1. YAZARLAR

  2. D. Mehmet Doğan

  3. Tarihi kim yazacak?
D. Mehmet Doğan

D. Mehmet Doğan

Yazarın Tüm Yazıları >

Tarihi kim yazacak?

A+A-

Tarihî bir olayın yıldönümünde, tarihî bir kurumumuzun başında bulunan en yetkili ağız tarihle ilgili konuşmuş...

Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner, “Kurtuluş Savaşı saptırılıp, alternatif tarih yazıldığını esefle görüyoruz” demiş.

Tarihin nasıl yazılması gerektiği, neden Genelkurmay Başkanı’nın konusudur? Ve neden bu hususta 19 Mayıs’ta konuşmuştur?

İşte meselenin bamteli!

19 Mayıs’ın yakın dönemin en önemli tarih hadiselerinden biri veya birincisi olduğu, ancak 1927’den sonra anlaşılmıştır!

1927’nin 15 Ekim’inde Mustafa Kemal Paşa Cumhuriyet Halk Fırkası’nın kurultayında, “1919 senesi mayısının 19’uncu günü Samsuna çıktım” diye konuşmaya başlamış, “Nutuk” veya “Büyük Nutuk” olarak anılan bu konuşma, 6 gün devam etmiştir. Nutuk aynı yıl eski harflerle basılmış, 1934’te yeni harflere çevrilerek yayınlanmış. (Latin harfli ikinci yayınlanışı 1938’de olmalı, bizde Devlet Basımevi’nden çıkmış bu nüsha bulunuyor.)

Nutuk’un orijinal hali, eski harfli baskısı olmalı. Çünkü daha sonraki baskılarda birtakım değişiklikler yapılmış.

Işık Koşaner “Nutuk”un orijinalini okuyabilir mi? Onun “eski” denilen harfleri bildiğini sanmıyorum!

“O bilmese de olur” denilebilir. Askeriyede tarih üzerine çalışanlar Nutuk’u bu orijinal nüshasından okuyup anlamaya muktedir midirler?

Bu hususta da çok iyimser değilim ama, onların sivil uzantıları durumundaki devrim tarihi kürsülerinin anlı şanlı profesörlerinin çoğunun bunu yapamadıklarını cümle âlem biliyor!

Bırakın eski harfli nüshayı okuyup anlamak, 1934 veya 1938 baskısından okuyup anlayabilecek olanlarına tek tük rastlanır! Muhtemelen Koşaner de bu resmî tarih ulemamız gibi, Büyük Nutuk’un arılaştırılmış, arılaştırılırken de tahrif edilmiş nüshalarını okuyorlardır.

Büyük Nutuk’un, bu metni asli tarih kaynağı olarak gören ve bütün tezlerini bu çerçevede oluşturan tarih ulemasının ve bu tarih ulemasının eserlerini ciddiye alıp, alternatif tarih yazıldığından şikayet eden yetkililerin tarihçilik nokta-i nazarından durumlarını ilim erbabına havale ediyorum!

Esasen Işık Koşaner’in dile getirdiği kuşku yeni değil.

Bu kuşkuyu, endişeyi... Büyük Nutuk’u okuyan Mustafa Kemal Paşa da derinden hissetmiştir.

Elbette onun da baş aktör olduğu tarih dönemi tarihçilerin konusudur ve bu dönemle ilgili objektif eserler de ortaya konacaktır.

İşte bu dönem tarihçilerin kaleminden ortaya konulmadan, Mustafa Kemal Paşa, kendi tarihini yazıp tarihçilerin önüne koymuştur!

Onun şu sözü Tarih Kurumu’nun girişinde asılıdır: “Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir, yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.”

Mustafa Kemal Paşa, tarih yazarlarının sadakati –objektifliği demiyorum- konusunda karamsar olmalı ki, 1927’de kendi tarihini kendisi yazmıştır!

Mustafa Kemal Paşa’nın metni tarih midir? Olsa olsa “alternatif tarih”dir!

Asıl tarih, Paşa’nın 6 gün boyunca okuduğu “müdafaaname”nin dışında vesikalar, bilgiler ve yorumlar göz önünde bulundurularak yazılabilir. Elbette, bu Büyük Nutuk’un gözardı edilmesi anlamını gelmez. Büyük Nutuk da, ele alınan tarih dönemi ile ilgili o dönemin müessir bir aktörünün metni olarak dikkate alınır, fakat bu metin aynı dönemin diğer aktörlerin metinleri ile karşılaştırılarak değerlendirilebilir.

Nutuk dikkata alınmadan dönemin tarihi yazılamaz, amenna! Fakat Kâzım Karabekir’in İstiklâl Harbimiz kitabı yok sayılarak da yazılamaz!

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT