1. YAZARLAR

  2. Osman Atalay

  3. Suriye ile savaşa da, katliamlara da hayır diyebilmek..
Osman Atalay

Osman Atalay

Yazarın Tüm Yazıları >

Suriye ile savaşa da, katliamlara da hayır diyebilmek..

A+A-

Akçakale’ye düşen top mermisi 5 can aldı, aynı anda Suriye’ye misilleme yapıldı bu misilleme yaklaşık bir haftadır devam ediyor. Suriye’den Türkiye topraklarına top mermisi düşmeye devam ediyor.

Meclis’ten çıkan tezkere kamuoyunda adeta Türkiye savaşa mı gidiyor heyecanı oluştururken muhalefet savaş karşıtı gösterileri düzenlemeye başladı. İstanbul ve Ankara’da CHP başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşları savaşa hayır kampanyası başlattılar.

Pazar günü Ankara’da toplanan Alevi dernekleri Suriye halkı yalnız değildir, savaşa hayır, pankartları taşımaları, TV programlarında malum yorumcu ve uzmanların Türkiye’nin neredeyse savaşa girme hazırlığı içersinde olduğu havasını heyecan ve panikle sunmaları insanı hayrete düşürüyor.

Hükümet yetkilileri 12 aydır Suriye sorununu bölge ülkeleri ile birlikte ve uluslararası hukuku arkalarına alarak çözme taraftarı olduklarını hatırlatmasına rağmen, muhalefetin Türkiye’nin savaşa sürüklenmekte olduğu propagandasını yapmasının altında çok daha derin siyasi ve gayri ahlaki bir sebep yattığına şahit olmaktayız.

Suriye ile savaşa hayır diyenler, Meclis’te, meydanlarda, televizyon ekranlarında ve köşe yazılarında Suriye ile savaş olmasın düşüncesini hararetle savunurken, aynı şekilde katliamlara da hayır diyememeleri ne kadar acı ve düşündürücüdür.

Suriye ile savaşa da Suriye’de yaşanan katliamlara da hayır diyebilme cesareti ve adaletli tutum sergilemekte sorun yaşayan tarafçı yaklaşımımız var. Suriye’de yaşanan katliamın benzeri Halepçe ve Bosna’da yaşandığında Türkiye solu, Kürdü, laik, liberal, muhafazakar ve İslamcı kesimler çok net zalime karşı mazlum halklardan yana tavır koymasına rağmen, bugün Suriye’de yaşanan katliamlar karşısında takınılan tavır tamamen etnik, mezhepsel ve ideolojik cephe tavrıdır.

Bugün Suriye’de yaşanan katliamlar karşısında merhamet ve adaletten uzak, ideolojik pozisyon alanlar tarihte ayrı bir tartışma konusu olacaktır.

Deprem ve doğal afetlerde insan doğası gereği duygu kalp ve mantığı ile olaya yaklaşırken, Suriye’de insanların tepesine uçaklardan atılan bombalarla yaşanan siyasi afet karşısında katledilen şehirler ve insanlara karşı Baas rejiminin katliamlarına hayır diyememek ne acı bir durum. Suriye’de yaşanan katliamlar karşısında siyasi, ulusal, etnik ve mezhepsel çıkarların din ve vicdan mefhumunun önüne geçtiğine şahit oluyoruz.

Suriye ile savaşa hayır kampanyasını dillendirenler, 40 yıllık diktatör bir rejimin şehirleri ve insanları katletmesine karşı sessiz kalıyor, katliamlara hayır diyemiyor meselenin bu boyutu tartışılmıyor. Suriye’nin bugün geldiği noktanın tek sorumlusu olan Baas rejiminin yanlışları hataları ve bedel ödemesi asla tartışma konusu yapılmıyor. Çünkü Beşşar’ın arkasında emperyalist Rusya ve Çin gibi ülke ile birlikte ulusal çıkarları gereği Suriye’nin mevcut yapısından memnun olan İsrail ve ABD’nin müsamahalı siyaseti var.

Savaşa da rejimin katliamlarına da karşı olduğumuzu haykırdığımız süre Suriye sorununa adalet ve merhametle yaklaşmış oluruz ancak.

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT