Tatvan Özgür-Der'de “Kur'ân'da Tekasür” Konusu İşlendi

08.05.2016 14:31
Tatvan Özgür-Der'de “Kur'ân'da Tekasür” Konusu İşlendi
Tatvan Özgür-Der’in “Yolumuzu Aydınlatan Kur'ânî Kavramlar” üst başlığıyla devam eden cuma seminerlerinde bu hafta “Kur'ân'da Tekasür” konusu işlendi.

Her hafta farklı bir Kur'ânî kavramın işlendiği seminerlerin bu haftaki konuğu, Özgür-Der Diyarbakır şubesinden Tuncay Yerlikaya’ idi.

Murat Yıldırım'ın moderatörlüğünü yaptığı seminer, Tatvan Özgür-Der binasında gerçekleştirildi.

Seminer; İbrahim Aykan'ın okuduğu Kur'ân-ı Kerîm ve Türkçe meâliyle başladı.

Tuncay Yerlikaya, sunumunda şu hususlara değindi:

"Bir zenginlik/çoğaltma yarışıdır (tekâsür) oyalanıp duruyorsunuz. Mezarlarınıza girinceye kadar süren bir oyun ve oynaş… Fakat hayır! Yakında bileceksiniz. Fazla uzak değil; çok yakında bileceksiniz. Evet, daha derinden bakabilseydiniz. Ateşe yuvarlanmakta olduğunuzu görürdünüz. Kendi gözlerinizle onu apaçık göreceksiniz. O gün her nimetten bizzat sorgulanacaksanız…"(Tekâsür; 1-8)

Tekasür K-S-R kök harflerinden türeyen bir terimdir. KE-SE-RA  çok oldu demektir. Tekasür ise çoklukla övünmektir. Geniş anlamıyla; çoğunluğa, birikime, maddi servete ve konfora sahip olmakla övünmek demektir.

Cahiliye insanının bir davranış kalıbıdır. Bu insan tipi dünyada çakılıp kalacağını, burada ebedileşeceğini vehmeden, ölümden sonra dirilişi yok sayan, varını yoğunu geçici olana harcayan, yatırımını bitimsiz nimetlere sahip Ahiret hayatına yapmayan bir karaktere sahiptir.

Tekasür ile zulm, dengeleri bozmak ve ahde vefasızlık arasında yakın bir ilgi vardır. Aşırı bir tutuku ile mal, evlat, güç ve servet biriktirmek insanları manevi/ilahi değerlerin dışına çıkarır. Sonuçta böyle yapan bireylerin eylemleri bütün bir toplumu yavaş yavaş çürümeye, felakete götürerek dünyayı yaşanmaz hale getirdiği gibi ebedi hayatta da iflas edenler olma neticesi ile karşı karşıya bırakır.

Rabbimiz; Allah'ı değil şeytanı, ahreti değil dünyanın geçici menfaatlerini tercih eden yeryüzünün küçük ilahçıklarının bu olumsuz tutumuna dikkat çekmiştir.Övülmesi Gereken, Dünyevi Güç Üstünlüğü Değil Erdemli İnsanların Takva Üstünlüğüdür

Kafirler, müşrikler olumsuz ihvan grupları güç ve servetleriyle övünmüşlerdir. Oysa bir çok ayeti kerimede Rabbimiz bu durumu kınamıştır:

"Onlar, hiç yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olan (hakikat inkarcılarının) ların sonlarının ne olduğunu görmediler mi? Onlar ki, daha kuvvetliydiler. Yeryüzünde daha derin iz bırakmışlardı. Ve dünyaya daha iyi iman etmişlerdi. Peygamberleri onlara hakikatin bütün kanıtları ile gelmişlerdi. Ama Allah (onları helak etmekle) onlara haksızlık yapmış değildi. Fakat onlar kendilerine haksızlık yapmışlardır." (Rum/9)

Günümüz toplumunun haz ve dolayısıyla tekasür toplumu haline geldiğinin altını çizen Yerlikaya, insanın kendi arzu ve isteklerinin esiri olduğunu, tatmin olduğunu zanneden bir tekasür toplumu haline geldiğini, bu toplumun Allaha da inanabileceğini ancak bu durumun bile toplumu görsellik, doyumsuzluk ve tatminsizlik bataklığından kurtarmaya yetmeyeceğini ayrıca bu durumun ne yazık ki kendi mahallemizede sirayet ettiğini, ve sürekli çoğalma, büyüme endeksli, niteliksiz adam kazanma, ekonomik olarak büyümenin peşine düşüldüğü bir ortamın oluştuğu görülmektedir. Özellikle türkiyede gülen hareketi’nin sırf adam kazanma ve önemli yerlere  adam yerleştirme, ekonomik olarak büyümenin peşine düşüldüğü bir cemaat algısını oluşturdu. Bu durum cemaatinin temellerini zamanla sarstığını ve ileride sağlıksız ilişkilerin kurulduğu bir zemin meydana getirdi. Kendi çevremizde ise içimizdeki kardeşlerimizin derdini,sıkıntısını,sorunlarını bir tarafa bırakarak hem içimizdeki kardeşlerimizi hem de kendi çocuklarımızı unutmamız onları bir tarafa itmemiz adam kazanma endeksli hareketler konumuna getirdi ,Türkiyedeki hareketler kendi yöntem ve metodlarını oluşturmada sıkıntı yaşarken kendi toplum yapısına uymayan metodlar geliştirmeye başladılar. Türkiye’de islami hareketlerin ivme kazanmaya başlaması ve iran devriminin etkisi ile müslümanlar arasında aceleci bir tutum hemen devrim yapalım islam devleti kuralım yanlışına düşmeleri bu insanlarda ileride hayal kırıklığına sebep oldu. Çoğalma hastalığı son dönemler de Akparti iktidarı sonrasında cemaatlerin, stkların ve diğer kuruluşlarda makam, mevki,niteliksiz adam kazanma,tabela dernekçiliği gibi yanlışlara düşmelerine neden oldu. Akpartinin getirmiş olduğu rahat ortam ne yazık ki müslümanlar arasında bir rehavete bir rahatlığa ve eski samimiyetin kaybolduğu bir ortama neden oldu.Elbette tebliğ edeceğiz,anlatacağız ama yapacağımız herşeyi Rabbimiz bize öğrettiği şekilde uygulayacağız ve belli bir yöntem ve metot uygulamak koşuluyla.Seminer daha sonra soru ve cevap kısmıyla sona erdi

2-(3).jpg

Haber: Cem Kutlu

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim