“Suriye Nereye Gidiyor?” Panelinden Notlar

30.01.2012 04:12
“Suriye Nereye Gidiyor?” Panelinden Notlar
SBYD tarafından organize edilen “Suriye Nereye Gidiyor?” başlıklı panel Ali Emiri Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Suriye Birlik ve Yardımlaşma Derneği tarafından organize edilen “Suriye Nereye Gidiyor?” başlıklı panel 29 Ocak pazar günü Ali Emiri Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

El-Cezire kanalının da canlı yayın yaptığı program Kur’an tilaveti ile başladı. İmaduddin Reşid, Muti el Batıyn, Enes Ayrut gibi değerli kişilerin ve Türkiye’den Ramazan Kayan, Rıdvan Kaya, Cüneyt Sarıyaşar gibi çeşitli dernek temsilcilerinin konuşma yaptığı programda ayrıca direnişin şehitleri hatırlatmaya yönelik bir sinevizyon ve şiir sunumları yapıldı.

Muti el Batıyn: “Kudüs’ün Fethi Suriye’nin Fethinden Geçer!”

suriyeli2.jpg

suriyeli.jpgKonuşmasında “Kudüs’ün fethinin, Suriye’nin fethinden geçtiğini” belirttikten sonra “Şehit olan kardeşlerinin cenaze namazı sırasında şehit olan insanlar ve bu durumun sürekli silsile halinde devam etmesi bana Sahabilerin yaşadığı o güzel dönemi hatırlatıyor” diyen Muti Hoca “Irk, mezhep, din ayrımı yapmadan insanları öldüren bu rejimin ahlakı, Müslümanları tefrika içine düşürmektir, bu tefrikaya düşmemeliyiz” ifadesiyle önemli bir uyarıda bulundu. Müslümanların Allah’tan korkarak aynı saflarda bulunması gerektiğini de konuşmasına ekledi. “Sembolik birer Müslüman suriyeli4.jpgsuiyeli.jpgolmayalım” diyen İmaduddin Reşid “Allah’ın eri olalım, Hz Ebubekir’in, Hz. Osman’ın, Hz. Ali’nin yolundan gidelim” ifadesini kullandı. Zor durumlarda konuşan insanları Allah’ın sevdiğinden bahseden Enes Ayrut ayaklanan şehirlerin birbirini tetiklemesinin üzerinde durdu. Konuşmasında Türkiye’den Suriye halkını destekleyen insanlara da teşekkürlerini ileten Enes Hoca “Bu coğrafyadaki insanların her zaman mazlumun yanında olacağından emin olduğunu” söyledi.

Suriyeli konuşmacıların ardından söz Türkiyeli konuşmacılara verildi.

Ramazan Kayan: “Sözün Bittiği Yerdeyiz!”

ramazan-kayan.20120130042220.jpg

Konuşmasına “Sözün bittiği yerdeyiz; Suriye’den kanlarını akıtan, bedel ödeyen insanlar varken, bizim burada konuşmamız edepsizliktir!” diye başlayan Kayan, “Artık bu bedel ödeyen insanlar bizden ne talep ederse, bize ne emrederse, onu yapmanın sorumluluğunu bilmeliyiz.” dedi. “Suriye devrimi İslam’ın direniş, özgürlük ve şehadet şartlarını öğretti; bundan böyle Suriye’deki direniş başarılı olsun-olmasın gelecek nesillere bir direniş geleneği kalacak” ifadelerini kullanan Kayan, “Bu direniş sadece diktatörlere karşı değil, Ümmetin duyarsızlaşan gafillerine de mesaj veriyor” dedi. Kayan konuşmasını çeşitli dua ve temennilerle bitirdi.

 

Rıdvan Kaya: “Katil, İşkenceci Rejime Karşı Silah Kullanmak Haktır!”

Özgür-Der  Genel Başkanı Rıdvan Kaya konuşmasına, “Televizyon programlarındaki hayvanridvan-kaya.20120130042313.jpg haklarına duyarlı, buzullarda mücadele eden insanların, dün Filistin’de 1,5 Milyon insanın hapsedilmesine ve katledilmesi, bugünse Suriye’de katle ve işkenceye uğrayan insanlara karşı, sessiz kalan İnsan Hakları Örgütlerine sitem ederek” başladı. “Müslümanların içinde de benzer duyarsız durum var, ben başta olmak üzere elimizden geleni yapmıyoruz, bugüne kadar Rabb’imizden basiret, feraset, mantık, akıl niyaz ederdik ancak esas vicdan istemeliymişiz” ifadesiyle durumun vahametine dikkat çeken Kaya konuşmasının devamında Suriyeli direnişçilere yöneltilen üç ithamdan bahsetti. Öncelikle, “Direnişi erken başlattılar, reform beklemeliydiler” iddialarına “Bu zulüm on yıllardır sürüyor, beklenseydi belki on yıllarca daha sürecekti” şeklinde cevap veren Kaya daha sonra “Bazı grupların ve hatta Müslümanlarında dile getirdiği direnişçiler İsrail ve ABD gibi emperyalist güçlerden yardım alıyor” iddiasını “Esad yıllardan beridir işgal altında olan toprakları yerine tanklarını Müslümanların üzerine sürerek antisiyonist ya da anti emperyalist olmadığını göstermiştir, halk ise yaptığı eylemlerde Obama’dan, Nato’dan, Türkiye’den vs değil Allah’tan yardım istediğini söylemiştir” ifadesiyle cevap verdi. Üçüncü bir itham olan “Gösterilen barışçıl olmaktan çıktı” iddiasına “Bir yerde mücadele eden Müslümanlar metodlarını istişare edip kendileri belirler, bize ise bu karara saygı göstermek düşer; İşkenceci, Despot, Katil bir rejime karşı silah kullanmak da haktır mubahtır!” ifadesiyle iddianın haksız olduğunu söyleyen Kaya “Rabb’imizin yardım ettiği mücadele sekteye uğramaz” hatırlatmasıyla konuşmasını bitirdi.

Cüneyt Sarıyaşar: “Dün Tahran’da Yapılan Mücadele de Bugün Şam’da Yapılan Mücadele de Zalime Karşıdır!”cuneyt-sariyasar.jpg

Konuşmasına Türkiye’de şehit olan bazı önemli isimlerden bahsederek başlayan Mazlum-Der İstanbul Şube Başkanı Cüneyt Sarıyaşar, “Dün Tahran’da özgürlük mücadelesi veren insanlar da, bugün Şam’da özgürlük için sokaklara dökülen insanlar da zalime karşıdır” ifadesiyle İran’ın duruma ilişkin tutumunun yanlış olduğuna dikkat çekti. “Suriye’de şehitler biliyorlar ki aslında dirilmek için ölüyorlar, bu yüzden canlarını feda ediyorlar” sözüyle komplo teorilerinin boş olduğunu belirten Sarıyaşar, “Biz her zaman mazlumdan yana ve zalime karşı durmalıyız, zulmün coğrafyası yoktur, zulüm bizden de olsa karşısındayız” ifadesiyle konuşmasını bitirdi.

Mahmut Osman: “Ya Halk Bitecek, Ya Zalim Gidecek!”

Konuşmasına Arapça bir girişle ve programın kısa bir değerlendirmesiyle başlayan Mahmut Osman daha suriyeli3.jpgsonra Suriye’deki direnişin üç gruptan oluşan sacayağından bahsetti. Mahmut Osman bu üç grubu “Halk-Sivil Direniş”, “Suriye Ulusal Meclisi" ve “Özgür Suriye Ordusu” olarak ifade etti. “Halk, devrimin omurgasıdır, şu an ayaklanmayan şehir yoktur, bu saatten sonra ya halk bitecek ya da zalim gidecektir, aksi taktirde halk evlerine dönmeyecektir!” sözleriyle ilk grubu tanımlayan Osman, Suriye Ulusal Meclisi’nin konumu ve durumunu “Direnen halkın siyasi düzlemdeki temsilcisi olarak ortaya çıkan bu meclis şu an tüm dünyada resmi olmasa da muhatap düzeyinde tanınmıştır.” şeklinde ifade etti. "Özgür Suriye Ordusu" nu ise "Halkına silah sıkma emrine karşı gelen ve şu anda sayıları yaklaşık 30 bini bulan, öyle ki Suriye'de güvenilen ve muhatap alınabilen güç haline gelmiş bir topluluk" olarak ifadelendirdi.

Program sunucu Kenan Alpay’ın temenni ve dualarının ardından yapılan ikramla son buldu.

HAKSÖZ HABER

  • Yorumlar 2
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim