Suriye'deki Gelişmeler Haksöz'de Değerlendirildi

04.04.2011 13:09
Suriyedeki Gelişmeler Haksözde Değerlendirildi
Suriye’de muhalif göstericiler ile rejim arasında baş gösteren ve devam etmekte olan çatışmalar Haksöz dergisinde gerçekleştirilen bir forum ile tartışıldı.

Suriye'de muhalif göstericiler ile rejim arasında baş gösteren ve devam etmekte olan çatışmalar Haksöz dergisinde gerçekleştirilen bir forum ile tartışıldı. 2 Nisan Cumartesi akşamı derginin Fatih'teki merkezinde gerçekleştirilen programa Suriye'de 1982 yılında yapılan Hama katliamından sonra Türkiye'ye yerleşen Fevzi Zakiroğlu ile Bülent Şahin Erdeğer konuşmacı olarak katıldılar.

Programda ilk olarak Fevzi Zakiroğlu söz aldı ve Suriye tarihini kısaca anlattı. Suriye'nin, tarihi boyunca ihtilaller ile sürekli olarak karşı karşıya kaldığını ve hükümet değişiklerinin sürekli olarak Suriye halkına ciddi baskılar ve mağduriyetler yaşattığını söyleyen Zakiroğlu, dünya katliamları listesinde ilk onda yer alan Hama katliamından sonra halkın daha da sindirilmeye çalışıldığını vurguladı.

Zakiroğlu, 1977'den itibaren Suriye'de ardında İhvan-ı Müslimin'in bulunduğu iddia edilen İslami ayaklanmaların 1982'de Hama katliamı ile susturulması ve tüm İhvan üyelerinin tutuklanıp, idam edilmesi olaylarının Suriye halkının üzerinde taşıdığı korku psikolojisini açıklayabileceğini dile getirdi. 1963'ten bu yana Baas Partisi tarafından yönetilen ülkede Hama katliamından sonra hiçbir ayaklanma olmadığını belirten Zakiroğlu, Beşar Esad'ın hükümetin başına geçtiğinde yapılan ayaklanmanın dikkat çekici olduğunu söyledi.

Zakiroğlu, Beşşar Esed'in halka sık sık sözler verdiğini fakat bu reformları yapmadığını, bir tek ekonomi reformunu gerçekleştirdiğini ifade etti. Ekonomik reformda da özelleştirme yoluyla şirketler kurup bu şirketlerin yönetimlerini akrabalarına verdiğini belirten Zakiroğlu, bu durumun muhaliflerce Esed öncesi hükümet imajının sürmekte olduğunun bir göstergesi olarak görüldüğünü söyledi. Ayrıca ülkede merkezi yönetimin eksik olduğunu ifade eden Zakiroğlu, siyasi alanda Beşar Esed'in, askeri alanda Mahir Esed'in ve maddi alanda Mahtuf'un sözünün geçtiğini belirtti. Bu bölünmeden en çok Suriye halkının zarar gördüğünün altını çizen Zakiroğlu, gösterileri bastırmada Mahir Esed ile Beşar Esed'in sürekli farklı söylemler geliştirdiklerini dile getirdi.

Zakiroğlu, AK Parti iktidarının Arap ülkeleri tarafından model olarak algılandığını çünkü Arap halkının AK Parti'nin başarısını İslami bir başarı olarak yorumladıklarını da belirtti. Yine bu meyanda Arap yöneticilerin halklarını öteden beri İslamcı parti ve hareketler ile korkuttuklarını belirten Zakiroğlu, bu propagandanın Arap halklarının AK Parti'ye sempatisi üzerinden sarsıldığını belirterek "AK Parti'nin gelişi Arap halkları için İslami bir hükümet olarak algılandığı için talepleri bu yöne doğru evrilmeye başlıyor." dedi.

İkinci konuşmacı Bülent Şahin Erdeğer, Suriye halkının Hama'dan sonra ciddi bir travma içinde olduğunu dile getirdi. Erdeğer, Hama katliamından sonra ciddi sayılabilecek bir ayaklanmanın olmamasını hem halkın büyük bir katliam görmesine hem de Suriye'nin hantal bir bürokrasisinin olmasına bağladı. Gündeme ve Suriye halkının tepkisine yaklaşımda bu katliamlara ve zorbalığa dikkat etmenin önemine vurgu yaptı.

"Beşar Esed vaat ettiği reformların iç ayaklanmaya sebep olmayacak şekilde, ezilmiş halk kesimini cezp edici içe dönük özgürlükleri genişletmeye çalışmıştır." diyen Erdeğer, Suriye'de halk ile hükümet arasında siyasi bir çekişme olmadığı sürece halkın istediğini yapma hakkı olduğunu söyleyerek, rejimi tehdit eden durumlarda halkın ciddi baskılara maruz kaldığının altını çizdi. 1982'den bu yana genel anlamda ulema ile hükümetin politika olarak birbirini desteklediğini belirten Erdeğer, devrim gösterilerini fitne olarak gösteren ulemanın büyük çoğunluğunun rejim yanlısı fetvalar verdiğini ve bu karşıtına sığınarak var olma tutumunun gelişmesinde Hama katliamının yol açtığı korku psikolojisinin önemli oranda rol oynadığını söyledi. Erdeğer, Suriye halkının en temelde düşünce özgürlüğü, sivil toplum örgütlerine özgürlük, yolsuzluk ve kalpazanlığa karşı düzen ve özgür seçim ortamı gibi insani talepleri olduğunu fakat Beşşar Esed'in bu alanlarda reform vaadinde bulunmasına rağmen bunları karşılamada çok ağır davranıldığını belirterek muhalifleri sokağa inme pozisyonuna getiren nedenlerin başında da Esed'in reform vaatlerine olan güvenin sarsılması olduğunu ifade etti.

Gelen sorular üzerinden Beşşar Esed hükümetinin devrilme olasılığını değerlendiren Erdeğer, İsrail'in veya Türkiye'nin hükümetin değişmesi taraftarı olmadığını fakat reformların yapılması konusunda baskı yapılabileceğini söyledi. 15 Nisan'da yürürlüğe konulması sözü verilen Kürt Sayımı Komisyonu'nun ve 25 Nisan'da düzenlenmesi planlanan Terörü Bitirme Komisyonu'nun gidişatı belirlemede önemli olduğunu belirten konuşmacı, bu komisyonlardan çıkacak olan kararların uygulanmasının gündemi belirleyebileceğine vurgu yaptı.

Soru-cevap şeklinde süren forum, Erdeğer'in özet değerlendirmesinin ardından sona erdi. 

Büşra Bulut / Haksöz-Haber

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim