1. YAZARLAR

  2. Demiray Oral

  3. Tam AKP’liler en iyisi sussun diyecektim ki...
Demiray Oral

Demiray Oral

Yazarın Tüm Yazıları >

Tam AKP’liler en iyisi sussun diyecektim ki...

A+A-

Örgüt var delil yok, örgüt var delil de var diye mahkeme başkanıyla savcısının bile birbirlerini çemkirmeleri artık benim için bir mana ifade etmiyor.

Benim gibi o yürüyüşte olan onbinlerce insan için de...

Çünkü biz gördük ki bu dava artık sokakta sürecek.

Çünkü gördük ki mahkemenin kararı 19 ocakta sokakta temyiz edildi.

Çünkü oradaki onbinlerce insan “haklı”.

Örgüt var delil yok, örgüt var delil var falan filan...

Hayır... Yargı yok, siyasi irade yok.

Hepsi bu aslında.

Onbinlerce insanın arasındaydım önceki gün.

Sıkı kalabalık, heyecan verici bir kitle vardı.

Ki ben kolay kolay gaza gelip heyecanlanmam maalesef.

Kalabalık öyleydi ki, Taksim’den AGOS’un önüne doğru ilk başlarda yürüyemiyorduk, birbirimizi nazikçe ittirerek hafiften ileri doğru kıpırdanıyorduk ancak.

Ayakta o kadar dakika dikilince, etrafım da meslektaş kaynayınca bol siyasi dedikodu, bol eleştiri döndü elbet.

Eleştirinin kralı da AKP hükümetine geldi.

Yazıya şöyle başlamaya karar vermiştim bu nedenle: AKP’liler en iyisi biraz sussun artık.

Hrant Dink davası hakkında kelam etmesinler bir müddet.

Kendilerine yapacakları en büyük iyilik bu gibi görünüyor.

Çünkü mahkemeden çıkan karardan sonra artık kimsenin, “Valla biz de acayip rahatsızız” veya “Daha süreç bitmedi Yargıtay aşaması var” tadında açıklamalar duymaya tahammülü kalmamış vaziyette.

Böyle açıklamalara, bu davanın başından beri peşinde olanların tepkisi “yemezler” ile “bu ne pişkinlik yahu” arasında bir çizgide gidip gelmekte.

Hele “Yargı bağımsız, müdahale mi edelim yani” tadında “Kuvvetler ayrılığı” dersi vermeye zinhar kalkışmasınlar.

Çünkü herkes memlekette “Tek kuvvet” kaldığını düşünmekte.

Doğru ya da yanlış, beğenir ya da beğenmezsiniz ama birçoğu yeminli AKP düşmanı olmayan, hatta kimisi zamanında bu iktidarın yaptığı olumlu işlere destek vermiş insanlar bile böyle hissediyor.

Sadece yapılan muhabbetlerle değil, sık sık atılan sloganlarla da (“Faşistler vuruyor – AKP koruyor”) fatura hükümete kesildiği için, “AKP’liler susun” diye başlamayı düşünmüştüm yazıya.

Ama tam bilgisayarın karşısına geçtiğim esnada Başbakan Erdoğan konuşmaya başladı.

Kısa müddet içinde de laf Hrant Dink davasına geldi.

Ve Erdoğan, “Daha temyiz aşaması var”dan “Demokraside kuvvetler ayrılığı prensibi var”a uzanan bir diskur çekti.

Yürüyüş sırasında AKP’lilerin yaptığı açıklamalar üzerine kaynatılırken, bir meslektaşım “Ben bunlara razıyım, daha bize fırça bile atar Başbakan” demişti.

Ben de “Yok artık” misali tebessümle karşılık vermiştim ona.

Çok özür diliyorum, haklı çıktı.

Başbakan Erdoğan bir yandan “Kimse merak etmesin Dink davası Ankara’nın derin dehlizlerinde kaybolmaz” diye umut vermeye çalışırken, bir yandan da “Sağda solda köşelerinde yazı yazanlar hükümetimize konuşurken kendilerine bir çeki düzen versinler” diyerek meslektaşımın öngördüğü “fırçayı” atmayı ihmal etmedi.

Erdoğan bu sözlerinin altını “Bu bir faili meçhul olmamıştır. 32 saate fail yakalandı, bu yürütmenin konuyla ilgili hassas olduğunu ifadesidir” diye doldurdu.

Şimdi ben sağda solda konuşan, köşesinde yazı yazan biri olarak kendime en çeki düzen vermiş halimle cevap vermek istiyorum kendisine.

Zaten bizim derdimiz de tam o Sayın Başbakan.

Yani, 32 saatte fail yakalandıktan sonra 33. saatten itibaren yapılması gereken hiçbir şeyin yapılmamış olması.

Siyasi irade kapı gibi arkasında durunca eski Genelkurmay Başkanı’nın, Kuvvet Komutanlarının, bilmem kaç tane generalin tutuklandığı bu memlekette, en basitinden sizin emrinizde olan polisin delil toplamaması yüzünden bugün mahkeme hâkimi ile savcısının birbirini suçlar hale geldiği şu zavallı ortam yani.

Merak ederseniz eğer, hükümetin neleri yapmadığının listesini cuma günkü Taraf’ta Yasemin Çongar’ın yazısında derli toplu bir halde bulabilirsiniz.

Konuşmanızın sonlarında, “Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza” makamında “Kimse AK Parti’nin aklığına leke süremez” demenize gelince...

İşte yapmanız gerekenleri yaptığınız gün bu dediğiniz olur ancak.

Ancak o zaman AKP, o payeyi hak edip AK Parti olur.

Çünkü payeler de aslında verilmez, alınır...

oraldem@gmail.com

TARAF

 

YAZIYA YORUM KAT