1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Tatvan’da ‘’Kulluk Bilinci ‘’Semineri Yapıldı
Tatvan’da ‘’Kulluk Bilinci ‘’Semineri Yapıldı

Tatvan’da ‘’Kulluk Bilinci ‘’Semineri Yapıldı

Tatvan Özgür Der tarafından yapılan bilinç seminerlerinin bu haftaki konusu “Kulluk Bilinci” idi.

A+A-

Diyarbakır Özgür-Der’den Nuraddin YARGICI tarafından yapılan sunuma ilgi yoğundu. Program İbrahim AYKAN’nın okuduğu Kur’an’ı kerim ve mealinin okunmasıyla başladı.

Nureddin YARGIC’nın Konuşma Özeti:

'Abd' kelimesinin kök fiili, itaat etmek, alçak gönüllülük göstermek; daha açık bir ifade ile kişinin bir kimseye isyan etmeksizin, ondan yüz çevirmeksizin, karşılık vermeksizin itaat etmesi ve boyun eğmesidir. İtaat edilen kimse onu dilediği şekilde hizmet ettirebilir.

'Abd', ibadet ve ubudiyyet kavramlarının köküdür. Bunlar; kulluk etmek, güç ve iktidar sahibi birisine karşı boyun eğmek anlamına gelir. Bunlar aynı zamanda, kişinin üstün gördüğü bir güç önünde itiraz etmeksizin itaat etmesi, kendi özgürlüğünü onun için terkedip tam bir bağlılıkla onun emrine girmesi demektir. İbadet veya ubudiyyetin gerçek anlamı budur. Bu kulluk'ta, itaat edenin yalnızca boyun eğip söz dinlemesi yeterli değildir.

Islâm'dan önce efendilerine karşı bu şekilde olması gereken köleye 'abd' denirdi. Cahiliyye insanları ayrıca putlarına karşı böyle davranır, onların karşısında kendilerini 'köle-abd' gibi düşünürlerdi.

Islâm, bu şekilde bir boyun eğmenin, kayıtsız şartsız itaatin ve bu yüceltmenin ancak âlemlerin Rabbi olan Allah'a karşı yapılabileceğini, bunun kulluk manasına geldiğinin ve insanın varoluş sebebinin de bu şekilde bir 'kulluk'olduğunu ortaya koymuştur.dedi.

Abd'ın Kur'an'daki Kullanımlarını şöyle sıraladı

1-‘Abd' kelimesi Kur'an'da dört anlamda kullanılmaktadır.

Birincisi, hukuk açısından 'abd' köle demektir. Yani hürriyeti olmayan, alınıp-satılan, mülk haline gelen kimse. Özellikle savaş sebebiyle gündeme gelen esir olma durumu.

Kısas âyetinde, hür bir kimsenin yine hür bir kimse ile, kölenin de ancak köleye karşı 'kısas' olabileceği söyleniyor. ( Bakara /178) Evlenme açısından mü'min bir kölenin, müşrik hür bir kimseden daha hayırlı olduğu belirtiliyor. ( Bakara /221) Kendisine mal verilen hür bir kimse ile, hiç bir şeye gücü yetmeyen ve başkasının mülkünde olan kölenin sorumluluk açısından bir olmayacağı bildiriliyor. ( Nahl /75)

2-Yaratılması açısından 'abd'; bu da her şeyin Allah'ın bir yaratığı olduğunu ifade eder. Böyle bir yaratma yalnızca Allah'a aittir. O'nun yarattığı her şey, yani bütün abd'ler (kullar) Allah'a itaat ederler. Bu itaat da ya isteyerek, ya da zorunlu olur. İnsanların dışındaki bütün varlıklar istemeden de olsa Allah'a itaat ederler. Hiç bir yaratık Allah'ın kendileri için çizdiği çizginin dışına çıkamaz.

“Göklerde ve yerde onların tümü, Rahman (olan Allah'a) yalnızca abd (kul) olarak gelecektir.” (Meryem /93). Her şey O'na isteyerek veya istemeyerek teslim olmaktadır ( Âli Imran /83) veya secde etmektedir. ( Ra'd /15)

İnsanlardan Allah'ın peygamberlerle gönderdiği dine inananlar bilerek ve iradelerini kullanarak Rablerine kulluk yaparlar, boyun eğip-itaat ederler.

3- Allah'a kulluk yapmak açısından 'abd'. Bu, Kur'an'da bir övgü sıfatıdır. Allah (cc) kendi yarattığı insana 'abd-kul' demektedir. Bunun anlamı; insan Allah'a itaat etmek durumundadır. Kulun bu itaatı bilinçli bir itaat olduğu için onu diğer varlıklardan daha üstün bir yere çıkarır. Bu anlamda bütün insanlar Allah'ın kuludur. Allah (cc) insanların mevlâ'sıdır. (Âli Imran/150,Bakara/286, Hacc/78). Insanları koruyan, gözeten ve nimet veren sahip O'dur.

'Abd' sıfatı Hz.Muhammed için de kullanılan övücü bir sıfattır. Rabbimiz bazı peygamberler için 'kulumuz' dediği gibi Hz. Muhammed'e de 'kulumuz' demektedir.

“Eğer kulumuz'a (Hz. Muhammed'e) indirdiğimiz Kur'an'dan şüphe ediyorsanız, haydi onun gibi bir kitab getirin bakalım...” (Bakara/23).Peygamberimiz (sav) kendisine 'abdullah- Allah'ın kulu' denilmesinden hoşlanır, dua ederken sürekli 'Yarabbi senin kulun...' kelimesini kullanırdı.

Demek ki 'abd-kul' olma sıfatı yüceltici bir sıfattır ve iman eden kulların yalnızca Allah'a itaat ve ibadet ettiklerinin göstergesidir. Kendini bu şekilde niteleyen mü'min, kulluğu yalnızca Allah'a yaptığını, mutlak boyun eğişin yalnızca O'na yapılması gerektiğini ve başka şeylere kulluğun alçaltıcı olduğunu ilân etmiş olur.

4- Abd'in dördüncü anlamı; dünyalıklara, mala ve servete aşırı bağlılıktır. Paraya, çıkara, dünya malına aşırı bir ilgi gösteripde Allah'ı unutanlar kötü insanların tavırlarıdır. Kimileri için maldan, servetten, paradan üstün bir şey yoktur. Bu gibi şeyler onun gözünde çok kutsaldır, başka kutsal bir şey yoktur. Böyleleri bu yanlış düşünceleri yüzünden Allah'a insan olarak yapmaları gereken kulluğu unuturlar, O'nun dışında her hangi bir şeyin karşında boyun eğerler.

Peygamberimiz (sav) buyuruyor ki: “Altına, gümüşe ve lükse abd-kul olan kahrolsun”

YARGICI konuşmasına şöyle devam etti

Allah ,insanı 'abd-kul' olarak yaratmıştır. Dolaysıyla insana düşen bu kulluğun şuurunda olmaktır. Abd, efendisinin emrine itiraz etmeksizin, karşı gelmeksizin uyar. Verilen emri yerine getirir, istenen hizmeti görür.İnsan öldüğü zaman da hayatının hesabını bu efendisine verecektir.

Abd olarak yaratılan insanın, kendisine sonsuz bağışta bulunan Mevlâsı Allah'ı bırakıp, kendisine faydası veya zararı olmayan putları, az bir faydası var zannettiği tağutları ve sahte ilâhları mevla bilip onlara kulluk yapması ne kadar yanlıştır? Elbette gerçek Efendiye kulluğu unutanlar, başka yalancı mevlâlar (efendiler) bulurlar.

İman eden kimse, bir anlamda bütün kölelikleri, bütün yanlış kul ve kulluk anlayışlarını reddettiğini ilân etmiş olur. O, imanıyla der ki, “ben âlemlerin Rabbini ilâh olarak kabul ediyorum, ben O'nun kuluyum. Dolaysıyla mutlak itaati, mutlak hizmeti ve ibadeti yalnızca O'na yapacağım.

Allah, kendisine itaat etmeyen, O'na şirk (ortak) koşan, O'nu tanımayan ve O'na karşı kibirlenen azgınları lanetler, onların bir kısmını davranış yönünden başka hayvanlara benzetir .İşte böyleleri doğru yoldan ayrılıp, sapık yollara gidenlerdir. ( Maide /60).Allah'a kulluk yapmayı reddedenler kendileri için yeni ve yalancı ilâh bulurlar, sonra da onun önünde abd-kul olurlar. Bu durum insan için alçaltıcı bir konumdur, insanın şerefine yakışmayan bir durumdur.

Mü'min, Allah'a abd-kul olduğunun şuuruyla kulluk görevlerini yerine getirmeye çalışır, Rabbinin rızasını kazanmaya çaba harcar, O'na mümkün olduğu kadar samimiyetle bağlanır, davranış ve ibadetleriyle O'na t’azim eder (saygısını gösterir). Allah'a yönelen bu davranışlara ibadet denir. Bu şekilde ibadet eden kullara (abd'lere) 'ibâd', yani Allah'ın kulları denilir.

YARGICI konuşmasına şu ayetlerle devam etti.

‘’Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız.(Bakara – 21)

‘’ (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.’’(Fatiha -5)

’’Hani, biz İsrailoğulları’ndan, “Allah’tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekâtı vereceksiniz” diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.’’(Bakara – 83)

"Yoksa siz Yakub’un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediği, onların da, “Senin ilâhına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek bir ilâha ibadet edeceğiz; bizler O’na boyun eğmiş müslümanlarız.” dedikleri zaman orada hazır mı bulunuyordunuz?"(Bakara – 133)

"(Yahudiler) Allah’ı bırakıp, hahamlarını; (hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır."(9/31)

‘’Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et’’(15/99)

‘’ (Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu hâlde, O’na ibadet et ve O’na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O’nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?’’(19/65)

Ayetler bizlere sadece ve sadece Allah’a kul olmamızı ve mutlak olarak Allah’a teslim olanlardan olmamızı emreder.Allah ,hiç bir şeye muhtaç olmadığı için ibadete layık olandır.Muhtaç olan insan ise kul olandır.O zaman kul olan insan ,rabbine ‘’abd’’ olmak zorundadır.Rabbine kul olmayan muhakkak başka bir şeye kul olacaktır.Çünkü insan yaratılış icabı kul olarak yaratılmış ve kul olmaktan başka da bir alternatifi yoktur.Ya Allah’a kul olacak yada başka bir şeye kul olacaktır.Bu tercih insana verilen bir özelliktir.Evrende insanoğlu ve cinler hariç,yaratılan her şey hakkıyla Allah’a kulluklarını yerine getirmektedirler.

Karar senindir Ey insanoğlu…

Program soruların cevaplandırılmasıyla sona erdi.

nureddin_yargici-20130127-02.jpg

HABERE YORUM KAT

1 Yorum