1. YAZARLAR

  2. Osman Atalay

  3. Suriye’de, ABD’nin tampon sürecinden kanton sürecine
Osman Atalay

Osman Atalay

Yazarın Tüm Yazıları >

Suriye’de, ABD’nin tampon sürecinden kanton sürecine

A+A-

Türkiye’nin, Suriye’den kaçan insanların can güvenliği için sınırda bir tampon bölge oluşturulması ısrarı dört yıldır ABD tarafından çeşitli bahanelerle engellendi.

Daha önce Irak ve Kosova’da uygulanan “uçuşa yasak ve tampon bölge” uygulamaları Suriye söz konusu olduğunda ise ne hikmetse ABD, AB ve BM’nin ilgisizliği ile anlaşılmaz bahanelerine takılıp kaldı.

ABD, dört yıldır Suriye sınırında Türkiye’nin tampon bölge kurulması ısrarına izin vermedi fakat Kürtlere bir yıl içinde kanton kurmasına izin vermiş oldu.

Suriye savaşında yaşanan katliamlar ve rejimin kullandığı ağır silah türleri hem Irak, hem de Bosna savaşından daha yıkıcı ve tahripkar bir güce sahip olmasına rağmen, uluslararası ve bölgesel güçler; bir süre daha üç maymunu oynama tutumunu sürdürmekte ısrarlı görülüyor.

Gelinen noktada Türkiye’nin Irak sınırına kadar uzanan 400 kilometrelik sınır hattının güneyi PYD’nin kontrolündedir. 

Kobani ve Cezire kantonları birleşmiş durumdadır. Artık Irak’tan Kobani’ye ulaşmak için Ankara’dan izin alınmasına gerek kalmayacaktır. 

Afrin kantonunu da hesaba kattığımız zaman, 915 kilometrelik sınırın 490 kilometresinin PYD’nin kontrolünde olduğunu görebilirsiniz.

Suriye’nin kuzeyinde oluşan PYD koridoru tartışılırken, Abdullah Öcalan’ın örgüte iki yıl önce, “Hatay’a ilerleme olabilir” talimatı gönderdiği ortaya çıktı. 

Ceyhun Bozkurt’un “İmralı Tutanakları” kitabında yer alan Öcalan-BDP heyeti arasındaki 3 Nisan 2013 tarihli görüşmede, PYD’den Haseke’yi bırakmamalarını isteyen Öcalan’ın, “Sonra Hatay’a, Afrin’e doğru ilerleme olabilir” dediği yazıldı.

Kobani olayları ile gerçekleşen hızlı değişim Pentagon’a göre, Suriye’de gelecek altı ayda ortaya çıkması beklenen senaryoda, Türkiye-Suriye sınırında PKK/PYD’ye koridor tamamlanmış olacak.

ABD için temel ve ana sorun önce “IŞİD’in bölgeden temizlenmesi” stratejisi gereği, koalisyon güçlerinin hava desteğiyle Kürt gruplarının bölgede güvenliğini sağlamak.

Ankara’da geçen hafta Türkiye-Suriye sınırında gelişmelerin ele alındığı Bakanlar Kurulu toplantısında, ABD’nin PYD’ye destek vererek bir Kürt devletinin alt yapısını hazırladığı ayrıca PKK’nın Suriye’den sonra Türkiye’ye yönelme ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekildi.

Büyük Kürdistan hayalinin de bir parçası olan Kürt petrolünün Akdeniz’e indirilmesi için Afrin, Kobani ve Tel Abyad’ın birleştirilmesi önemlidir.

Ankara, Tel Abyad’da IŞİD ve Kürtler arasındaki çatışmayı, Kürtleri bölgenin demografik yapısını değiştirmeye çalışmakla suçlarken, Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest ise; Türkiye’nin iddiası ile ilgili elinde somut veriler olmadığını ve geçtiğimiz yaz Kobani’de olduğu gibi Kürtlerin Tel Abyad’da da ilerlemesini bir başarı olarak tanımlıyor.

ABD Hava Kuvvetleri subaylarından bir grubun, 15 gün evvel Kobani’de, “kuzeyde üç kanton bölge” için toplantılar yaptığı ajanslara yansımış idi.

Suriye’nin kuzeyi, ABD ve Batı’nın operasyonlarıyla Irak’ın kuzeyine dönüşüyor. ABD Hava Kuvvetleri’nin Kobani, Afrin ve Cezire kantonlarını, PYD’ye teslim etme düşüncesi şu anda pratiğe dönüşüyor.

Suriye’de ortaya çıkan tablo en çok Irak’a benzemeye başladı. Ankara ile ABD arasında, Suriye konusunda yaşanan fikir ayrılığı bana 1998-2004 Kuzey Irak ve Barzani meselesini hatırlatıyor. Bundan sonraki süreç Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi sürecine doğru evrilecek gibi…

YAZIYA YORUM KAT