Suriye’ye Arap askerleri müdahale etsin mi?

17.01.2012 00:23

Osman Atalay

Suriye’de bulunan Arap Birliği gözlemci heyetinin çalışmaları bir yandan devam ederken, diğer yandan Katar Emiri Şeyh Hamad’ın Suriye’ye Arap askerlerinin gönderilmesi gerektiğini savunması yeni bir tartışmayı başlatacak. 19 Ocak’ta yapılacak olan Arap Birliği toplantısında Suriye’deki gözlemcilerin kararları ve Suriye konusunda son yaptırım kararı görüşülecek.

Arap gözlemciler heyetinden ayrılan Cezayirli Enver Malik açıklamalarında Humus Valisi, İçişleri bakanı ve görüştüğü bazı devlet yetkililerinin Beşşar Esad rejiminin düşmesinin yaklaştığını hissettiklerini ifade etti.

Suriye halkını çok dirençli ve dirayetli bulduğunu en çok dikkatini çeken noktanın; katledilmelerine, evlerinin yıkılmasına karşın erkeği, kadını ve çocuğuyla bu halkın özgürlüğünü kazanmaktaki ısrarı olduğunu dile getirdi. Malik, gözlemci heyetin görevine devam etmesi durumunda bir felaket ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. Suriye rejiminin Arap gözlemci heyeti, halkına karşı daha kanlı bir aşamaya hazırlık için kullandığına işaret ederek uyarıda bulunurken, Esad rejiminin gözlemcileri kandırmak için kadın ve tehdit etmek dahil olmak üzere her türlü yola başvurduğunu, konuşmalarını dinlediğini, odalarını gözetlediğini ifade etti.

Arap Birliği’nin, Suriye’deki gözlemlerinden beklenen, gerçekleri tarafsız ve adil bir şekilde ortaya koymaları. Heyetin en önemli amacı Suriye hükümeti üzerinde, askerlerin şehirlerden çekilmesi, tutukluların serbest bırakılması ve yerli yabancı medyanın özgür çalışma ortamına sahip olmasıdır. Fakat 15 günü geride bırakan gözlemcilerin tutum davranışları ve kendi içindeki fikirsel ayrılıklar nedeni ile gözlemci heyeti kendisinden bekleneni daha şimdiden verememiş oldu. Heyette bulunan Sudan’lı gözlemcinin Darfur da yaşanan ölümlerden sorumlu tutulması, Suriye muhalefeti tarafından eleştirilmeleri bu heyetin güvenilirliğine gölge düşürmüştür.

Geçtiğimiz hafta Arap Birliği’nin, Kahire toplantısından gözlemcilerin Suriye’de temaslarına devam kararı çıkması muhaliflerde hayal kırıklığı oluşturdu. Suriye Müslüman Kardeşler Teşkilatı Sözcüsü Züheyr Salim, Arap Birliği’ni Esad rejiminin cinayetlerini örtbas etmeye çalışmakla suçladı. Arap Birliği, katliamları engelleyememekle katille kurbanı aynı kefeye koyarak rejimin katliamına ortak olduğunu söyledi. Bazı gözlemcilerin Suriye’deki olayları olumsuz rapor etmemeleri konusunda hükümetlerinden emir aldıklarını söyledi.

Gözler 19 Ocak’ta yapılacak Suriye genel değerlendirmesine çevrilirken Katar Emiri Şeyh Hamad, Suriye tartışmalarına son noktayı koyacak bir açıklama yaptı ve Suriye’ye askeri müdahale istedi.

Şeyh Hamad; Suriye’ye Arap askerlerinin gönderilmesi gerektiğini ve ölümleri durdurmak amacıyla, bazı askerler gidip ölümleri durdurmalı; diyerek yeni bir tartışmayı başlatmış oldu.

Suriye’ye, Arap askerleri müdahale etsin mi?, etmesin mi? tartışması önümüzdeki ay çok konuşulacak ve tartışılacaktır. Aslında buna Suriye halkı ve Arap Birliği üyesi ülkelerin karar vermesi çok önemlidir. Suriye’de 9 aydır Esad reform ve uzlaşı sözü vermesine karşın samimi tek bir adım atmadı. Suriye halkı bu saatten sonra evlerine döner mi? Asla. 14 Ocak Tunus’da Yasemin Devrimi’nin birinci yıldönümü kutlandı. 24 -25 Ocak’ta, Mısır’da Tahrir Meydanı’nda Devrime Sahip Çık kutlamaları yapılacak. Suriye halkı ve muhalefeti sonuna kadar özgürlük mücadelesinin peşini bırakmayacak bir kararlılık gösterisi içerisinde.

Arap birliği Suriye’ye asker gönderme kararını bir an evvel tartışmaya sokmalıdır. Aylardır Suriye muhalefetinin yabancı dış müdahaleye karşı olmalarını kullanan Esad rejimi bu güne kadar 6 bin insanı katledip on binlerce insanı tutukladı. NATO ve ABD’nin, Suriye’ye müdahalesine karşı dururken, Arapların kendi halklarının katledilmesi karşısında Arap Birliği’nin yaptırım gücünü sınama vakti gelmiştir. Arap Birliği, Suriye’ye siyasi ekonomik yaptırım kararı alması ne kadar doğru ise, Suriye’de akan kanı durdurmak için askeri seçeneği düşünmesi de o kadar doğru bir karar olacaktır.. Suriye’de akan kan Müslüman Arap kanıdır. O halde bu akan kanı durdurmak, Arap Birliği’nin Askeri siyasi gücünün görevi ve hakkıdır.

YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim