Suriye Halkı Acınmayı Değil, Örnek Alınmayı Hak Ediyor!

05.02.2012 00:44

RIDVAN KAYA

GÜN SURİYELİ KARDEŞLERİMİZLE DAYANIŞMA

GÜN İSLAMİ MÜCADELEYE SAHİP ÇIKMA GÜNÜDÜR!*

Suriye’de vahşetin boyutları her geçen gün yükselmekte. Yaklaşık bir yıldır tüm dünyanın gözleri önünde yaşanmakta olan işkence, zulüm ve katliam politikası önceki gece Humus’ta icra edilen kitlesel kıyımla yeni bir evreye girmiş bulunuyor.

Aylardır uyguladığı tüm baskı ve sindirme politikalarına karşı halkın direnişini bastıramayan Baas rejimi direnişin yoğunlaştığı şehirlerden biri olan Humus’ta savunmasız halkı ağır silahlarla katletmekte. Humus’ta bir gecede yüzlerce Müslümanı şehid eden, binden fazla insanı yaralayan Beşşar Esed, zorbalık ve katliam noktasında bundan tam otuz yıl önce Hama’da on binlerce Müslümanı katleden babası Hafız Esad’ın yolunda yürüdüğünü tüm dünyaya gösteriyor.

Dün Hama katliamına gözlerini yuman dünya, bugün de sistematik bir biçimde Suriye halkının katledilmesini seyretmekte. Katil Baas rejimi katliam zincirine her gün yenilerini eklerken Suriye halkının feryadı uluslararası diplomasi koridorlarında boğulmakta. İçeriksiz kınama mesajları, göstermelik girişimler ve uluslararası siyasi çıkar hesaplarıyla etkisizleştirilen kararlardan öte bir şey yok.

Şüphesiz Suriye halkı diktatörlük rejimine karşı özgürlük ve adalet talebiyle ayağa kalkarken birtakım uluslararası kuruluşları ya da komşu devletleri kendisine dayanak olarak seçmiş değildi. Aylardır en değerli âlimleri, gençleri, yaşlıları, kadınları, çocukları kan içici Baas çetelerince katledilen Suriye halkı ödediği büyük bedele rağmen zulme ve zillete boyun eğmeme kararlılığından taviz vermezken sadece Allah’a dayandığını meydanlarda en gür bir biçimde haykırdı ve haykırmaya da devam ediyor.

Açıktır ki, bu vahşi saldırılara, bu kitlesel katliamlara, işkence ve baskılara karşı taleplerinden geri adım atmayan bu halk acınmayı değil, örnek alınmayı hak ediyor. “Allahu Ekber” feryadıyla katil çetenin tanklarının, bombalarının, tüfeklerinin üzerine yürüyen bu halk hiç tartışmasız kendini özgürleştirmiş bir halktır. Kendi kaderini eline almış ve tarihe büyük bir özgürlük destanı armağan etmiştir. Tutsaklık zincirlerini büyük bedeller ödeyerek paramparça eden özgür Suriye halkına bir kere daha selam olsun!

İşte öncelikle üzerinde durulması gereken husus Suriyeli kardeşlerimizin bu destansı mücadeleleri karşısında bizlerin nerede ve nasıl konumlandığımızdır.

Bir tarafta on yıllardır gasp ettiği iktidarı halka karşı acımasız bir diktatörlük şeklinde sürdüren; emperyalist işgalcilerin dahi cesaret edemeyecekleri vahşet manzaralarını savunmasız halka karşı icra etmekten çekinmeyen; topraklarını işgal altında tutan Siyonistlere karşı yumuşak bir kedi, adalet isteyen halkına karşı ise yırtıcı bir aslan kesilen bir azınlık diktası, bir çete rejimi!

Diğer tarafta ise İslami inancını, kimliğini özgürce yaşamak istediği için on yıllardır türlü zulümlere, zorbalıklara maruz kaldığı halde inancından, kimliğinden taviz vermeyen ve işkenceyi, açlığı, ölümü göze alarak şerefli bir mücadeleyi sürdüren ve her türlü insanlık dışı muamelelere, katliamlara maruz kalan kardeşlerimiz!

Burada karar vermemiz, netleştirmemiz gereken şey zorluk, yokluk, katliamlarla ezilmeye, sindirilmeye çalışılan Suriyeli kardeşlerimize destek verip vermemekten öte, kardeşlik hukukunun, İslami vazifemizin, insani ve ahlaki sorumluluklarımızın yerine getirilip getirilmemesidir. Biliyoruz ki, Suriyeli kardeşlerimizin yanında yer almak, onların özgürlük ve adalet haykırışlarına ses olmak, maruz kaldıkları bu vahşete tepki vermek Müslüman olmamızın, insan olmamızın gereğidir.

Zulme ve zillete boyun eğmeyenlere bin selam olsun!

***

* Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya'nın 5 Şubat 2012 Pazar sabahı yaptığı açıklama...

 

  • Yorumlar 3
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim