1. HABERLER

  2. HABER

  3. MEDYA

  4. Taraf Habere Takla Attırmayı Seviyor!
Taraf Habere Takla Attırmayı Seviyor!

Taraf Habere Takla Attırmayı Seviyor!

Suriyeli direnişçileri karalama kampanyasını tam gaz sürdüren Taraf söylenmemiş sözü bile söyletiyor!

A+A-

HAKSÖZ HABER

Uzun bir zamandır istikrarlı bir tarzda Suriyeli direnişçileri karalama ve Suriye direnişini mahkum etme gayreti içinde olduğu görülen Taraf gazetesi bugün yeni bir yalana daha imza attı. Suriye’de kimyasal silahların imhası ile görevli kuruluşun, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KSYÖ)’nün Başkanı Ahmet Üzümcü’nün ağzından muhaliflerin çalışmalarını engellediğine dair bir haber yaptı.

Gazetenin ilk sayfasında kimyasal silah depolarının bazısının muhaliflerin elinde olduğunu manşetten iddia eden gazetenin bu haberiyle okuyucunun zihninde oluşturmak istediği imaj sırıtıyordu. Açıkça muhaliflerin de ellerinde kimyasal silah bulundurdukları mesajı verilmeye çalışılmıştı. Oysa KSYÖ Başkanı Ahmet Üzümcü Suriye rejiminin kendilerine aktardığı bilgiye dayanarak daha önce rejimin kimyasal silah stokladığı bazı bölgelerin muhaliflerin eline geçtiğinden söz ediyordu.

Çok daha çarpıcı olan şey ise haberin içeride yeni bir manşetle aktarılmasıydı. 3. sayfada “Muhalifler yol vermiyor” manşetiyle sunulan haberin alt manşetinde ise aynen şunlar söyleniyordu: “Suriye’de kimyasal silahların imhasıyla görevli kurumun başkanı Üzümcü bazı depoların muhalif kontrolündeki bölgelerde olduğunu ve giremediklerini belirtti”.

Gazetenin haberini aşağıda okuyabilirsiniz. Bakın bakalım muhaliflerin KSYÖ’nün çalışmasını engellediğine dair bir ifade geçiyor mu? Evet haber metninden öğrendiğimize göre, Ahmet Üzümcü işlerinin zorluğundan söz ediyor ama muhaliflerin kendilerini engellediğinden yada engelleyebileceğinden söz etmiyor. Çok net bir şekilde Taraf, Ahmet Üzümcü’nün üzerinden yalan manşet atıyor.

Muhalifler KSYÖ elemanlarına güvenmeyebilir, hakim oldukları bölgelere bunların girişine izin vermeyebilir ya da verebilirler. Bu konuda açıklığa kavuşmuş bir bilgi, beyanat söz konusu değil ama Taraf peşinen muhalifleri mahkum etmeye yönelik tutumunu bu konu üzerinden yansıtıyor. Ve Ahmet Üzümcü’nün söylemediği sözleri onun ağzından çıkmış gibi yayınlıyor. Suriyeli direnişçileri karalama adına bulabildiği her fırsatı değerlendiren, gerektiğinde uyduran, kendi haberini bile çarpıtan bir gazetecilik anlayışı ile karşı karşıya olduğumuzu görüp, Suriye meselesinde kamuoyunun nasıl bir yalan sağanağına muhatap olunduğunun farkına varılması önem arzediyor.

İşte haberin ayrıntıları:


“Suriye’de kimyasal silahların imhası ile görevlendirilen kurumun başkanı Ahmet Üzümcü, BBC’ye yaptığı açıklamada, muhaliflerin denetiminde olan bazı bölgelere girilmesi konusundaki kaygılarını dile getirdi. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) Başkanı Ahmet Üzümcü, kurumun Suriye’de yürüttüğü çalışmanın desteklenmesi için hükümete ve muhaliflere çağrısını yineledi. Üzümcü, geçen hafta kuruma verilen Nobel Barış Ödülü’nün de Suriye’deki çalışmaya yardımcı olacağını umduğunu söyledi. Barış ödülünü aldıktan sonra ilk kez BBC’ye verdiği mülakatta OPCW Başkanı Üzümcü, Suriyeli yetkililerin kendileriyle işbirliği yaptıklarını ve uzmanların çalışmasına yardımcı olduklarını söyledi.

BAZI DEPOLAR MUHALİFLERİN ELİNDE

OPCW ve Birleşmiş Milletler’in 60 kişiden oluşan uzman ve yardımcı personel grubu 1 Ekim’den bu yana Suriye’de. Şam’da üs kuran ekip, ülkede iç savaş devam ederken, kimyasal silahların bulunduğu bölgelere düzenli ziyaretler gerçekleştiriyor.

Hükümet yetkililerinin, uzmanların gitmek istediği her yere ulaşmasını sağladığını belirten Üzümcü, kimyasal silah üretme kapasitesine sahip 20 merkezden beşine ulaşmış olduklarını belirtti. Ancak Üzümcü, Suriye’nin verdiği listedeki bazı depoların muhaliflerin denetimindeki bölgelerde olduğunu vurguladı ve “Bu bölgeler her gün el değiştiriyor; bu nedenle Suriye’deki tüm tarafları bu misyonu desteklemeye, bizimle işbirliğine gitmeye ve işi daha zorlaştırmamaya çağırıyoruz. İşimiz yeterince zor” dedi. Üzümcü ayrıca ekibin kaldığı otelin yanına havan topları düştüğünü ve gittikleri yerlerde karşılıklı ateş açıldığını anlattı.

‘NOBEL MORALİMİZİ YÜKSELTTİ’

Üzümcü, OPCW ekiplerinin kimyasal silahları imha edebilmesi için geçen hafta Suriye’de ateşkese gidilmesi çağrısında bulunmuştu. Çalışmalarının kabul gördüğünün Nobel ödülü ile ifade edilmesinin ekipleri açısından cesaret verici olduğunu belirten Üzümcü, “Bu onlar açısından çok büyük bir moral yükseltici oldu. Olay yerinde çok zor koşullarda çalışıyorlar. Ödül ile, geçmiş 16 yılın çalışması kadar önümüzde duran Suriye’deki çalışma da kabul edilmiş oluyor. Beklentiler de yüksek elbette” diye konuştu.

Merkezi Hollanda’nın Hague kentinde olan OPCW, 1997’de yürürlüğe giren Kimyasal Silah Anlaşması’nı uygulamak üzere kuruldu. Suriye’de üstlendikleri görevle OPCW ekipleri ilk kez bir aktif savaş ortamında çalışma yürütüyor. 189 ülkenin üye olduğu OPCW’de çalışan 500 kişilik personelin temel görevi, mevcut kimyasal silahları gözetim altında tutmak ve imha etmek. Suriye’deki kimyasal silahlarla ilgili ABD ve Rusya’nın vardığı silahsızlandırma anlaşması, 21 Ağustos’ta Şam’da meydana gelen ve yüzlerce kişinin öldüğü zehirli gaz saldırısının ardından gündeme gelmişti. Daha sonra Suriye Kimyasal Silah Anlaşması’nı imzalayacağını açıklamış, BM de anlaşmanın Suriye açısından yürürlüğe giriş tarihini 14 Ekim olarak belirlemişti. BM kararı, Suriye’deki kimyasal silah üretme teçhizatının 1 Kasım’a, kimyasal silah stoklarının ise 2014 ortasına kadar imha edilmesini öngörüyor.”

HABERE YORUM KAT