Taraf gazetesi ve eleştiriler

07.12.2009 00:49

Eser Karakaş

Eleştiri derken sadece başka yayın organlarına değil çok daha geniş bir kesime gönderme yapıyorum.

Cumartesi günü 2003-2004 döneminin üç eski kuvvet komutanı Beşiktaş adliyesinde ifade verdiler; dönemin Jandarma Kuvvet Komutanı zaten Ergenekon davasında sanık olarak yargılanıyor.

Cumartesi günkü sorgulamalar seneler önce Nokta dergisinde yayınlanan Özden Örnek’in, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın günlükleri üzerinden oluyor.

Bu günlükler Nokta dergisine geldi ve Nokta dergisi bu günlükleri yayınladı.

Peki, Nokta dergisine ne oldu?

Nokta dergisi yayın hayatına devam edemedi. Bu süreçte patrona kimler, nasıl baskı yaptılar doğrusu tam bilemiyoruz.

Ama aradan geçen zaman Nokta dergisinde yayınlanan günlüklerin içeriğinin doğru olduğunu ortaya koydu.

Nokta dergisi kapatıldı ama ortaya Taraf isimli bir gazete çıktı.

Taraf gazetesi de alışık olmadığımız, bizim basının hiç alışık olmadığı türden haberler yayınlamaya başladı.

Ve toplumun çeşitli kesimlerinden de çok büyük tepki almaya başladı.

Bu tepkiler Dağlıca baskınının detaylarında yani olağanüstü bir askeri beceriksizliğin ya da kasıklı/kasıtsız ihmalin ortaya çıkarılmasında ya da 12 Haziran 2009’da olduğu gibi siyasal iktidarı, bir cemaati hedef alan ve Genelkurmay içinde hazırlandığı iddia edilen bir belgenin ortaya çıkarılmasıyla zirve yaptılar.

Aradan geçen çok uzun olmayan bir süreçte Dağlıca ve benzeri olaylarda en azından askeri yetersizlik iddialarının ne kadar doğru olduğu kanıtlandı.

Kağıt parçasının da aslında ıslak imzalı bir belge olduğu da adli Tıp Raporuyla belgelendi.

Taraf’ın başka iddialarının da çok büyük ölçüde doğruluğu her geçen gün ortaya çıkıyor.

Kafes planıyla ilgili de yargı sürecinde tutuklamalar yaşanıyor.

Ama tüm bu gelişmelere rağmen hem basında hem de basın dışında Taraf gazetesine yönelik eleştirilerin dozu artarak sürüyor.

Örneğin, geçtiğimiz Cuma günü, son ayların parlayan yıldızı (!!!) Melih Aşık’ın Milliyet gazetesindeki köşesinde “Malum gazeteler ve yazarlar sevinçler içinde...

TSK’ya yönelik dış merkezli psikolojik savaşın tetikçisi Taraf gazetesi: “Sevgili Günlük, adliyeye gidiyorum” diye başlık atarak komutanlarla dalgasını geçiyordu önceki gün...” şeklinde yazabiliyordu.

Bu alıntıdaki saçma iddiaların üzerine konuşmak bile istemiyorum ama bence ortada bu saçma iddiaları bile aşan başka çok ciddi ve ilginç bir sorun daha var.

Ortada bir gazete var, bazı iddialarla ortaya çıkıyor, süreç içinde bu iddiaların en azından çok önemli bir bölümünün gerçekle ilişkisinin sanıldığından da yüksek olduğu ortaya çıkıyor, iddialar vergi gelirleriyle faaliyetini sürdüren bir bürokratik birimle ilgili yani her gazeteci ve vergi mükellefi bu iddialara duyarlı olma durumunda ama bir gazeteci bu iddiaların gerçekle ilişkisi üzerinde dahi durmadan anında söz konusu bürokratik birimin avukatlğına soyunuyor, soyunabiliyor ve meslektaşlarını da ciddi ithamlarla karşı karşıya bırakıyor.

Böyle bir manzara dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde görülemez.

Benzer tutumlar doğal olarak sadece Melih Aşık’la da sınırlı değil.

Basında ve basın dışında gerçekle ilişkisini kopararak Taraf gazetesini suçlayanların sayısı az değil. Bu tutum askerden yani kurumun kendisinden geldiğinde bir ölçüde anlamaya çalışıyorum, her kurum kendini koruma içgüdüsüyle davranır ama Melih Aşık ve arkadaşlarını anlamakta doğrusu zorlanıyorum.

Taraf gazetesinin ortaya attığı iddialara karşı ilgisizliği anlayabilirim de, bürokrasinin yanında bir gazeteci olarak bu kadar canhıraş feryadı anlayamıyorum.

Bu nasıl bir pozisyon alıştır, gerçekten çok ilginç. Belki iddiaların kendisinden bile önemli bir sorunla karşı karşıyayız diye düşünüyorum.

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim