Suriye'deki Katliamlar Beyazıt'ta Proteso Edildi (FOTO-VİDEO)

11.12.2011 16:42
Suriyedeki Katliamlar Beyazıtta Proteso Edildi (FOTO-VİDEO)
Beşşar Esed yönetimi, Suriye Halkıyla Dayanışma Platformu tarafından düzenlenen bir eylemle Beyazıt’ta yüzlerce kişi tarafından protesto edildi.

Suriye Halkıyla Dayanışma Platformu’nun Beyazıt’ta düzenlediği, Suriye’de zalim Esad yönetiminin katliamlarının protesto edildiği eyleme yüzlerce kişi katıldı.

Kılınan öğle namazını müteakip başlayan eylemde ilk olarak Özgür-Der Genel Başkan Yardımcısı Kenan ALPAY konuşma yaptı. Konuşmasına Beşşar Esad’in sonunun diğer zalim diktatörler gibi olacağı temennisiyle başlayan ALPAY, çocuk, kadın, yaşlı, genç demeden protestolara katılan Suriye halkının özgürlük ve adalet yolunda Allah’ın izni ile başarılı olacaklarını ümit ettiğini dile getirdi. ALPAY son olarak, “Kral değilim, cinayetlerde parmağım yok!” diyen Esad’in, yaşanacak devrim sonrasında diğer diktatörlerin durumuna düşmemek, mahkemelerde hesap vermemek adına suçunu inkar etmeye çalıştığını ifade etti.

Daha sonra söz alan Araştırma ve Kültür Vakfı Başkanı Şemsettin ÖZDEMİR, Esad’ın diğer zalimlerden hiç ders almadığını, halklarına zulmeden tüm diktatörlerin sonunun aynı olacağı vurgusu üzerinde durdu. Şehit kanlarıyla hayat bulan direnişlerin süreceğini, zalimler ve işbirlikçileri tarafından engellenemeyeceğini belirten ÖZDEMİR; şehit olan Müslümanların kanları içimizi yaksa da, bu kanlar ümmetin dirilişine katkıda bulunacağını belirttikten sonra dua ve temenniler ile konuşmasını sonlandırdı.

Üçüncü konuşmacı olarak çağırılan Suriye Ulusal Konseyi üyesi Halit Hoca, Suriye’de yaşanan olayların Kerbela’da yaşanan olaylarla benzerlik yaşadığı vurgusunu yaptıktan sonra direniş bölgelerinden bazı bilgiler verdi. Halkın bölgeden ayrılmasını engellemek üzere, Suriye istihbarat örgütlerinin ve Esad’a bağlı askeri birliklerin Humus etrafını bir hendekle çevrelediğini söyleyen HOCA, bölgedeki direnişin bitmesi için bu örgütlerin halka 72 saatlik bir ültimatom verdiğini ve bu süre sonunda Mahir Esad’a bağlı paralı askerlerin ve Beşşar Esad’a bağlı güçlerin bölgede bir katliama girişeceğini söyledi. Bu konuyla alakalı İslam Alemi başta olmak üzere tüm dünyanın müdahil olması gerektiğinin altını çizen HOCA halen Halep, Humus, Hama, Şam, İdlip ve tüm sahil kentleri de dahil olmak üzere direnişin sürdüğünü belirtti ve bu direnişlere destek veren Türkiye halkı ile tüm kamuoyuna teşekkür etti.

Sonrasında konuşma yapan Mazlumder Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan BEYHAN, kim olursa olsun zalime karşı ve mazlumdan yana şiarında olunması gerektiği hususuna dikkat çektikten sonra için de bulunduğumuz Muharrem ayında Suriyeli direnişçilerin Hz. Hüseyin örnekliğinde olduklarını ifade etti. Suriye’nin tüm Müslümanlar için bir imtihan konusu olduğunu belirten BEYHAN kirli siyasi oyunların, politik işbirliklerinin vs davranışların imtihanımıza gölge düşürmemesi gerektiğini söyledi. Suriye halkının yalnız olmadığını söyleyen BEYHAN, Beşşar Esed’in sonununda diğerleri gibi olacağı temennisinde bulunarak konuşmasını bitirdi.

Suriye Halkıyla Dayanışma Platformu adına Arapça bir konuşma yapan Sait TOBA’nın ardından İHH Genel Başkanı Bülent YILDIRIM bir konuşma yaptı. Bugün insanlar ölürken zalimlerin yanında yer almanın Müslümanlara yakışmayacağını, insan öldürmenin haram olduğunu ve çocukların üzerine kan kusan katillere karşı mazlumların yanında yer almayıp ses çıkarmamanın da haram olacağını ifade eden YILDIRIM, Suriye halkı ve beraberinde tüm mazlum halklar başlarındaki zalim diktatörlerden kurtuluncaya ve bunun yanında da emperyalist güçler ve onların silahlı birlikleri olan Nato Ortadoğu’dan çekilene kadar, bu halklarla dayanışma içinde olunması gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca emperyalist güçleri ve planlarını mazlum halklar üzerinden eleştirmenin yanlış olduğunu, esas olanın bu eleştirilerin emperyalistlerin işbirlikçileri olan zalim yöneticiler üzerinden yapılması gerektiğini çünkü bu güçlerin Ortadoğu’daki faaliyetlerini bu işbirlikçileri sayesinde ve bunların zalimce uygulamaları üzerinden yürüttüğünü ifade eden YILDIRIM, Mısır, Suriye gibi halklar kurtulduktan sonra hedefin Mescid-i Aksa’ya çevrileceğini belirtti.

Son konuşmacı olarak davet edilen Suriye Yüksek Devrim Konseyi üyesi Muhammed Ebu Ömer, devrimin yabancı güçlerin eliyle değil, halk tarafından gerçekleştirdiği ve Filistin davasının, Suriye devrim hareketinde ayrı düşünülemeyeceği uyarılarını yaptı. Ebu Ömer özellikle Arap ülkelerinin ve diğer devletlerin elçilerini Suriye’den çekmelerini ve Suriye’de devam eden katliamlara tüm dünya kamuoyunun müdahil olmasını talep ederek konuşmasını bitirdi.

Suriye Dayanışma Platformu adına basın bildirisini okuyan Davut GÜLER'den sonra Grup Yürüyüş, “Unadikum”, “Özgürlük Türküsü” ve Suriye ile ilgili yeni bestelemiş oldukları “Diren” marşlarını seslendirerek programa katkıda bulundu.

Protesto sırasında, “Uyan, Diren, Özgürleş!”, “Yaşasın Küresel İntifada!”, “Eş’şab, Yurid, İskat’en Nizam!”, “Katil Esad Suriye’den Defol!”, “Diktatörler Yenilecek, İslami Direniş Kazanacak!”, “Katliam, Zulüm, Fesad; Kahrolsun Beşşar Esad!”, "Suriye Halkı Yalnız Değildir!", “İstanbul’dan Humus’a Direnişe Bin Selam!”, “Ne Baas Diktası Ne Batı’nın Sömürüsü!” vb sloganlar atıldı. Eylemde "Baas Diktasına Hayır! Suriye'de Katliama Son!", "Zulüm, Katliam, İşkence Kaşısında Susmak, Baas Despotizminin Suçuna Ortak Olmaktır!", "Esad Filistin Davasının Hamisi Değil Hainidir!", "Esad Diktasına Boğun Eğmeyen Suriye Halkı, Emperyalistlerin Hesaplarını da Boşa Çıkaracak!", "Suriyeli Kardeşlerimizin Direnişine Bin Selam!", "Zalimler İçin Yaşasın Cehennem, Beşşar Sıra Sende!" yazılı pankartlar ön plana çıkarken, "Golan İşgal Altında, Esad’ın Tankları Dera’da, Humus’ta, Hama’da!", “Katil Esad Sonun  Mübarek Olsun!", "Kerbela'yı Tarihte Arama, Zamanın Kerbelası Hama'da!", "Suriye'ye Özgürlük Direnişle Gelecek!", "Dün Kahire, Bugün Şam, Yarın Kudüs İnşallah!", "İnsanlık Onuru Suriye'de Ölmesin!", "Baas Despotizmine de, Emperyalist Müdahaleye de Hayır!", "Diktatör Beşşar Esad, Katliam Zulüm Fesad!" dövizleri de göze çarptı. Program tekbirlerle sona erdi.

EYLEMİN VİDEOSU

Haksoz-Haber

Fotoğraf: Emine Nur Çakır- Ali İmran Durman

Basın Açıklamasının Tam Metni:

KATİL BAAS DİKTATÖRLÜĞÜNÜN KARŞISINDA

MAZLUM SURİYE HALKININ YANINDAYIZ!

11 Aralık 2011

40 yılı aşkın bir süredir Suriye’de baskı, işkence ve zulümle iktidarını korumaya çalışan Baas cuntası Suriye halkına yönelik katliam ve sindirme politikalarına hız vermiş durumda. Ortadoğu’da yükselen adalet ve özgürlük taleplerinin Suriye’de de yankılanması karşısında paniğe kapılan Esad diktatörlüğü Suriye İntifadasını tanklarla bastırmaya çalışıyor.

Suriye’nin muhtelif şehirlerinden her gün yeni katliam haberleri geliyor. Bilhassa Cuma ve cenaze namazları sonrasında düzenlenen protesto gösterileri kanlı bir biçimde bastırılmaya çalışılıyor. Sivil, barışçıl eylemlere karşı rejim güçlerince gerçekleştirilen vahşice saldırılarda her defasında onlarca insan hayatını kaybediyor. Hiçbir hukuk prosedürü işletilmeksizin yürütülen kitlesel tutuklama ve işkence kampanyalarıyla halk sindirilmek isteniyor.

Suriyeli kardeşlerimiz ise diktatörlük rejiminin tüm baskılarına, işkence ve hunharca katliamlarına rağmen sekiz aydır “Zulme ve diktatörlüğe hayır!” şiarıyla destansı mücadelelerini sürdürüyorlar. Ne gariptir ki, Baas’ın cinayet şebekelerine karşı hemen her şehirde işkence ve ölümleri göze alarak aylardır ısrarla meydanlara dökülen milyonlarca insanın uluslar arası güçler tarafından kışkırtılmış veya oyuna getirilmiş oldukları iddialarını halen seslendirenler, bu saçmalığa inananlar bulunabiliyor. Oysa adaletle ve insafla bakan herkesin de çok rahatlıkla görebileceği, şahitlik edebileceği gibi, özgürlük ve adalet için kıyam eden Suriye halkı izzet ve şerefinin Esad cuntası tarafından daha fazla çiğnenmesine tahammül edemeyeceğini kanı ve canı pahasına bütün dünyaya haykırmakta.

Bizler Türkiyeli Müslümanlar olarak Suriyeli kardeşlerimizin maruz kaldığı bu sistematik vahşetten ötürü büyük bir acı ve öfke; teslimiyet ve iradesizliğe karşı yükselttiği direnişle ise onur duymaktayız. Suriye yönetimi baskı ve zulüm politikalarına son vermeli, halkın özgürlük ve adalet taleplerini bastırmak için üzerlerine sürülen tanklarını, asker-sivil çetelerini derhal geri çekmelidir. Arabıyla Kürdüyle Sünnisiyle Alevisiyle tüm Suriye halkının kendilerini özgürce ifade edebilmeleri, işkence, tutuklanma, kaybedilme korkusu olmaksızın yönetimi eleştirebilme ve serbest seçimlerle değiştirebilme haklarının önündeki tüm engeller derhal kaldırılmalıdır.

Bizler Ortadoğu’da yaşanan sorunlara emperyalistlerin müdahil olmalarını asla haklı ve meşru bulmuyoruz. Bu yönüyle uluslar arası medyada dillendirilen Suriye’ye dış müdahale senaryolarını şiddetle reddediyor ve Suriye muhalefetine de hiçbir gerekçeyle sömürgeci güçlerden yardım dilenir pozisyona düşmemeleri gerektiğini hatırlatıyoruz. Bununla birlikte ülkeyi emperyalist güçlerin manipülasyonlarına açık hale getiren şeyin Baas cuntasının katliamcı politikaları olduğu gerçeğinden hareketle, bu tür kirli senaryoların boşa çıkartılması için öncelikle Baas rejiminin iktidardan çekilmesini talep ediyoruz.

Bizler Türkiyeli Müslümanlar olarak Tunus’tan başlayıp Mısır’a, Libya’ya, Bahreyn’e, Yemen’e,  tüm Ortadoğu’ya yayılan İntifada ile onur duyuyoruz. Şii ya da Sünni olmalarına bakmaksızın, Müslüman halkların iradelerinin despotik azınlık yönetimleri eliyle gasp edilmesini reddediyoruz. Tüm Müslümanları da adaletli olmaya, tutarlı olmaya, kendimiz için talep ettiğimiz her şeyi kardeşlerimiz için de istemeye çağırıyoruz!

Bizler, İslam coğrafyasında özgürlük ve adalet şiarıyla ayağa kalmış tüm Müslümanların direnişlerini destekliyoruz. Baskıcı, zalim iktidarların zulümlerine karşı tüm Ümmeti ve insanlığı duyarlılığa, Müslüman ve müstezaf halklarla dayanışmaya davet ediyoruz. On yıllardır silah zoruyla geniş kitlelere hükmeden azınlık diktalarına, cuntalara, işbirlikçilere karşı harekete geçen halkların yanında saf tutmanın hem kardeşlik hukukunun bir gereği, hem de vicdani bir sorumluluk olduğunun altını çiziyoruz.

SURİYE HALKIYLA DAYANIŞMA PLATFORMU

suriye_eylemi_11122011-(22).20111212105810.jpg

suriye_eylemi_11122011-(20).20111212105837.jpg

suriye_eylemi_11122011-(24).20111212105907.jpg

suriye_eylemi_11122011-(19).20111212105931.jpg

suriye_eylemi_11122011-(23).20111212105952.jpg

suriye_eylemi_11122011-(8).20111212110014.jpg

suriye_eylemi_11122011-(16).20111212110044.jpg

suriye_eylemi_11122011-(21).20111212110105.jpg

suriye_eylemi_11122011-(15).20111212110124.jpg

suriye_eylemi_11122011-(5).jpg

suriye_eylemi_11122011-(6).jpg

suriye_eylemi_11122011-(11).jpg

suriye_eylemi_11122011-(13).jpg

suriye_eylemi_11122011-(17).jpg

suriye_eylemi_11122011-(18).jpg

suriye_eylemi_11122011-(2).jpg

suriye_eylemi_11122011-(3).jpg

suriye_eylemi_11122011-(4).jpg

suriye_eylemi_11122011-(14).jpg

suriye_eylemi_11122011-(29).jpg

suriye_eylemi_11122011-(7).jpg

suriye_eylemi_11122011-(9).jpg

suriye_eylemi_11122011-(10).jpg

suriye_eylemi_11122011-(12).jpg

suriye_eylemi_11122011-(25).jpg

suriye_eylemi_11122011-(26).jpg

 

suriye_eylemi_11122011-(27).jpg

suriye_eylemi_11122011-(28).jpg

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Hasan Soylu
15 Aralık 2011 Perşembe 13:06
neyi tartışıyoruz ki?
Tavsiyelere uyarak araştırma yapınca şu sonuçlara ulaştım:

Esed aslında çok yanlış tanıtılıyor. Kendisi çok salih ve muttaki bir kişidir. İnanmayan değerli alim Ramazan el-Buti'ye sorabilir. Babasının oğludur. Babası da çok muti, mutedil ve muhsin bir kişilikti. İnanmayan o dönem Şeyh Keftaro gibi Ümmetin yüz akı mücahid, mübariz alimlerin fetvalarına bakabilir. Bu arada Karadavi gibi tehlikeli isimlerin sözlerinden uzak durmak lazımdır. Onlar fitne çıkarmaya çalışıyorlar.

Dün Hama'da katliam yapıldığı, on binlerce kişinin öldürüldüğü haberi nasıl yalandıysa bugün de Suriye'de protestocuların öldürüldüğü haberleri yalandır. Birileri öldürülüyorsa da onlar teröristlerdir. Zaten biliyorsunuz meşru yönetime karşı ayaklananlar fitneci ve katiledilmeleri caizdir.

Camilerin bombalandığı haberini, her ne kadar Suriye hükümetinden bazı yetkililer, teröristler minarelerden ateş açıyordu mazereti ile bu olayı kabul etmişlerse de, biz yine de reddederiz, çünkü Suriye yönetimi içine sızmış ajanlar olabilir. Aslında tartışmaya da gerek yoktur, meşru bir yönetime karşı bağy içine girenler bir camiye üstlenmişlerse o caminin masuniyeti olamaz, dırar mescidi hükmündedir!

Öldürülen insanlara ait görüntüler senaryodur. Muhtemelen bu görüntülerin hepsi Katar'da, Holywood'da ya da İsrail'deki film stüdyolarında çekilmektedir. Sokaklarda gösteri yapan insanlar hep satın alınmış kişilerdir. Zaten sayıları bir avuçtur. İstanbul'da Suriye muhalefeti adına konuşan kişiler hep ajandır. Namaz kılmaları, hanımlarının örtülü olması, İslami bir görüntü içinde olmalarına aldanmamak gerekir.

Aslında en geriye gitmek gerekir. Bu olaylara başlangıçlık eden gelişme, Dera'lı çocuklara işkence yapıldığı iddiası da komplodur. Geç saatte dışarıda muziplik yapan bu çocukların karakolda sadece kulakları çekilmiş, ailelerindne habersiz dışarı çıkmamaları ve derslerinden geri kalmamaları için kendilerine tavsiyede bulunulmuştur, o kadar!
murat şen
14 Aralık 2011 Çarşamba 14:11
hasan soylu kardeşe cevap
hasan bey bir yerde haksızlıgın olmasının göstergesi ölen kişi sayısıyla ölçülmez. ayrıca yemen'dede binlerce insan kanı akıtılmıştır.
ayrıca bahreyn de 900 bine yakın insan yaşıyor.yaklaşık 50 ölü var. bunu suriye nufüsuna vurdugunuzda 2000'e yakın insan eder.
ve özellikle suriye ile ilgili söylediklerinizin bir kısmı yalan oldugu ortaya çıktı zaten. mesala cami bombalama işi. o görüntüyü öncesiyle bütün olrak izledim. minareye bomba yerleştirilmiş ve içerden patlatılıyor. fakat video nun o kısmı kesilip internette yayınlanınca güvenlik güçleri bombalamış gibi lanse edildi.
son olarak acaba esad'ın bi tanrılık iddasımı vardiki insanları kendinin ilah olduguna dair bi zorlama yapsın. onlar çok iyi düzenlenmiş tiyatro.
lütfen biraz basiret gösterin.
Allah'a emanet olun
Hasan Soylu
14 Aralık 2011 Çarşamba 12:17
anlaşılmadığı için devam
Murat Şen iyi dinle!
Çünkü saydığın ülkelerde 5.000 insan katledilmedi.
Çünkü saydığın ülkelerde insanlar yerlerde dipçiklenip "Rabbim Eseddir!" demeye zorlanmadı.
Çünkü bu ülkelerde camiler tank ateşiyle vurulup yıkılmadı.
Çünkü saydığın ülkelerin hiçbirinden kaçıp çıkmakzorunda kalmış sayısız mülteci bulunmuyor. Oysa o gün Beyazıt'a gelmiş olsaydın neden Türkiye'de bu kadar çok Suriyeli "kardeş"inin bulunduğunu öğrenebilir ve anlattıkları acılı hikayelerini dinleyebilirdin!

Ama şunu da bil! Eğer bu saydığın ülkelerde Müslümanlar ayağa kalkarsa, Şii-sünni diye ayrımaksızın, İran'ın menfaatleri zarar görür mü görmez mi diye düşünmeksizin müslümanların kıyamına sahip çıkacak olanlar yine o gün Beyazıt'ta toplanan Müslümanlardır.

Müslümanları çeşitli karalamalarla itham edenler, töhmet altına bırakmaya çalışanlar, fitne odağı gibi hareket edenlerden ise hiçbir hayır gelmez!
Özgür Ateş
13 Aralık 2011 Salı 22:51
Niye mi yok?
Murat kardeş herhalde onlar iyi(!) diktatörler de ondan olsa gerek!

Zalim ,despot ,diktatör Esed ! diyenler bir zahmet onlara da deseler ,bakış açılarını basitliğe indirgeyenler ancak bu kadar görebiliyor.Adam antiemperyalist duruşu takdire şayan ,darısı İslam deyipte NATO'dan medet umanlara!

Daha hazin olan ne ?El Kardavi suriye muhalefetinden aynı zamanda filistin-lübnan-irana muhalif galyun ile çok samimi pozlar vermiş ve NATO saldırısına olumlu baktığını söylemiş hadi hayırlısı!

Libya'da NATO saldırısından sonra şu an İsrail elçilik açacak ,Allah aşkına bir zahmet edebiyat yapanlar oradaki bu rezaleti sorgulama gereksinimi duymazlar mı,protesto etmezler mi?

EDİTÖR: Özgür bey, şu haberimize bakmanızı öneririz: http://www.haksozhaber.net/libyada-siyonist-elcilik-haberi-yalanlandi-26250h.htm

murat şen
13 Aralık 2011 Salı 14:11
soruyorum
beyazıd daki gösteride dikkat ederseniz bahreyn, yemen, katar ve suudi diktatörlerinin resimleri yok.
neden acaba?
Hasan Soylu
13 Aralık 2011 Salı 13:19
zulme rıza zulümdür
Neden Bahreyn'den söz etmiyormuşuz da hep Suriye'den söz ediyormuşuz? İnsaf artık! Her eylemde Bahreyn'e atıf yaptık. Şu altına eleştiri yazdığınız metni bir okuyun bakalım. Ne göreceksiniz? Ama gerek yok değil mi? Bizler nasılsa Suud parasıyla hareket ettiğimizden Bahreyn'deki dikatatörlüğü destekliyoruzdur mutlaka! Sizin kafanız böyle çalışıyor işte!

Bu arada şunu da soralım: Bahreyn'de yaşananlar Suriye'de yaşananların 10'da biri mi, 100'de biri mi? Kıyaslamak mümkün mü?
(Aslında soruyu tersinden sormak lazım: Neden bazıları küçücük Bahreyn'de olanlara gösterdikleri ilginin binde birini Suriye'deki Sünni kardeşleri için göstermezler?)

Afganistan, Irak ve Pakistan'da Aşura törenlerinde yaşanan katliamları neden lanetlemiyoruz? Lanetliyoruz kardeşim, açıkça lanetliyoruz! Bu yapılanlar sapkın eylemlerdir. Masum insanları hedef alan bu tür canilikleri hiçbir Müslüman da sahiplenmez. Bu konuyla ilgili tavrımız biliniyor. Her defasında aynı şeyleri tekrar etmek gerekir mi? Kaldı ki bu sapkın eylemleri ve faillerini destekleyen kimse yok, dolayısıyla tartışılacak bir şey de yok ortada. Ama Suriye'deki katliamcı zalimlerin bir hayli savunucusu var etrafta ve bu durum konuyu daha fazla gündemleştirmemizi gerekli kılıyor.

Kimse laf cambazlığı yapmasın! Saflar net ve açık. Zulme, diktatörlüğe ya evet dersiniz ya da hayır! Yok İran'ın çıkarları, yok direniş cephesi, yok Nato tehlikesi vs. vs. bu tür laf kalabalıklarına gerek yok.

Biz kardeşlerimizden yanayız, safımız zulme karşı direnenlerin safı! Hiçbir gerekçeyle zalimleri temize çıkarmıyoruz, sesimiz çıktığı kadar da kardeşlerimizin hukukunu savunacağız.

Üzüntümüz Müslüman olduğunu söyleyenlerin katil Baas çetelerinin iktidarının devamı için bin dereden su getirmek durumunda kalmaları. Bu tablo Müslümanlara gerçekten hiç yakışmıyor! Bu tutum tam manasıyla bir zillettir. Bunun hesabını veremezsiniz! Bir daha hatırlatıyoruz: Zalimlere meyletmeyin, ateş size de dokunur!
malik eşter
13 Aralık 2011 Salı 10:05
zulme destekçi olmayanlardan Allah razı olsun.
ibrahim eshter ismiyle yazan kişi sen esad'a, baas katillerine destekçi olduğun için öbür dünyada Allah'a nasıl vereceğini düşün.
İbrahim Eshter
13 Aralık 2011 Salı 00:47
Tek kelimeyle REZALET!!!!
Editör Notu: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Şain
12 Aralık 2011 Pazartesi 21:09
Kerbela
Kerbela'yı tarihte aramayın diyenler niye geçen hafta aşura programlarına katılıp onlarcası şehid olan Afgan ,Irak ,Pakistan'dakileri görmezler? Yoksa onlar bidat mi yaparlar ...
Bahreyn'de ,Yemen'de ,saudi ABD 'de katledilen müslümanlar Kerbela değil mi?
Suriye'yi ağızlarına sakız yapanlar niye buraları görmezler ,burda Suriye'de dönen dolapları anlatacak değilim ama belli ki birileri görmek istedikleri gibi görüp yorumluyorlar,sonu İran'a-direnişe eleştiri olarak aksın da ne olursa olsun tek dertleri İnkılap ve direniş ...Durum bundan ibaret!
Basiret ehli olmayanlar insanları rüzgarın savurduğu yapraklar gibi ordan oraya savururlar ,sağlam dayanak ve alt yapıları olmayanların müslümanları götürecekleri bir yer yok sadece slogan atarlar o kadar vesselam.
MUHİTTİN GÜL
12 Aralık 2011 Pazartesi 20:36
HAKSIZMIYIM
neden takipçileriniz hiçmi hiç bahreynden bahsetmez hiç bahreynde ne oldu bilen varmı...yoksa müttefikleriniz olanlarmı size yön veriyor abd batı ve tc...

Editör Notu:
http://haksozhaber.net/libya-ve-bahreyn-icin-fatihte-ortak-eylem-20347h.htm
Burhan Gökçe
12 Aralık 2011 Pazartesi 14:34
özgürlük savaşçıları
Haksızlık ve zulme karşı emperyalist zalımlere karşı dikdatör esede karşı verdikleri mücadeleden dolayı suriyeli muhalifleri kutluyoruz.Allah cihad ve mücadele azimlerini kuvvetlendirsin.Beyazıttan yükselen Intifada yı destekleme çiğliklarını kutluyorum.Yaşasın dünya müslümanlarının özgürlük mücadelesi.
Gercekci Davut
12 Aralık 2011 Pazartesi 00:26
Zulme karsi omuz,omuza
Nerede bir zulum varsa biz onun karsisindayiz,nerede bir mazlum varsa biz onun yanindayiz,nerede bir haksizlik varsa biz ona karsiyiz suur ve dusuncesiyle haksizliklar karsisinda susmayarak zalime ve taguta karsi insani ve vicdani tepkilerini gostermek suretiyle mazlum ve magdurlarin sesi olan eyleme katilan ve bu eylemin yapiminda,hazirlanmasinda emegi gecen,bu eyleme bedeniyle katilmasa bile gonluyle bu eylemi benimseyip destekleyen tum kardeslerimi en hasbiy duygularla tebrik ediyor,cenabi Allah'dan amellerini makbul,eylemlerini bereketli ve etkili kilmasini temenni ediyorum.Selam zalimlere karsi mazlumlardan yana olanlara,selam Hakka tabiy,Adalet ve Ozgurluk mucadelesi verenlere olsun Vesselam.
sinan tetwani
11 Aralık 2011 Pazar 21:35
Defol Esad.
Yemende başlayan halen Suriyede devm edene direnişe selam olsun.Yemen,Mısır,Libya ve sırada Suriyeyi saran direniş dalgası çok yakınıda İnşallah daha büyük devrimlere neden olacaktır.Suriye halkı için yapılan dayanışma eylemine katılanları selamlıyorum.Yüreğinize sağlık.Zalimlerin tek tek yıkıldığı görüyoruz.Bunu bilen zalimler zülümlerinde şiddeti artırmaktalar.Zülümleri artıça aslında sonlarını geldiğini bilmeliyiz.Kürtçe bir atasözü var.''ecela bizinê vere dıçe nanı şiwanı duxe ''(Eceli gelen keçi,çobanın ekmeniği yer).
Esad'ta sonunu geldiğini biliyor, onun için durmadan kan döküyor.Döktüğü kanda boğulucak inşallah.
Zalimlerin sonu bellidir.
Yeter ki direnişi yapanlar belli olsun.Eğer direnişi yapanların yüreğinde özgürlük ateşi yanıyorsa ;zalimlerin tahtı yanmaya başlamıştır.
YA ALLAH YA ALLAH Bİ İZNİLLAH.
DEVRİM OLACAK İNŞALLAH
Diğer Haberler
DÜŞÜNCE PLATFORMU
PANO
İKTİBASLAR
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 524 10 28 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim