1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Tatvan’da "İslamiyet’ten Önce Dini İnanışlar" Semineri
Tatvan’da "İslamiyet’ten Önce Dini İnanışlar" Semineri

Tatvan’da "İslamiyet’ten Önce Dini İnanışlar" Semineri

Tatvan Özgür-Der tarafından yapılan seminerlerde bu hafta ‘’İslamiyet’ten Önce Dini İnanışlar’’ konusu vardı.

A+A-

Özcan TAŞCAN tarafından yapılan sunumda İbrahim AYKAN’’Kuran’ı Kerim ve Meali okudu.

Özcan Taşcan’ın Konuşmasının Özeti:

Özcan TAŞCAN konuşmasına din kavramını anlatarak başladı.Din, kelime anlamı olarak ceza, adet, itaat, hesap, hüküm, mülk, millet, şeriat,yol, kanun, takva, ibadet gibi anlamlara gelir.Kur’an da Nur süresi 25. Ayette din kelimesi  kelime anlamında da kullanılmıştır. Ayrıca  “Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür.” (SAFFAT-20). Kur’an-ı Kerim’de din kelimesi birkaç farklı anlamda kullanılmıştır. Biz burada hayat sistemi, yaşam tarzı anlamında kullanılan ayetlere bakacağız. Bu anlamda din kelimesi, kavram olarak: “Kişinin, kendisine terbiye edici, düzen koyucu Rabb olarak seçtiği kimsenin, varlığın, sistemin, ideolojinin v.s belirlediği hükümler doğrultusunda hayatını idame ettirerek bunu bilinçli ve isteyerek yapması”nı ifade ettiğini belirtti.

Özcan TAŞCAN,Arap yarımadasında bulunan dinleri şu şekilde sıraladı.

1-Yahudiler, kendilerini Hz. İbrahim’den geldiklerini belirtiyorlardı.Rabbimiz Hz. İbrahim’e İsmail ve İshak adında iki erkek evlat nasip etti. Hz. İshak soyundan, Yakup, Yusuf, Musa, Davud, Süleyman ve Hz. İsa.peygamber,Hz. İsmail soyundan ise Hz. Muhammed (sav) gelmiştir.  Yahudiler kendilerini Yakubun dördüncü oğlu Yehudaya dayandırırlar. Hz. Yusuf zamanında büyük nimetlere kavuştular. Kıpti milliyetçiliğiyle beraber tekrar zulüm altında yaşamaya başladılar. Asırlarca Firavunların zulümleri altında zillet içinde bir hayat yaşadılar.Hz. Musa zamanında, Allah onları yine zulümden kurtardı ve Mısır’dan çıkardı. İsrailoğullarına Filistin’e yerleşme emri verildi. Ancak Filistin’de büyük ve güçlü bir ordu olunca İsrailoğulları bu emri yerine getirmediler. Bunu üzerine Allah onları 40 yıl daha çölde dolaşmalarına hükmetti. Hz. Musa M.S 1272 de vefat etti. Sonrasında Hz. Yuşa zamanında Filistin fethedildi ve buraya yerleştiklerini görüyoruz.Yahudi âlim ve din adamlarının en büyük kabahati, Tevrat'ı öğrenmeye ve bunu halk arasına yaymaya çalışmaları yerine bunu, sadece Rahip ve Rabbî'lerin tekeline ve keyfi tasarrufuna sunmuş olmalarıydı.

‘’Ey iman edenler, gerçek şu ki, (yahudi) bilginlerinden ve (hristiyan) rahiplerinden çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar... Onlara acı bir azabı müjdele. (TEVBE-34)

 Yahudiler kendi iddialarına göre M.Ö 1200 de Yesrib’e yerleştiler. 2. İddia ise M.Ö 587’de Babil imparatorunun kudusü yakıp yıkmasından sonra geldiler. 3. İddia ise M.S. 70 de Romalıların Kuduste yaptıkları katliam ve sürgünden sonra Hicaz’a yerleştiler.Tebük, EL kura vadisi, Fedek ve Hayber gibi yerlerde tek hakim konumundaydılar.Beni Kureyza, Beni Nadir, beni Bahdel ve Beni Kaynuka Yahudileri ise Yesrib’e yerleştiler. Kısa bir süre sonra orada hakimiyeti ele geçirdiler. M.S. 450 de Sebe süresinde geçen sel felaketinden sonra Evs ve Hazrec kabileleri Yesrib’e yerletiler. Ancak Yahudilerin zulmü ile karşılaşınca sadece Medine’ nin çol kısımlarında yer bulabildiler. Gassanilerin desteğiyle Evs ve Hazrec kabileleri Medine’de hakimiyeti ele geçirdiler. Sonrasında beni Kaynuka, Hazrec kabilesine, Beni Nadir ve Beni Kureyza ise Evs kabilesine sığındılar.Kültür, dil ve medeniyet açısından tamamen Araplaşmışlardı. Ancak bunu da benimsedikleri için değil hayatta kalabilmek için yapmışlardı. Ekonomik anlamda Araplara karşı üstündüler. Özellikle ticaret ve tefecilik konusunda çok ilerideydiler.Yahudilerin bugünkü bilinen şekli,inanç ve ibadet tarzları M.Ö 300-400 yıllarında ortaya çıktı.

2-Yahudi din adamlarının Allahın dinini tahrif etmelerinin ardından onlara bir mucize olarak Hz. İsa peygamber olarak gönderildi. Ondan sonra ise onun adına Mesihilik veya Hıristiyanlık adında din ortaya çıkardılar.Nasara kelimesi bir görüşe göre, Hz. İsanın doğduğu yer olan Nasıra dan gelmedir. Bir diğer görüşe göre ise Hz. İsanın Men Ensaru ilahi- Allah’ın yolunda kim benim yardımcılarımdır” kelimesindeki ensaru kelimesinden gelmektedir.Hıristiyanlık Hz. İsa taradından kullanılan bir isim değildir.Çünkü Hz. İsa kendisine ait yeni bir din getirmemiştir. Yeni bir şeriat hüküm getirmiş ancak din aynı dindir. Tevratı doğrulamak üzere gelmiştir. Mesajı da önceki peygamberler gibi TEVHİD inancıydı.

Hıristiyanlık İsa’ya onun ölümünden sonra tabi olan Aziz Paul tarafından Yahudilikten ayrıştırılmıştır. Hıristiyan adı ise M.S 43-44 yıllarında Antakyalı müşriklerin alay etmek için söyledikleri bir isimlendirmedir. Aziz Paul İsa’ya olan düşmanlığından kaynaklanan yeni bir din anlayışı ortaya koymuştur. Hıristiyanlıkta M.S 2. Asırdan sonra ruhbanlık sınıfı ortaya ıkmış ve evliya, azizlere tapma döneminde başlamıştır. Hızla İncil tahrif edilmiş ve şirke dayalı bir din ortaya çıkmıştır.Hırsitiyanlıkta 4 incil kabul edilir.1-Matta (41) 2- Markus(63-70) 3- Luka(87) 4-Yuhanna(90)

4 incilde de metinler birbirinden ayrı ve çelişkilerle doludur. Hepsi de Latince ve yunanca yazılmıştır. İlk yazımlar 2. Asırda başlamıştır. Ancak elimizdeki ilk İncil nüshaları 4. Asıra ait nüshalardır. Bu İncilleri yazanların hiçbiri Hz. İsayı ve havarilerini görmemiştir. En güvenilir incil olan Barnabas incili ise 325 te aforoz edilmiş ve nüshaları saklanmıştır. Ancak içeriğine bakıldığında Oxford Üniveristesinde) tevhid inancına uyan anlayış ve ibadet türleri vardır. Araplarda Hıristiyanlık ise 3 yy da Arap yarımadasında başlamıştır. Yemen ve Habeşistan  bölgesinde güçlüdürAshabı Uhdud Kıssası: Kahrolsun Ashab-ı Uhdud, 'Tutuşturucu-yakıt dolu o ateş,', Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuşlardı. Ve mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı. Onlardan, yalnızca 'üstün ve güçlü olan,' öğülen Allah'a iman ettiklerinden dolayı intikam alıyorlardı. (BURUC 4-89)

Özcan TAŞCAN , ayetler ışığında Yahudi ve Hıristiyanların özekliklerini şöyle sıraladı.

1-Yahudiler kendilerine gelen peygamberlerle alay etmişlerdir. Allah da onları küfür ve isyanları sebebiyle lanet etmiştir.(Yahudiler peygamberlerle alay ederek) "Kalplerimiz perdelidir" dediler. Hayır; küfür ve isyanları sebebiyle Allah onlara lanet etmiştir. O yüzden çok az inanırlar. (BAKARA-88)

2-Yahudilere göre Yahudilerden başkası cennete giremez.(Ehl-i kitap:) Yahudiler yahut hıristiyanlar hariç hiç kimse cennete giremeyecek, dediler. Bu onların kuruntusudur. Sen de onlara: Eğer sahiden doğru söylüyorsanız delilinizi getirin, de. BAKARA-111

3-Yahudilere göre doğru yol sadece kendilerinindir. Bu yüzden Yahudiler Hristiyanlara, Hristiyanlarda Yahudilere doğru yolda olmamakla suçlamışlardır.’’Hepsi de kitabı (Tevrat ve İncil'i) okumakta oldukları halde Yahudiler: Hıristiyanlar doğru yolda değillerdir, dediler. Hıristiyanlar da: Yahudiler doğru yolda değillerdir, dediler. Kitabı bilmeyenler de birbirleri hakkında tıpkı onların söylediklerini söylediler. Allah, ihtilafa düştükleri hususlarda kıyamet günü onlar hakkında hükmünü verecektir. (BAKARA-113)

4-Yahudilere göre peygamberler Yahudi idi. Ancak bu bizzat Allah tarafından yalanlanmaktadır. ‘’Yoksa siz, İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve esbatın yahudi, yahut hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah tarafından kendisine (bildirilmiş) bir şahitliği gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir. (BAKARA 140)

‘’İbrahim, ne yahudi, ne de hıristiyan idi; fakat o, Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslüman idi; müşriklerden de değildi. (ALİ İMRAN 67)

5-Yahudiler, Allah’ın ayetlerini inkar eder ve haksız yere Peygamber öldürürler. ‘’Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ahdine ve insanların (müminlerin) himayesine sığınmadıkça kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; Allah'ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkum edilmişlerdir. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır’’. (Al-i İmran-112)

6-Yahudiler kelimelerin yerlerini değiştirerek dine saldırırlar ve yalana kulak verirler.’’Yahudilerden bir kısmı kelimeleri yerlerinden değiştirirler, dillerini eğerek, bükerek ve dine saldırarak (Peygambere karşı) "İşittik ve karşı geldik", "dinle, dinlemez olası", "raina" derler. Eğer onlar "İşittik, itaat ettik, dinle ve bizi gözet" deselerdi şüphesiz kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olacaktı; fakat küfürleri (gerçeği kabul etmemeleri) sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Artık pek az inanırlar. NİSA-46

7- Yahudiler kendilerinin Allah’ın oğlu ve sevgilileri olduğunu iddia ederler. ‘’Yahudiler ve hıristiyanlar "Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz" dediler. De ki: Öyleyse günahlarınızdan dolayı size niçin azap ediyor? Doğrusu siz de O'nun yarattığı insanlardansınız. O, dilediğini bağışlar ve dilediğine azap eder. Göklerde, yerde ve ikisinin arasında ne varsa mülkiyeti Allah'a aittir. Sonunda dönüş de ancak O'nadır ‘’. (MAİDE-18)

8-Yahudiler Allah’ın ayetlerini az bir bedel karşılığı satarlar.’’ Biz, içinde doğruya rehberlik ve nur olduğu halde Tevrat'ı indirdik. Kendilerini (Allah'a) vermiş peygamberler onunla yahudilere hükmederlerdi. Allah'ın Kitab'ını korumaları kendilerinden istendiği için Rablerine teslim olmuş zahidler ve bilginler de(onunla hükmederlerdi). Hepsi ona (hak olduğuna) şahitlerdi. Şu halde (Ey yahudiler ve hakimler!) İnsanlardan korkmayın, benden korkun. Ayetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah'ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir. (Maide-449

9-Yahudiler Allah’ın eli bağlıdır derler.’’Yahudiler, Allah'ın eli bağlıdır (sıkdır), dediler. Hay dedikleri yüzünden elleri bağlanası ve lanet olasılar! Bilakis, Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir. And olsun ki sana Rabbinden indirilen, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttırır. Aralarına, kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin soktuk. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa (fitneyi uyandırmışlarsa) Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez’’. (MAİDE-64)

10- İman edenlere en büyük düşmanlığı Yahudiler ve müşrikler yapar. ‘’İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak Yahudiler ile, şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da "Biz Hıristiyanlarız" diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar’’.( Maide-82)

11- Yahudiler Allah’ı gereği gibi tanımadılar.’’(Yahudiler) Allah'ı gereği gibi tanımadılar. Çünkü "Allah hiçbir beşere bir şey indirmedi" dediler. De ki: Öyle ise Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği Kitab'ı kim indirdi? Siz onu kağıtlara yazıp (istediğinizi) açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler (Kur'an'da) size öğretilmiştir. (Resulüm) sen "Allah" de, sonra onları bırak, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar! (ENAM-91)

12- Yahudiler, Üzeyr Allah’ın oğludur derler.’’Yahudiler, Uzeyr Allah'ın oğludur, dediler. Hıristiyanlar da, Mesih (İsa) Allah'ın oğludur dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (Sözlerini) daha önce kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan batıla) döndürülüyorlar!’’( TEVBE-30)

13- Yahudiler Allah’ı bırakıp hahamlarını Rabler edindiler.’’(Yahudiler) Allah'ı bırakıp bilginlerini (hahamlarını); (hıristiyanlar) da rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i (İsa'yı) rabler edindiler. Halbuki onlara ancak tek ilaha kulluk etmeleri emrolundu. O'ndan başka tanrı yoktur. O, bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır’’. (TEVBE-31)

14-Yahudiler sadece kendilerinin Allah dostu olduğunu idda ederler.’’De ki: Ey yahudiler! Bütün insanlar değil de, yalnız, kendinizin Allah'ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız, bunda da samimi iseniz, haydi ölümü temenni edin (bakalım)! ‘’(CUMA-6)

3-MÜŞRİKLER;Nihayetinde Kur’an’ın ilk dönem muhatapları  genellikle müşriklerdir. Kur’an’ın mesajını daha iyi anlayabilmek, için ayetlerin nüzul ortamına inmek, oradaki havayı teneffüs edebilmek özellikle toplumda mevcut olan din, ahiret.,Allah, peygamber anlayışlarını Kur’an’a dayanarak ortaya koymak gerekiyor.Mekke toplumu İslam’dan önce de Allah’ı biliyor, tanıyor ve en büyük ilah olarak tanıyordu. İlahlardan bir ilah olarak değil, tüm ilahlardan daha büyük bir ilah olarak tanıyorlardı. Zaten müşrik olmanın ilk şartı da Allah’a inanmaktır. Müşrik, Allah’a inanan ancak ona ortak koşan anlamına gelmektedir. Allah’a inanmayan bir kişinin O’na ortak koşmasında mümkün değildir. Dolayısıyla Müşriklerde bir Allah inancı vardı. Bu yüzden İmam Ebu Hanife: “Her müşrik kafirdir, her kafir müşrik değildir” demiştir. Çünkü küfrün farklı şekilleri de bulunmaktadır.Mekke müşrikleri Allah’ı ismiyle biliyor ve tanıyordu.

‘’Onların çoğu Allah’a ancak ortak koşarak inanırlar’’. (YUSUF-106)

‘’Andolsun onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette "Allah" derler. O halde nasıl (Allah'a kulluktan) çevriliyorlar?’’( ZUHRUF-87)

‘’Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, mutlaka “Allah” derler. De ki: “Hamd, Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu bilmezler’’( LOKMAN-25)

Ayetlere baktığımızda müşrikler de, kendilerini, göğü ve yeri yaratan, gökten suyu indirip ölümünden sonra yeryüzünü tekrar dirilten, rızıklandıran, kulaklara ve gözlere hükmeden,  bütün işleri yürütüp düzenleyenin Allah olduğu inancı net bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.Peki onların Allah ile beraber ilah edindikleri putların aslı nedir? Nereden ve nasıl ortaya çıkmıştır?Gerek İslam kaynaklarından gerekse Batılı oryantalistlerin kaynaklarına baktığımızda bu putlar genel olarak vaktiyle toplumda yaşamış, değer görmüş tanınan bilinen sevilen insanlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bunların Allah katında bir değer olduğu ve bunların Allah katında onlara destek olacağı düşüncesiyle, bunların toplumda unutulup gitmemesi amacıyla bir süre sonra heykelleri yapılmış, bir süre sonra ise putlaştırılmıştır.

‘’Allah’ı bırakıp tapındıklarınızın hepsi sizin gibi (yaratılmış) kullardır. Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi hemen onları çağırın da size cevap versinler (duanıza icabet etsinler). Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi, çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun da bana göz açtırmayın bakalım!” Hiç şüphesiz, benim velim Kitabı indiren Allah'tır ve O salihlerin koruyuculuğunu (veliliğini) yapıyor. Allah’tan başka taptıklarınızın ise size yardım etmeğe güçleri yetmez. Onlar kendilerine de yardım edemezler. Eğer onları, doğru yola çağırırsanız işitmezler. Sen onların sana baktıklarını görürsün, hâlbuki onlar görmezler.’’( ARAF-194-198))

‘’Onlar, kendilerine bir itibar ve kuvvet (vesilesi) olsun diye Allah'tan başka tanrılar edindiler. Hayır, hayır! (Taptıkları), onların ibadetlerini tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklar.’’( MERYEM-81-82)

Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar, bunların tapmalarından habersizdirler. İnsanlar haşrolunduğu (bir araya getirildiği) zaman, (Allah'tan başka taptıkları) onlara düşman kesilirler ve (kendilerine) ibadet etmelerini tanımazlar. AHKAF-5-6

Ayetlerden anlaşıldığı gibi müşriklerin taptıkları ve putlaştırdıkları kimseler, peygamberler, evliyalar, müminler onların putlaştırmalarını kabul etmeyecek ve onlara düşman oalcaklardır. Örneğin Nuh süresinde ismi geçen ilahlar, müfessirlerin çoğuna göre vaktiyle yaşamış iyi ve doğru kimselerdir.

 'Ve dediler ki: Kendi ilahlarınızı bırakmayın; bırakmayın ne Vedd'i, ne Suva'ı, ne Yeğus'u, ne Ye'uk'u ve ne de Nesr'i.' NUH-23

Ancak müşrikler her ne kadar iyi niyetle çıktıkları bu yolda suçlu olsalar da daha da suçlu bir kesim var ki onlar da bu putların arkasına sığınarak dini kendi emellerine, iktidarlarına, güçlerine güç katmak için istismar eden toplumun ileri gelenlerine de ayrı bir paragraf açmak gerek. Bunlar konuşamayan kendilerine bile faydası olmayan bu putlar adına konuşur bunlar adına hüküm verir ve kendi güçlerini ve rantlarını korumanın peşindeydiler. Nihayetinde peygamberimize en çok tepki v eren İslam mesajının yayılmasına en çok karşı çıkan insanlar da bunlar olmuştur.

Dünyada iken bunların peşinden giden kimseler ile bu kimseler arasında ahiret günüde yaşanacak atışmalar ise bir hayli ilginçtir.

‘2Kıyamet gününde) hepsi Allah'ın huzuruna çıkacak ve zayıflar o büyüklük taslayanlara diyecekler ki: "Biz sizin tabilerinizdik. Şimdi siz, Allah'ın azabından herhangi bir şeyi bizden savabilir misiniz?" Onlar da diyecekler ki: "(Ne yapalım) Allah bizi hidayete erdirseydi biz de sizi doğru yola iletirdik. Şimdi sızlansak da sabretsek de birdir. Çünkü bizim için sığınacak bir yer yoktur."( İBRAHİM-21)

‘’Artık onlar ve azgınlar içine dökülmüşlerdir. İblis bütün orduları da. Orada birbirleriyle çekişip tartışarak derler ki: 'Andolsun Allah'a, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz,''Çünkü sizi (yalancı olanları) alemlerin Rabbiyle eşit tutuyorduk. “Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı.” Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var".Ne de yakın bir dostumuz". Ah keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş daha olsa da, müminlerden olsak! ŞUARA 94-102

Özcan TAŞCAN  Mekkeli müşrikler Allah’a inanmalarına rağmen neden putlara tapma ihtiyacı hissettiklerini ayetler ışığında şöyle sıraladı.

1-MÜŞRİKLER İNANDIKALRI PUTLAR VASITASI İLE ALLAH’A DAHA ÇOK YAKLAŞTIKLARINI İDDİA EDERLER.

‘’Dikkat et, halis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkarcı kimseyi doğru yola iletmez.’’(ZÜMER-3)

‘’Allah’ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve “İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde O’nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.”. 8YUNUS-28)

2-PUTLARDAN GÜÇ VE DESTEK ALDIKLARINI İDDİA EDERLER.

‘’Onlar, kendileri için kuvvet ve şeref (kaynağı) olsunlar diye, Allah’tan başka ilâhlar edindiler. Hayır! İlâhları, onların ibadetlerini inkâr edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.’’( MERYEM 81-82)

3- PUTLARIN DÜNYADA KENDİLERİNE YARDIM EDECEKLERİNİ ZANNEDERLER.

‘’Belki kendilerine yardım edilir diye Allah’ı bırakıp da ilâhlar edindiler. Onların (o ilahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. ‘2(YASİN 74-75)

4- ATALARIMIZIN İZİNDEN GİDİYORUZ DİYE İDDİA EDERLER.

‘’Hayır! Onlar sadece, “Şüphesiz biz atalarımızı bir din üzerinde bulduk, ve biz onların izlerinden gitmekteyiz” dediler. ‘’ (ZUHRUF-22)

Onlara: "Allah'ın indirdiğine uyun" denilince, "Hayır, atalarımızı yapar bulduğumuz şeye uyarız" derler; ya ataları bir şey akledemeyen ve doğru olmayan kimseler idiyseler? Bakara-170

5- AYNI PUTLARA İNANMANIN ARALARINDA BİR SEVGİ BAĞI OLUŞTURDUĞUNA İNANIRLAR.

‘’(İbrahim) Dedi ki: 'Siz gerçekten, Allah'ı bırakıp dünya hayatında aranızda bir sevgi-bağı olarak putları (ilahlar) edindiniz. Sonra kıyamet günü, kiminiz kiminizi inkar edip-tanımayacak ve kiminiz kiminize lanet edeceksiniz. Barınma yeriniz ateştir ve hiç bir yardımcınız yoktur.’' (ANKEBUT-25)

6- İNANDIKLARI PUTLARIN ALLAH KATINDA ONLARA ŞEFAATÇİ OALCAKLARINI İDDİA EDERLER.

‘’Allah'ı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek ve yararları dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: 'Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir' derler. De ki: 'Siz, Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi haber veriyorsunuz? O, sizin şirk koştuklarınızdan uzak ve yücedir.' YUNUS-18

Program soruların cevaplandırılmasıyla sona erdi

HABERE YORUM KAT