanaatindeyim.” dedi

GÜMÜŞ, “olması gereken geleneksel bilginin sahih olan kısmını alıp, ona nüfuz etmiş gayri sahih yaklaşımları titiz bir şekilde elemek ayıklama olmalıdır .Kıssaların bilgisi kur’an ve eski kitaplarda vardır. Allah’ın sekiz yerde bu Kur’an’ın önceki kitapları tasdik ettiğini beyan etmesi bu kitapların tümüyle tahrif olmadığını onlarda bir takım doğru malumatın bulunduğunu göstermektedir. Kur’andaki kıssaların kısa – öz anlatılması bu kıssaların önceki kitaplarda detaylı olarak bulunmasındandır. Kur’an o kitaplarda bulunan tevhide aykırı noktaları düzelterek, daha ziyade muhatapları hidayete yönelik öğüt ve ibret mesajları vermekle yoğunlaşmıştır. Örneğin HZ. Süleyman, sihirbazlar veya firavunun İslam a daveti gibi.”

GÜMÜŞ, “Kur'an, tarihin oluşum seyrini ne sınıfsal, ne ekonomik ne de ulus vb. temelli bir çerçevede ele alır. Ona göre tarihin akış seyri akide temellidir ve bu, tevhid ve şirk ekseninde gerçekleşir, Daha açmak gerekirse tarih, Allah'ın iradesini hayatın bütün alanlarında geçerli kabul eden ve bunun gereklerini yerine getiren birey ya da topluluklarla, O'nun iradesini hayatın bütününde ya da belli bir kısmında kabul etmeyen ya da gerçekleştirmek istemeyen kişi ya da toplumlar arasındaki mücadele alanını ifade etmektedir. Kur'an'a göre insanların ya da toplumların ekonomik, ulusal ya da sınıfsal duruşları onların bu iki eksenden birini tercih etmeleriyle alakalıdır. Ya da onların Allah ile kendileri arasındaki ilişkileri nasıl belirleyecekleri konusundaki kararlarıyla irtibatlı olduğunu belirtti.

Kıssalar Kuranın yarısından fazlasını oluşturmasına rağmen ne yazık ki bu güne kadar kuran kıssaları üzerine yeterince durulmadı. Kur’anı kerim , muhatabı olan Arap toplumunun bildiği olaylar ve kahramanları oluşturduğu kıssaların arka planından seçmiştir. Araplar bunları duymuşlardı, ya tarihi kalıntılarını gözlemlemişlerdi yahut başka topluluklarının iktibas etmiş olduklarını” söyledi.

GÜMÜŞ, “Amaç kıssaların muhataplar üzerinde derin etkin olmasını sağlamak bilinen ve tanınan, olağan olay ve kişilerden, bilinmeyen ve yabancı, fikir ve düşüncelere varmaktır. Bu nedenle de her mümin, Kuran'da Peygamberlerle ilgili bildirilen her şeyi dikkatle inceleyerek, onların yaşamlarını, gösterdikleri güzel ahlak örneklerini, Allah'a olan derin bağlılıklarını öğrenmelidir ki böylece dünya üzerinde yaşamış olan en kıymetli insanların üstün ahlakına talip olabilsin.Ayrıca Kuran'da Peygamberle ilgili olarak anlatılan her olay kuşkusuz tüm müminlerin hayatı için de aydınlatıcı ve yol göstericidir Çünkü "yoksa sizden önce gelip geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?" (Bakara Suresi, 214) ayetinin hükmüne göre, Peygamberlerin ve beraberindekilerin yaşadıklarının benzerlerini, onların izindeki müminler de yaşamaya devam edecekler”ini belirtti.

GÜMÜŞ konuşmasını sonunda Kur’an'da anlatılan Peygamberlerin yaşam şekillerini dikkatli bir şekilde incelemek, mümine büyük yarar sağlayacaktır Allah Kuran'da, Peygamber kıssalarının "temiz akıl sahipleri" için ibretler içerdiğini bildirmektedir: Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır (Bu Kuran) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, herşeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir (Yusuf Suresi, 111)

Program soruların cevaplandırılmasıyla sona erdi.

mserfigumus-2.jpg

 

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim