1. YAZARLAR

  2. Nicholas D. Kristof

  3. Taliban'ı silahla alt etmek imkânsız
Nicholas D. Kristof

Nicholas D. Kristof

Yazarın Tüm Yazıları >

Taliban'ı silahla alt etmek imkânsız

A+A-

ABD Başkanı Barack Obama Afganistan’a şimdiden 21 bin ilave Amerikan askeri gönderdi ve kısa süre içinde binlerce asker daha gönderip göndermeyeceğine karar verecek. Bu karar başkanlığı açısından hayati olacak ve bir grup eski istihbarat çalışanıyla başka uzmanlar, daha fazla asker yollamanın tarihi bir hata olacağı konusunda uyarıda bulunuyor.

Bu kişilerin bence de yerden göğe kadar haklı olan endişesi şöyle: Afganistan’ın güneyindeki etnik Peştun bölgelerine daha fazla Amerikan askeri göndermek olsa olsa yerel halkı ‘kâfirleri’ def etmek için Taliban’ı desteklemeye sevk edecektir.

Bu kişiler bana yaptıkları açıklamada şöyle diyorlar: “Politika yapıcılarımız, sorunun bizzat bizim güçlerimizin Peştun bölgelerindeki varlığı olduğunu anlamıyor. Ne kadar ilave asker gönderirsek, muhalefet de o kadar artar. Asker sayısını çoğaltarak muhalefeti hafiflemekten ziyade artırıyoruz ve Peştunlara Taliban’ın haklı olduğunu kanıtlıyoruz. Liderliğimizin bu temel cehaleti, çok sayıda kaliteli Amerikan askerinin hiçbir olumlu sonucu olmaksızın ölümüne yol açacak.”

Pakistan da ‘çökebilir’

Bu grupta CIA’in eski Pakistan şefi Howard Hart, eski büyükelçi ve Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilisi David Miller, Ulusal Savunma Üniversitesi’nde isyan bastırma üzerine ders veren William J. Olson ve adının açıklanmasını istemeyen, fakat bölgede 12 yıl geçirmiş, Sovyetler 1979’da Afganistan’ı işgal ettiğinde CIA’in Kabil sorumlusu olan bir kişi daha bulunuyor.

Miller, “Ülkenin uçurumun eşiğinde olduğuna dair ortak bir endişemiz var” diyor. 1980’lerde Sovyet karşıtı isyanı organize eden Hart, Amerikalıların Peştun aşiretlerinin dayanıklılığını, kararlılığını ve savaş becerilerini anlamadığına dair ikazda bulunuyor. Hart ABD savaşı tırmandırırsa, bunun sonucunda Pakistan’daki Peştunların radikalleşeceğini ve bu ülkenin daha da fazla istikrarsızlaşacağını, hatta belki de çökeceğini ekliyor. Bu uzmanlar reklama muhtaç kişiler değil; endişelerini kamuoyuna açıklamaları için onları ikna etmem gerekti. Ve düşünceleri Afganistan’ı iyi bilen başkaları arasında da geniş biçimde onay buluyor.

Karzai’yi seven yok

Afganistan’da büyük bir yardım programını yürüten ve Harvard Üniversitesi’nde ders veren eski İngiliz diplomat Rory Stewart da, “Altından kalkamayacağımız bir işe giriştik; başarızlığa doğru gidiyoruz” diyor. Stewart Amerika’nın Afganistan’daki askeri stratejisini ‘abes’ diye niteliyor.

Ben de bu endişeleri paylaşıyorum. Aynı zamanda, Washington’daki yetkililerin kararlarını basit bir Taliban karikatürüne dayalı olarak alıyor gibi görünmesi de beni tedirgin ediyor; bu karikatür, Afganistan ve Pakistan’a haber kovalamak için yaptığım ziyaretlerde gördüklerimle uyuşmuyor.

Peştun nüfusu ‘Taliban’ ve ‘Taliban olmayan’ diye basitçe ikiye ayrılamaz. Aksine Peştunlar karmaşık tutkular ve korkularla bölünmüş durumda. Konuştuğum pek çok Peştun Taliban’ın düzenli olarak ortaya koyduğu vahşet karşısında dehşete düşüyor ve hareketin  fazla aşırı, biraz ‘deli’ olduğunu düşünüyor. Fakat bu Peştunlar Taliban’ın kişisel dürüstlüğüne ve dindarlığına saygı duyuyor, ki bu özellikler Devlet Başkanı Hamid Karzai’nin çevresindeki çok sayıda yetkilinin yolsuzluğuyla tezat oluşturuyor. Bazı Taliban üyeleri kararlı birer ideolog; fakat çok sayıda kişi de arkadaşları veya büyükleri önerdiği için, ölen akrabalarının öcünü almak için, para kazanmak için veya ‘kâfirleri’ topraklarından atmak için savaşa katılıyor; zira yabancılar beklenenin aksine yol, köprü veya sulama projeleri getirmedi.

Dürüst olmak gerekirse, eğer bir dizi Müslüman asker memleketim Oregon’a gelip gözle görülür bir kazanım sağlamadan evlerimizi arasa, biz de elimizde silah dağa çıkabiliriz.

Amerikan ordusu hassasiyetini muazzam derecede geliştirdi ve sahadaki bazı komutanlar Afganların güvenini kazanmak açısından harika bir iş çıkardılar. Bu işe yarıyor. Fakat bütün komutanlar harika olamaz ve nihayetinde artan askeri varlığımız Peştunların bizi yabancı işgalciler olarak görme ihtimalini artırıyor. Bu yılki asker artırımının durumu yatıştıramamasının sebebi bu olabilir. Yatıştırmanın aksine, 2009 şimdiden Afanistan’daki Amerikan askerleri için en kanlı yıl.

‘Mütevazı’ strateji daha mantıklı

Çözüm ne Afganistan’dan çekilmek, ne de asker sayısını artırmak. Varlığı-mızı, Afgan güçlerini eğitmenin ve önemli kentleri kontrol etmelerine yardım etmenin yanı sıra Kaide’nin yeniden gruplaşmasına engel olmakla sınırlı olacak biçimde daha hafif bir askeri yönle devam ettirmemiz gereki-yor. Aynı zamanda eğitime ve tarıma daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor; zira Peştunları zaman içinde Tali-ban’dan uzaklaştırmanın bir yolu da bu.

Karmaşık, kusurlu, sinir bozucu derecede mütevazı amaçları olan bir strateji bu. Fakat böyle bir strateji siyasi ve askeri açıdan sürdürülebilir olacaktır. Ayrıca daha çok Amerikan ve Afgan kanı dökülmesini de gerektirmiyor. (6 Eylül 2009)

RADİKAL

YAZIYA YORUM KAT