1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. SURİYE

  4. Suriyelilere 'Zorunlu Göç'
Suriyelilere 'Zorunlu Göç'

Suriyelilere 'Zorunlu Göç'

Manavgat'ın Taşağıl ve Kaymaz mahallelerinde yaşayan Suriyelilere Salı akşamı köylüler saldırınca jandarma onları yakınlardaki bir köydeki çamlık alana götürdü. Ancak Suriyeliler bir an önce ekmek paralarını kazanabilecekleri başka bir şehre gitmek istiyo

A+A-

Antalya’nın Manavgat  ilçesine bağlı Taşağıl ve Kaymaz mahallelerinde yaşayan Suriyeliler Salı akşamı jandarma tarafından apar topar mahallelerinden çıkarıldı. Sebep ise Taşağıl Mahallesi'nde yaşanan bir kavga. Köylülerin söylediğine göre iki minibüs sürücüsü arasında başlayan tartışma, minibüstekilerin karışmasıyla kavgaya dönüştü. 

Köylülerin iddiasına göre minibüstekiler Suriyeli'ydi. Bu haber köye "Suriyeliler Türkler'e saldırdı" diye geldi. Bazı mahalleliler Çarşamba akşamı Taşağıl'ın komşu mahallesi Kaymaz'da yaşayan Suriyelilerin evlerine saldırdı. Jandarma olaylar üzerine Suriyelilerin güvenliğini sağlamak için onları mahalleden çıkardı ve yakınlardaki bir köyün dışındaki ormanlık alana götürdü. Al Jazeera ekibi jandarmanın getirdiği Suriyelileri buldu ve onlara neler yaşadıklarını sordu.

Naylon çadırlarda kalıyorlar

Yaklaşık 200 Suriyeli Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı bir köyün dışındaki çam ormanında kurdukları derme çatma naylon çadırlarda yaşamaya çalışıyor. Elektrik, su, tuvalet ve banyo yok. Tek dertleri ekmek parası. Erkekler gündüz civar köylerdeki seralarda, portakal bahçelerinde çalışıyor. Kadınlar ise sacda ekmek pişiriyor, yemek hazırlıyorlar. Çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan Suriyeliler Antalya’ya ekmek parası için geldiklerini söylüyorlar. Hemen hepsinin başında 'çavuş' dedikleri bir amelebaşı var. Çoğu Urfalı olan bu çavuşlar Urfa’dan getirdikleri Suriyelileri Antalya'da çalıştırıyorlar. 

10 aile geldi

Buradaki Suriyelilerin arasına jandarmanın Kaymaz ve Taşağıl mahallelerinden getirdiği 10 aileden oluşan 100 civarındaki Suriyeli de katıldı. Yeni gelenlerin bir kısmı bağlı oldukları çavuşun verdiği naylonla derme çatma bir çadır kurmuş, bir kısmı ise evlerinden apar topar çıkarken yanlarına alabildikleri kilimlerin üzerinde oturuyorlar. Gece ise üzerlerine battaniye örterek ısınmaya çalışıyorlar. Ancak bu yeterli olmuyor.

Adının Zekiye Mahmud olduğunu söyleyen beş çocuk annesi Suriyeli kadın yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Biz Kaymaz’da oturuyorduk. Taşağıl’da Salı akşamı kavga olmuş. Bizim bir şeyden haberimiz yoktu. O akşam evde otururken birden eve en az 20 kişi baskın yaptı. Bize saldırdılar. Çok korktuk. Eşyalarımızı dağıttılar. Bize 'Sizi burada istemiyoruz, gidin' dediler. Sonra jandarma bizi buraya getirdi.”

Zekiye Mahmut, evleri mahalleli tarafından basılınca çok korktuklarını söylüyor. 

Hızla evden çıktıklarını söyeyen Zekiye Mahmud yanlarına sadece birkaç battaniye ve kıyafet alabildiklerini söylüyor. Getirildikleri bu ağaçlık alanda çadır bile kuramadıklarını, geceyi çocuklarıyla soğukta geçirdiklerini ifade ediyor. Zekiye Mahmud’un aklı, evinde bıraktığı eşyalarında. 'Beni evme götürün; tencerelerim, eşyalarım kaldı, onları alayım geleyim' diyor. Sonrasında ise hemen buradan gitmek istediklerini anlatıyor:

“Çavuşta paramız var. Şimdi onu bekliyoruz. Paramızı alalım, bir an önce gideceğiz buradan. Güvende olacağımız başka yere gitmek istiyoruz. Çocuklar çok üşüdü gece, artık burada kalmak istemiyoruz.”

"Yol paramızı ver, gidelim"

Beke Şeyhu ise Kobani'den bir yıl önce Türkiye’ye geldiğini söylüyor. Daha önce de İzmir’de portakal, zeytin toplayarak ekmek parası kazandığını belirtiyor. Nasıl buraya geldiklerini ise şöyle anlatıyor:

“Dün Taşağıl’daydık; jandarma geldi, bizi kamyonlara doldurdu, buraya getirdi. Ne olduğunu biz de anlamadık. Biz bir şey görmedik."

18 yaşındaki Adil Memetçiko 15 kişilik ailesiyle Taşağıl’dan getirilen Suriyelilerden. Az Türkçesiyle bize yaşadıklarını anlatıyor:

“Suriye’de savaş olunca önce Urfa’ya geldik. Sonra çavuş bizi Malatya’ya, oradan da Antep’e götürdü. Orada iş bitince buraya geldik. Jandarma bizi dün Taşağıl’dan buraya getirdi. Burada kurduğumuz çadırlarda kalıyoruz.”

Tek dertlerinin çalışıp para kazanmak olduğunu söyleyen Adil, “Beş kuruş paramız yok, olsa hemen gideceğiz. Sekiz kişi dört aydır çalışıyoruz. Çavuşta 7 bin lira paramız var. Onu alıp hemen gitmek istiyoruz. Salı akşamı başımıza bunlar gelince çavuşu aradık 'Paranın tamamını da istemiyoruz, bize yol parası ver, buradan gidelim' dedik. Şimdi paramızı bekliyoruz” diyor.

Paralarını alınca Mersin’e akrabalarının yanına gideceklerini söylüyorlar.

Suriye'de avukat, Antalya'da tarım işçisi

Suriye’de avukatlık yaptığını söyleyen Üzeyir Bekir ise 40 gündür Taşağıl’da yaşadıklarını söylüyor. Geçimlerini domates ve portakal toplayarak kazandıklarını belirten Bekir, jandarmanın kendilerini nasıl buraya getirdiğini ise şöyle anlatıyor:

“Çavuş ile Türkler arasında kavga çıkmış. Biz hiçbir şey görmedik. Sonra mahalleli bazı evlere saldırınca jandarma bizi buraya getirdi. Başka bir şey bilmiyoruz.” 

Taşağıl ve Kaymaz’da yaşanan olayların üzerine burada yaşayan Suriyelileri korumak için jandarma görevlendirilmiş. Gün boyu çadırların bulunduğu alanda nöbet tutuyorlar. Çevreden bir sataşma olmasın diye tedbiren burada beklediklerini söylüyorlar. Suriyeliler ise ellerine para geçer geçmez ekmek paralarını kazanabilecekleri başka bir şehre gitmeyi planlıyorlar.

 

758x535-(1)-009.jpg

758x535-(2)-008.jpg

758x535-(3)-003.jpg

758x535-(4)-009.jpg

758x535-(6)-007.jpg

758x535-(7)-006.jpg

758x535-(8)-005.jpg

758x535-(9)-005.jpg

758x535-007.jpg

 

 

HABERE YORUM KAT