Tartışmalı silah alımları soruşturulmalı...

09.12.2009 15:44

Lale Kemal

Ergenekon Davası’nın tutuklu sanıklarından Ümit Sayın, önceki gün Silivri’de görülen duruşmada, Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu dahil bazı komutanların, aktif görevdeyken, TSK içinde hükümeti devirmeye yönelik bir hücrenin varlığından kendisine söz ettiklerini söyledi. Sayın’ın kendisine aktarıldığı şekliyle varlığından bahsettiği TSK içindeki cuntacı yapılanma konusu, Ankara’da etkin çevrelerde neredeyse son dokuz yıldır konuşulan bir konu. Bana da yıllar önce böyle bir hücrenin varlığından bahsedilmişti.

TSK içinde var olduğu iddiası epeydir konuşulan hücre yapılanmasının hazırladığından şüphelenilen darbe planlarının nasıl finanse edildiği konusu ise uzunca süredir ihmal edilmiş görünüyor. Ergenekon davalarına dayanak oluşturan iddialar arasında; askeri silahlı isyana teşvik, TSK’ya yakın bazı sivil toplum örgütlerinin düzenledikleri mitingler ve daha onlarca hükümeti devirmeye yönelik toplumsal hareketlerin organizasyonu bulunuyor. Bu hareketler nasıl finanse edildi, sorusu çok önemli.

Binlerce silah ve mühimmat, Ergenekon sanıklarının ev ve işyerlerinde ele geçirilen krokiler üzerinden iz sürülerek, ya evlerde ya da toprak altında ele geçirildi. 2006 yılında Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan bombaların TSK denetimindeki MKEK yapımı olduğunu bizzat Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül açıklamıştı.

Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’ün, var olduğu iddia edilen bu örgütün parasal kaynakları konusunda bir soruşturma başlattığını, geçen gün Yeni Şafak gazetesinden okuduk. Soruşturmanın detayını henüz bilmiyorum. Ancak Savcı Öz’ü hareket geçirdiği belirtilen soruşturmaya dayanak oluşturan girişimin, yaklaşık 3,5 yıl önce başlatıldığını biliyorum. Ergenekon soruşturmasının başlamasından önce Nisan 2006’da gerek Ankara Cumhuriyet Savcılığı gerekse Genelkurmay Başkanlığı’na yapılan suç duyurularına, silah alımlarının soruşturulması gerektiğine dair kapsamlı bir dosya da eklenmişti.

Bu suç duyurularında, Ergenekon sanıklarından Ümit Sayın’ın önceki günkü ifadesinde, TSK içinde bir cunta yapılanmasından kendisini haberdar ettiklerini söylediği komutanların adları silah alımları bağlamında sıkça geçiyor.
2007 yılında Ergenekon soruşturmaları ve davalarının başlamasına paralel olarak, 2006 yılında yapılan suç duyurularının içeriklerinde değişiklik yapılarak, silah alımlarından darbe planları için kaynak aktarılıp aktarılmadığı üzerine yoğunlaşılmıştı. Nitekim geçen ay, 12 kasım günü, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılan başvuruda, değişiklik yapılan suç duyurusu dosyasının Ergenekon davasıyla birleştirilmesi talep edildi. Yani silah alımlarından Ergenekon’a para aktarılıp aktarılmadığının soruşturulması isteniyor.

Bu yasal girişime paralel olarak Maliye Bakanlığı müfettişlerinin de geçmişte yapılan bazı silah alımlarını denetlemek üzere harekete geçtikleri belirtiliyor.

Geçmişte yapılan silah alımlarının birçoğu, zamanında kamuoyuna da yansıdığı üzere tartışmalı. Bunlar arasında, envanterdeki Amerikan M-60 tankları ile F-4 uçaklarının modernizasyonunun İsrail’e ihale ediliş biçimi ile Amerikan Boeing firmasından alınması kararlaştırılan erken uyarı ve kontrol uçakları AEW&C’ler üzerindeki şaibeler bulunuyor. AEW&C’lerin ihale sürecinde yolsuzluklar yapıldığı iddiasıyla konu MHP, ANAP, DSP koalisyon hükümeti döneminde Meclis’e getirilmiş ancak bu konu da diğer silah alımları için yapılan soruşturma girişimlerinin akıbetine uğrayıp, kapatılmıştı.

Yıllarca savunma sanayii sektöründe üst düzey yönetici olarak çalışan güvenilir bir kaynağım, “Ergenekon soruşturması ve davaları başladığından bu yana, kötü giden bazı silah alımlarında darbe planlarına kaynak aktarımı yapıldı mı, sorusu zaman zaman aklıma geliyor,” diyerek, şüphelerini dile getiriyor.

Bazı yasal değişikliklere karşın silah alımları denetlenemiyor. Milli Savunma Bakanlığı bütçesi üzerindeki Meclis tartışmaları denetim işlevi hiç görmüyor. Bakanlık bütçesi dışında savunmaya ayrılan kaynakların nasıl kullanıldığı da denetlenmiyor. Üstelik Sayıştay’ın, Temmuz 2008 tarihinde aldığı 5225/1 no’lu karara karşın, örneğin, Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın silah alımlarına kaynak oluşturan fon gelirleri denetlenmiyor. Bilinen rakamlara göre üstelik bu fon gelirleri silah alımlarına önemli bir kaynağı oluşturmasına rağmen.

Mevcut yasalar bile işletilerek yapılacak denetimler, silah alımlarının yapılış biçimi üzerindeki sis perdesini önemli ölçüde kaldırabilir. Ergenekon’a silah alımlarından kaynak aktarılıp aktarılmadığı da ortaya çıkabilir.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim