Suriye vizesi kalktı...

18.09.2009 02:22

Sibel Eraslan

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat, geçen gün İstanbul’da iftardaydı...

Başbakanımız Tayyip Erdoğan Bey’in konuşmasında, içtenlikle “kardeşim” diye hitap ettiği Suriye Lideri Esat’ı, hem konuşmasının Türkiye ile birlik konulu içeriği, hem de Orta Doğu’nun geleceği istikametindeki işaretleri ile dikkatle dinledik...

Salon tam kapasite doluydu ve misafirlerin adeta nefes almadan odaklandığı iki lider, beklenen müjdeyi verdiler:

“Suriye ile Türkiye arasında vize işlemleri kaldırılmıştı!”...

Yedi yıl öncesine gittim içimden... Sanırım diğer konuklar da benzer hissiyatı yaşamıştır... Suriye ile olan ilişkilerimiz nerdeyse kırmızı alarm eşliğinde, her iki ülke sık sık birbirine olan güvensizliği deklare eder, uyarı, ültimatom eksik olmaz, sık sık birbirine haddini bildirmekten söz eder... Bayram olur, düğün olur, yas olur, Suriye ile Türkiye arasındaki dikenli teller önünde birikir insanlarımız, onlar ağlar, bizler ağlarız... Yok, yine yok, geçit yok, zinhar yok!

Halbuki Halep’e Şam’a gidenler gayet iyi bilir, Halep Üsküdar’ın, Bursa Şam’ın bir devamı gibidir... Yollar, camiler, tarihi çarşılar, çarşılarda satılanlar, baharatlar, çaylar, yüzük ve kemerler, ipek ve kadife, bitki örtüsü, coğrafi yapısı, insanların siması, hatta dinlenen müzik, okunan şarkılar, göz yaşartan nağmeler hep bir ve beraberdir... Peki ne olmuştur da soğuk savaş kaideleri bu iki kardeş ülkeyi birbirinden ayırmıştır?

Başbakanımız çok önemli bir şey söyledi; “Ben kardeş ülke demeyeceğim, Suriye ile Türkiye kardeşten de ötedir, et-tırnak gibidir” dedi... Beşar Esat ise, sömürgeci dış güçlerin bölge halkını birbirine düşürdüğünü anlattı. “Böl, parçala, yut anlayışıyla bizi birbirimize düşürdüler, aile içi sayılabilecek sorunlarımızı bile savaş sebebi haline getirdik, kendi iç meselelerimize hakemlik etmeleri için sömürgecileri çağırdık, bunlar çok yanlış işlerdi, ama biz bugün bunun farkındayız ve Türkiye ile vizenin kaldırılmış olması şimdiye kadar sürdürülen yanlış dış politikaların bittiğine dair, ilk olumlu adımdır” dedi...

Başbakanımız, Suriye’ye, Türkiye’nin Orta Doğu anahtarı gözüyle bakıyor. Suriye için Türkiye de Avrupa anahtarı demek... Uzun yıllar birbirine küsülü ve iletişimsizlik esasına dayalı sert diplomasi dönemi öyle görünüyor ki artık bitmiştir... Devletlerarası hukuk Ortadoğu’da artık; düşman üretmeye değil, dost kazanmaya ve kardeş olduğunu hatırlamaya dayalı olacaktır... Suriye ile imzalanan “yüksek düzeyli stratejik işbirliği anlaşması”, içeriğini henüz bilemesek de bir dizi ticari, kültürel, hukuki anlaşmayı kapsıyor. Orta Doğu’da hızla inşa edilen barışa, hukuka ve işbirliğine dayalı yeni düzey tüm halklar üzerinde yeni bir sinerji, yeni bir atılım ve umut ruhu doğuruyor inşallah...

AK Parti İstanbul Başkanlığı’nca tertip edilmiş geniş katılımlı iftara, gazeteciler ve yazarların yanı sıra, sivil toplum örgütleri, dini-ruhani liderler, sanatçılar da katılmıştı. Bulunduğumuz masada hem Hasan Karakaya, hem de Av.Özlem Topal olunca, her anında bolca siyasi yorumun yapıldığı bir ortama dönüştü soframız...

Beşar Esat’ı dinlerken, babası Hafız Esat’ı da hatırladım... Beni hep korkutan bir diktatör olarak kazınmış hafızama. Kim bilir belki Suriyeli gazeteciler de buna benzer şeyler hissediyordur daha evvelki Türkiye liderleri hakkında... Peki ne oldu da durup dururken karartılmış bu talihsiz hava, nasıl birden değişti, bulutlar nasıl kalktı ve güneş nasıl açtı?.. Bu umut dolu yeni sayfanın açılmasında bölgede yaşadığımız feci tecrübeler bize ders oldu sanırım. İşgal, toplu katliam ve yıkımlar gibi felaketler, bizim gözlerimizi açmamıza sebep oldu... Tabii bu arada Erdoğan-Esat ilişkisinin kardeşlik ve samimiyet özüne dayalı niteliği de önemli kapılar açmıştır her iki topluma... Mesela, kendimizi zor tuttuk masadaki kadınlar olarak. Az daha tüm protokol kaidelerini aşıp Beşar Esat’ın yanına gidip, “Esma Hanım nerede, niçin gelmedi, onu çok özledik, çocuklar nasıl, iyiler mi?” diyecek kadar yakın buluyorduk Esat ailesine kendimizi...

Şimdi Bayram Günüdür...

Açılsın hudutlar, kaldırılsın sınırlar, aşılsın karlı dağlar, insanlar kucaklaşsın...

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim