1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. BİTLİS

  4. Tatvan'da Başörtüsü Yasağı Tel'in Edildi
Tatvanda Başörtüsü Yasağı Telin Edildi

Tatvan'da Başörtüsü Yasağı Tel'in Edildi

MEB'in Başörtüsünü sınırlayan yeni yönetmeliği Tatvan'da da protesto edildi

A+A-

MEB'nın hazırladığı yeni "Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik" ile sürdürülen başörtüsü yasağının tahkim edilmesi Tatvan'da protesto edildi.Bugün saat 13:00 de Tatvan A.V.M önünde yapılan basın açıklamasını  Özgür Der yönetim kurul üyesi Bünyamin ATALAY okudu.

Basın açıklamasına Özgür-Der Tatvan Şubesi dışında Tatvan Özgür Eğitim sen,Tatvan ,Eğitim Bir Sen,Bitlis Hür Akademi ya Derneği ve Norşên Akabe-Der destekledi.Çok sayıda vatandaşın katıldığı eylem de 15 metre uzunluğundaki ''Başörtüsüne Şartsız Sınırsız Özgürlük  İstiyoruz '' pankartı ilgi görürken eylemde  ayrıca  ''Akp10.Yılında Başörtüsünü Yasakladı”, “Herkes İçin Adalet  Başörtüsüne Özgürlük”, “Başörtüsü Allah'ın Emridir, Yasaklanamaz!”, “Niçin Okula Başörtümle Gidemiyorum?''  yazılı pankartlar açıldı. Basın açıklamasında ( Berxwedan Jiyane, Jiyan Îslam e,''Başörtüne uzanan eller kırılsın'', ''Uyan, Diren, Özgürleş!", ''Zulme karşı direneceğiz!'' sloganları atılarak tekbirler getirildi.

tatvan_basourtu_eylem.jpg

tatvan_basourtu_eylem-(2).jpg

tatvan_basourtu_eylem-(3).jpg

tatvan_basourtu_eylem-(4).jpg

tatvan_basourtu_eylem-(5).jpg

tatvan_basourtu_eylem-(6).jpg

tatvan_basourtu_eylem-(7).jpg

tatvan_basourtu_eylem-(8).jpg

tatvan_basourtu_eylem-(9).jpg

Basın Açıklamasının Tam Metni: 

 

Bismillâhirrahmânirrahîm
 
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile,
 
Değerli basın mensupları ve kardeşler,
 
Bakanlar kurulu tarafından kararlaştırılıp, 27/11/2012 tarihinde yürürlüğe konulan “Milli
Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik” ile 12 Eylül
cuntasının getirdiği başörtüsü yasağını devam ettiren bu zihniyeti protesto ediyoruz.
 
Bu yönetmelik ile AKP iktidarı 10. yılında başörtüsünü yasaklamıştır.
 
Bir yandan darbecilerle hesaplaştığını iddia eden AKP hükümetinin diğer yandan zalim,
despot, insan hak ve hürriyetlerine düşman, din ve inanç özgürlüğünü yasaklayan düzenlemeler
yapma çelişkisine anlam veremiyoruz. İktidara geldiği günden bugüne kadar İmam Hatip Liseleri
dışındaki okullarda ve kamu kurumlarında başörtüsü yasağını devam ettiren AKP hükümeti
dindar halkın beklentilerini istismar etmiştir. AKP hükümeti, bu beklentileri bir seçimden diğerine
ertelemeyi bırakmalı ve inanç sömürüsüne bir son vermelidir. Artık YETER diyoruz! Her alanda
başörtüsüne özgürlük beklentisi içerisinde iken çıkarılan bu yönetmelik ile dindar halkın umutları
ertelenmiş, umutlar yerini hayal kırıklığına bırakmıştır. Her ne kadar askeri mantıkla oluşturulmuş
tek tip elbise uygulamasının ortadan kaldırılması olumlu bir gelişme olsa da sırf bundan dolayı
yönetmeliğin “kılık kıyafet özgürlüğü” getirdiği iddiası, saçma sapan ve tutarsız bir iddiadır.
 
Buradan AKP hükümetine sesleniyoruz!
 
12 Eylül ve 28 Şubat darbe dönemlerindeki zalimlerden tek farkınız, İmam Hatip okullarında
ve seçmeli Kur’an-ı Kerim derslerinde getirdiğiniz başörtüsü serbestisi mi olacak? Buna razı olacak
mısınız? Bilinmelidir ki biz buna asla razı olmadık ve olmayacağız da.
 
İmam Hatip Liselerinde ve üniversitelerde direne direne ve bedel ödenerek elde edilen
serbestliği, Hükümetin bize bir lütuf gibi görmesini kabul etmiyoruz. Bu yönetmelikle öğrenci
ve veliler, yasak veya İmam Hatip okulları tercihi yapmaya zorlanmaktadır. İmam Hatip Okulları
ve diğer liselerde seçmeli Kur’an-ı Kerim derslerinde baş örtülebileceği ama diğer okullarda ve
derslerde okula “başı açık” gidileceği şeklinde bir ayrım kabul edilemez. Ne imam hatip okulu
öğrencileri rahibe ve ne de diğer okul öğrencileri laiktir.
 
Ömer Dinçer, “Milli Eğitim Bakanlığı olarak biz ne yaptığımızın farkındayız, eğer
başörtüsünü serbest bırakma niyetimiz olsaydı bütünüyle bu yönetmelikte onu serbest hale
getirirdik. Yaptığımız uygulama aslında eğitimin ihtiyaçları doğrultusunda yapılan bir uygulamadır.”
demektedir. Doğrusu merak ediyoruz, başörtüsü yasağı “eğitimin ihtiyaçları” ile nasıl ve neden ters
düşmektedir? Başörtüsü eğitimin önünde nasıl bir sorundur? Bu yasağı kaldırmanızın önünde ne tür engeller vardır? Eğer bu yasağı kaldırmayacaksanız bunu açık açık topluma ifade etmeniz gerekmez mi? Toplumu oyalamaya ve oylarını sömürmeye hakkınız var mı? Hükümet, çocuğunu İmam Hatip Okulları dışındaki okullarda okutmak isteyen dindar ailelere ne önermektedir?
 
Yönetmelik ile getirilen bu yasak öyle anlaşılıyor ki; hem laik kesime karşı yaranmacı bir
mantığın hem de giderek hükümetin yükselen laiklik hassasiyetinin ürünüdür. Eğer hükümet devletin laiklik hassasiyetlerini benimsiyorsa bunu halka ve kendisine oy veren milyonlarca dindara açık açık söylemelidir.
 
Milli Eğitim Bakanlığını ve AK Parti Hükümetini, inancımıza ve kimliğimize yönelik yasakçı, dayatmacı uygulamaları içselleştirecek bu tür adımlar atmamaları için uyarıyoruz. İnancımız, kimliğimiz pazarlığa tabi değildir. Başörtüsü yasağı temel bir sorun, bu ülkenin kanayan yaralarından biridir. Kısmi düzeltmelerle, yüzdelik oranlarda azaltmalarla bu sorunu çözemezsiniz! Bu sorun ancak açık, dürüst, cesur bir tutum alışla ve eşitlik ve adalet temelinde bir hukuk mantığıyla çözülebilir.
 
Müslüman hanımların, Allah’ın emir ve yasaklarına uyma niyetiyle başlarını örtmelerinin, okullarda ve çalışma alanlarında yasaklanabileceğine veya sınırlanabileceğine dair bir yaklaşım kabul edilemez bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımı, insanlar üzerinde ilahlık iddiasının bir yansıması ve açık bir tuğyan eylemi olarak görüyoruz. AKP kadroları da gayet iyi biliyor ki; hayatı dini ve seküler diye bölen, dinin bir kısmını hayatın bir kısmından dışlayan anlayış şirk anlayışıdır. Allah’ın açık emrini yasaklamak bir çeşit ilahlık iddiasıdır. Bu azgın yasağın dayandığı mantık da tam olarak bu mantıktır. Bu yasağı sürdüren mantığın ise bundan ne kadar uzak olabileceğini, başta Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı olmak üzere AKP kadrolarının yorumuna bırakıyoruz.
 
Bu yönetmelik yanlış ve zarar verici bir adım olmuştur. Esas olan öğrenci, öğretmen, idareci,
çalışan vs. ayrımı yapmaksızın başörtüsünün bütün alanlarda serbest bırakılmasıdır.
 
Bizler, hangi gerekçeyle yapılıyor olursa olsun bu yasağı, İslam düşmanı darbeci geleneğin
devamı olarak görüyor ve şiddetle kınıyoruz. Bu yasağı Kemalizm’e bağlılık gösterisi olarak görüyor
ve reddediyoruz. İnancımıza vurulan hiçbir prangayı, kim tarafından vurulursa vurulsun kabul
etmiyoruz ve etmeyeceğiz. Başörtüsü hayatın her alanında şartsız ve sınırsız serbest oluncaya kadar
mücadelemiz sürecektir. Hükümeti bir an önce bu vahim hatadan geri dönmesi, bu saçmalığa bir son vermesi ve İslam’ın şiarlarına el uzatmaması konusunda açık ve net bir şekilde uyarıyoruz.
 
Şunu herkes bilmelidir ki iktidar sahiplerinin kim olduğu bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren
şey zulmün kendisidir. Başörtüsü yasağı bu ülkedeki en büyük zulümlerden biridir. Biz bu zulmü
ifşa edecek, zulüm kimden gelirse gelsin zulme karşı koymaya devam edeceğiz. Başörtüsünün
simgelediği İslam’ın aydınlık mesajını bütün toplumsal alanlara taşımak mücadelesinden
vazgeçmeyeceğiz.
 
Şüphesiz ki hesap vereceğimiz tek merci Âlemlerin Rabbi olan Allah’tır!
 
Özgür-Der Tatvan Şubesi ,
 
Tatvan Özgür Eğitim sen,
 
Tatvan Eğitim Bir Sen,
 
Bitlis Hür Akademiya Derneği
 
Norşên Akabe-Der

HABERE YORUM KAT

7 Yorum