Suriye’de Her Şehir Hama Oldu

16.06.2011 03:58
Suriye’de Her Şehir Hama Oldu
Kendi halkına savaş açan Suriye rejiminden kaçış sürüyor. Kurtulabilenler Türkiye tarafına geçerken 10 ila 15 bin insan da Türkiye tarafına geçmeden sınırın Suriye tarafındaki dağlarda, orman içlerinde saklanıyor. Kurdukları çadırlarda kalan Suriyeliler,

Arkadaşımız M. Mustafa Uzun'un "ekmek yolu"nu kullanarak girdiği Suriye'de, orman içerisinde korkulu bekleyişlerini devam ettiren Suriyeliler, terkettikleri Cisr Eş Şuğur ile alakalı çok korkunç bilgiler verdiler. Şehrin tamamen hayalet şehre dönüştüğünü ve herkesin kaçtığını söyleyen Suriyeliler, "Şehrimizin nüfusu 50 bin kişiydi. Köylerle beraber 70 bin civarındaydı. Şimdi kimse yok. Herkes kaçtı. Çok fazla ölü var. Belki 2-3 bin kişi katledildi. Rastgele ateş açtıkları da oluyor. Direnişçi olarak bildikleri evlere giriyorlar. Şehre girdiklerinde çok fazla insan yakaladılar. Özellikle kızlara musallat oluyorlar. Onurlarımızı zedelerlerse korkup sineceğimizi düşündüler. Bunun için kızlarımıza tecavüz ettiler. Şehrin girişinde 2 kıza tecavüz edip sonra da katledilip yolun ortasına atmışlardı. Türkiye'nin artık bu zulme dur demesi ve olaya müdahale etmesi lazım" dediler.

YA DİRENİŞ, YA ÖLÜM ÜÇÜNCÜ BİR ŞANSLARI YOK

Suriye'nin birçok şehrinde artık savaşın olduğunu dile getiren ve güvenlikleri sebebiyle isim yazılmasını ve fotoğraf çekilmesini istemeyen Suriye vatandaşları; "Lazkiye'de 15 kişiyi bir arada kurşuna dizdiler. Sonra onları toplu halde gömdüler. Bunlardan 2 tanesi Filistinliydi. Gözdağı vererek milleti korkutmaya çalışıyorlar. Sorgulama diye bir şey yok. Ya da işkence için sorgulanıyorsunuz. Eğer yakalanırsanız işiniz biter. Eğer yaralanır ve hastaneye gitmek zorunda kalırsanız o zaman da işiniz biter. Kolunuza kurşun isabet eder ama hastaneden cesediniz çıkar. Yürüyerek hastaneye gidersiniz ama ölürsünüz. Evlere doktor getirmemiz de engellendi. Doktorlar da artık gelemiyor. Büyük bir baskı var ve bizi bu baskılarla susturacaklarını düşünüyorlar. Oysa artık halk susmuyor. Canını kaybetse de susmuyor ve Esad gidene kadar da susmayacak" diyorlar.

CAN, MAL VE NAMUS GÜVENLİĞİ ORTADAN KALKTI

Yağmur altında yaptığımız söyleşi esnasında gözyaşlarına boğulan Suriyeli bir kadın ise feryat ederek; "Ben burada bu zulümleri çekerken benim sözde başkanım Esad rahat yatağında yatıyor. Benim başka elbisem yok. Elbise dahi alamadım gelirken. 10 gündür bu kadın başıma burada aynı elbise ile idare ediyorum. Kocam nerede, hiç bilmiyorum" derken etrafımıza yığılan gençler de Suriye'nin cep telefonu firmasının, şebekeleri sınırda tamamen kapattığını ve bütün iletişim imkânlarının ellerinden alındığını söylediler. Gençler; "Suriye'de devlet ortadan kalktı. Askerler sadece halka karşı savaşıyor. Otorite yok. Herkes birbirini yiyor. Çok daha acı olaylar olabilir. Can, mal, namus güvenliği tamamen ortadan kalktı. Kimse kimseyi tanımıyor" diyorlar.

Suriye devletinin resmi olarak 1300 kişinin öldüğünü ilan ettiğini; ancak sadece kendi şehirleri olan Cisr Eş Şuğur'da en az 2500 kişinin katlediğini söyleyen bir genç ise "Beşşar'ın ve adamlarının Allah belasını versin. Biz özgürlüğümüzü istiyoruz. Bu uğurda canımızı veriyoruz. Bizde silah yok, bomba yok. Terörist değiliz. Üzerimize tanklarla helikopterler gelince mecburen kaçtık. Kalanlar katledildi. Türkiye'den başka gidecek yerimiz de yok. Şimdi buradayız ama Suriye ordusu burada da bize saldırabilir. Böyle bir saldırı esnasında Türk askeri bize yardım eder mi?" dedi.

Şu anda arzu ederlerse Türkiye sınırına geçebileceklerini ifade eden Suriyeliler; "Şimdilik geçişler rahat. Türk askeri genel olarak sıkıntı çıkartmıyor. Ancak Türkiye'ye geçersek kamplara alınacağız ve o zaman tekrar geri dönemeyeceğiz. Oysa bizim evimiz, eşyalarımız, bahçelerimiz hep bu tarafta. Türkiye'ye geçersek geri dönüşümüz tamamen engellenir. Bu nedenle burada beklemeye devam edeceğiz. Suriye ordusu saldırırsa o zaman Türkiye'ye geçebiliriz" dediler. (YENİ AKİT)

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim