Süt annelik kurumu

03.03.2013 07:55

Faruk Beşer

İslam'da akrabalık oluşturan ve evlilik yasağı doğuran yollardan biri de sütkardeşliğidir.

Bir bebek ilk iki yaş içerisinde bir başka kadından süt emerse emzirenin çocuğu gibi olmuş olur. Onu süt emdiği kadının gerçek çocuğu saydığımızda kimlerle evlenemezse artık süt sebebiyle de onlarla evlenemez.

Sütü, anneden çocuğa uzanan ve ikisini birbirine bağlayan bir bağ olarak düşündüğümüzde, mahremlik bu bağın uzandığı yere kadar gider. Elbette anne kendi öz çocuklarına da bağlıdır. Bir yabancı çocuğu emzirdiğinde o bağın bir ucunu da ona bağlamış gibi olur. Emen çocuğun diğer kardeşleri ise hiçbir noktadan bu bağa eklenmiş olmazlar.

Bu sebeple sütkardeşliğinin oluşturduğu haramlık konusunda şöyle bir formül zikrederler:

'Emenin emzirene nefsi haram, emzirenin emene nesli haram'.

Yani emen çocuk öz annesi tarafından hiç kimseyi sütanneye bağlamış olmaz, ama ona bağlandığı için kendisi onun bütün çocuklarına bağlanmış ve onların hepsiyle kardeş olmuş olur.

İslam hukuku dışında hiçbir hukuk sistemi sütkardeşliğini tanımaz. Tanımayınca da ona bir hukuk yüklemez. Bizim yürürlükteki hukukumuz da Batıdan alındığı için böyle bir evlilik engeli tanımaz. Oysa İslam'a göre bu çok önemli bir husustur. Sütkardeşlerin birbirleriyle evlenmeleri, öz kardeşlerin evlenmeleri gibi haramdır, yasaktır.

Ne var ki, mezhep imamları akrabalık ve evlenme haramlığı doğuran emmenin süresi ve miktarı konusunda farklı düşünürler.

Mesela Hanefiler süt emme süresini ayetin işaretinden çıkararak iki tam sene olarak görürler ve iki seneden sonra emilen sütün mahremiyet oluşturmayacağını söylerler. Ayrıca bu iki sene içerisinde velev ki bir yudum olsun emilen sütün, sütkardeşliği oluşturduğu görüşündedirler. Şafiiler ise beş kez ve doyuncaya kadar emmedikçe süt akrabalığının oluşmayacağını söylerler. Onlar da bu içtihatta başka bir hadisi şerife tutunurlar. Bazı münferit görüşler de emmenin on beş on altı yaşına kadar, hatta ileri yaşlarda bile haramlık oluşturabileceği yönündedir. Hepsinin birleştiği nokta, süt emmenin mahremiyet ve evlenme haramlığı oluşturacağıdır. Çünkü bunu bizzat Kuranı Kerim söyler. Değer teferruat hadisleri anlamadaki içtihatlardan kaynaklanır.

Birisinin sütünü emmek neden akrabalık ve haramlık doğurur, bunu en azından şimdilik mantıkla ya da bilimle anlamamız zordur. Müslüman buna iman eder ve böyle uygular. Bir mümin bilir ki, Allah Kuranı Kerimde sütten doğan akrabalığın da evlilik haramlığı oluşturduğunu söyler. Onun için bu hükmün asıl nedeni budur. Ancak biz bunun hikmetlerini arayabiliriz, diyebiliriz ki, iki yaşına kadar emilen süt, insanın temel vasıflarında, belki DNA'sında ve ona bağlı olarak genlerinde kalıcı etkiler yapıyor olabilir. Bu sebeple sütkardeşlerle evlenmek neslin sağlam bir şekilde devamı için zararlı olabilir. Ama bunlar hükmü değiştirmez. Bu hüküm taabbudidir, yani salt bir ibadet meselesidir.

Ne var ki, sütanne her bakımdan öz anne gibi değildir. Biri çocuğuna etini kanını vermiştir, biri onu sadece sütüyle beslemiştir. Saygı açısından da öz anne önceliklidir. Süt akrabalığı miras hakkı doğurmaz. Ayrıca zekâtta da farklılıklar vardır: Süt çocuğu sütannesine ya da sütbabasına zekât verebilir. Bunun anlamı onlara nafaka vermekle yükümlü olmadığıdır.

Her ne olursa olsun, müslümanlar süt emme haramlığına azami dikkati gösterirler. Aksi takdirde kişi kendi kardeşi ya da teyzesi ve halasıyla veya yeğeniyle evlenmiş olur ki bu çok çirkin bir haramdır, neslin bozulmasıdır. Süt ahkâmına ilişkin diğer konuları da gelecek yazımızda ele alalım.

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim