D. Mehmet Doğan

D. Mehmet Doğan

Yazarın Tüm Yazıları >

SUSİAD!

A+A-

Bir ülkede anayasa herkes ilgilendirir. Normal anayasa metinlerinde Türkiye’deki kadar devlet yönetimi ile ilgili bölümler yer almaz. Hak ve hürriyetlerin sağlanması, kişinin devlete karşı korunması ile ilgili temel hükümler gerçek anayasaların esasını teşkil eder.

1960 ve 1980 darbelerinden sonra yapılan anayasalar, ayrıntılı biçimde, ülke yönetiminin nasıl olacağını, halk iradesine ne kadar alan açılacağını, bürokratik iktidara ne kadar yetki verileceğini tanzim etmektedir.

Şimdi geniş bir tadil tasarısı halk oyuna sunulan anayasa, halk tarafından –askerin kışlaya dönmesi için zoraki- kabul edildikten sonra sürekli tartışılmış, kısmen veya tamamen değiştirilmesi hep gündemde olmuştur.

Anayasa gündemi, yalnız siyasi partilerin meselesi değildir. ülkenin iktisadi ve sosyal güçleri de, mevcut anayasanın yönetimi güçleştiren, halk iradesini sınırlayan ve hürriyetleri önce tanıyıp sonra ciddi şekilde kısıtlayan hükümlerini değiştirmek için çaba içinde olmak zorundadır.

TÜSİAD böyle kurumların başında gelir. Yıllarca önce mevcut anayasa ile özgürlükler açısından kıyaslanmayacak genişlikte taslaklar hazırlatmışlardı.

Türkiye’nin büyük sanayici ve iş adamlarını bir araya getirerek güçlü bir baskı grubu oluşturan TÜSİAD bir çok konuda görüş ve fikir açıklamakta, çoğu zaman da görüşlerinin dikkate alınması ve düşüncelerinin hayata geçirilmesi için gücünü kullanmaktadır.

Peki, son anayasa değişikliği konusunda TÜSİAD’dan bir ses işitiliyor mu?

Büyük patronlar anayasa değişikliğini yararlı mı, zararlı mı buluyorlar?

Bunun akıl ve mantık içinde verilecek cevapları vardır.

Fakat gün akıl ve mantık değil, Türkiye’nin siyasi geleceği ile ilgili tavır takınma günüdür! TÜSİAD kuruluşundan itibaren, Türkiye’nin hakim sermaye kesimi olarak konulara yaklaşmış, ideolojik tercihlerini çıkarları yanında savunmayı iş edinmiştir. Bu çerçevede Türkiye’de eğitim sisteminin değişimi ile ilgili kökten tavırlar geliştireceğine, dini öğretim veren okulların kapatılmasını teklife varan yaklaşımlar ortaya koymuştur.

Herkes biliyor ki, bu dernekde bir araya gelen sermayedarlar, Türkiye’nin tek parti ideolojisiyle uyumlu, batı sermayesi ile içli dışlıdır. Batı/batılı hayat tarzının onlar tarafından yorumu, dini dışarıda bırakır. Bu laik bir yorum değildir ve batılı sermayedarlar da, şahsi hayatlarında dini dışarıda bırakmazlar. Fakat Türkiye’ye has laiklik, TÜSİAD’ın vazgeçilmezlerindendir. Çünkü bu ideolojinin sürdürülmesini varlık sebebi olarak görmektedirler. Bu grup içinde yer alan birçok sermayedar, devlet imkanları ile gelişmiş, güçlenmiştir ve hâlâ da devlet imkanlarından yararlanmayı sürdürmektedir.

Bu, batı değerleri ile içli dışlı burjuvazinin, son yıllarda gelişen, ayağı memleket toprağına basan, milletinin değerleriyle hemhal olan bildik tabirle “milli burjuvazi”nin siyasi yapıyı belirleme ihtimali karşısında suskunluk tepkisidir.

Anayasa oylaması konusunda siyasi partiler ve yarı siyasi kurumlar (yani dernekler, sendikalar vb.), tavırlarını oylanacak olan değişiklikler üzerinden değil, gelecekteki iktidar yapılanması ile ilgili tasavvurlarına göre belirlemektedir. DİSK gibi mevcut anayasaya en fazla itiraz eden işçi sendikaları konfederasyonu açıkça “Hayır” derken, batıcı sermayenin kurumu TÜSİAD siyaseten bu kadar bile açık konuşamamaktadır.

Türkiye’nin bürokratik yapılanmaları ortadan kaldırıp gerçek akılcı yönetime geçebilmesi için bu anayasa değişikliği ciddi bir başlangıç olacaktır. Türkiye’nin yönetimi, ülkenin iktisadi ve sosyal güçlerinin de katkısıyla akli/rasyonel bir gerçeklikle oluşturulmak zorundadır. Bu noktaya Türkiye kolay gelmemiştir. Türkiye’nin batıcı sermayesi, yerli sermayenin değerlerle çatışmadan gelişme ve zenginleşme yaklaşımından ders almak zorundadır.

TÜSİAD halkoylaması karşısında Suskun Sanayici ve İş Adamları Derneği (SUSİAD) olurken, Türkiye’nin kapsayıcı sanayi ve iş adamları kurumu TOBB, Genel Başkan Rifat Hisarcıklıoğlu’nın ağzından anayasa değişikliği ile ilgili görüşünü ortaya koyarak, doğru olanı yapmıştır.

Halk oylamasından sonra TÜSİAD’ın SUSİAD olmanın ağırlığı altında kalacağını tahmin edebiliriz.

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT