1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. ARNAVUTLUK

  4. Suriye Direnişi ve Arnavut Müslümanlar
Suriye Direnişi ve Arnavut Müslümanlar

Suriye Direnişi ve Arnavut Müslümanlar

Arnavutluk, Suriye direnişine katılarak şehit düşen gençlerin sayısındaki artışı konuşuyor.

A+A-

El Hayat'tan Çeviren: Hasan Soylu / Haksöz-Haber

Son zamanlarda Suriye’de olan bitenler ve Arnavutların bu ülkede devam etmekte olan savaşta yer almaları konusu halen beş ülkeyi (Arnavutluk, Kosova, Makedonya, Sırbistan ve Karadağ) kapsayan Arnavut dünyasında yoğun gündem olmakta.

Bu durum geçtiğimiz haftalarda hiç beklenmedik bir şekilde Kosova’nın ilk resmi İslamcı siyasal partisinin, başkanlığını Arsim Kraşniki’nin yaptığı ve Şeyh Şevket Kraşniki ile eski bir Yugoslav Ordusu subayı olan Fuad Ramiki’nin desteklediği Birlik İçin İslami Hareket’in (LISBA) kurulmasıyla da açığa çıkan siyasal İslam’ın gelişimiyle paralellik arz etmekte. Bu kişiler amaçlarını gizlemiyorlar “nüfusun % 95’ini teşkil eden Kosovalı Arnavutların İslami kimliklerini koruyabilmek için Kosova’nın laik anayasasının değiştirilmesi” çağrısında bulunuyorlar.

Kasım 2012’de ilk Arnavut şehid Naaman Damoli’nin Suriye’de şehit düşmesi üzerine, Kosova gazetesi Koha Ditore bu konuyu 12 Kasım 2012 tarihli sayısında haberleştirdiğinde aslında uzun bir zamandır kapalı kapılar arkasında Suriye’deki siyasal gelişmelerden etkilenen Arnavut gençlerin bu ülkedeki İslami gruplara katılarak savaşa dahil oldukları konuşulmaktaydı.

İsveç Üzerinden Kosova’dan Suriye’ye

22 yaşındaki Muhammed Koprona Suriye’de şehit düşen 10. Arnavut olarak can verdiğinde Koha Ditore 13 Mart 2013 tarihli nüshasında bu konuya tekrar değindi. Haberin başlığı şöyleydi. “Suriye sokakları Arnavut kanlarıyla ıslanıyor.”

Adı açıklanmayan istihbarat yetkilisine dayandırılan haberde Suriye’de Kosova’dan, Arnavutluk’tan Mekadeonya’dan ve Sırbistan’dan (Preseova vadisinden) çok sayıda şehid olduğu yazılmıştı. Fakat Koprona’nın hikayesi çok farklıydı, “büyük göç” esnasında ailesiyle birlikte Kosova’dan İsveç’e göç etmiş ve Avrupa’nın liberal ortamında yetişmişti. Sonra birden radikal İslami etki altına girmiş ve onlarca Arnavut’un savaştığı Suriye’deki İslami gruplardan birine katılmıştı.

İstihbarat kaynakları Suriye’de öldürülen bazı Arnavutların isimlerini (Kosovalı Naaman Damoli ve Sırbistan’dan Musa Ahmadi gibi) zikretmekteler. Diğerleri ise lakaplarıyla anılmaktalar; örneğin 4. Arnavut şehid olan Ebu Ömer el-Albani gibi. İstihbarat kaynakları yine Suriye ordusunca Kadem’de öldürülen Münir ve Behlül el-Arnavut isimlerini de zikretmekte. Aynı kaynaklar Suriye’de direnişe katılan Arnavutların sayısının 140 civarında olduğunu bildiriyor. Bunlar genellikle İslami gruplarla birlikte ülkenin kuzeyinde savaşıyorlar.

Bu bilgileri ilk kez yayınlayan Koha Ditore Haşim Taci başkanlığındaki Kosova hükümetini sert bir şekilde suçluyordu. Hükümeti Arnavut gençlerin Suriye’de İslamcı grupların yanında savaşmalarını sessizce izlemekle suçlayan gazete hükümetin bu durumun Kosova üzerindeki etkilerini görmezden geldiğinden yakınıyor ve şuna dikkat çekiyordu: Bu genç insanlar cihad ruhuyla donanmış olarak ve de askeri bir tecrübeyle ülkelerine dönecekler!

13 Nisan 2013 tarihinde Şekulli gazetesinde konuyla ilgili olarak yine Kosovalı istihbarat yetkililerine dayandırılan bir haber yer aldı. Gazete kaynaklarına dayanarak “pek çok Kosova vatandaşının Esed rejimine karşı savaşan Suriyeli isyancılara katılmak üzere Suriye’ye gittiğini söylüyordu. Gazete Kosova güvenlik güçlerinin Suriye’de savaşa giden Arnavutların toplandığı Kosova’da bulunan iki cami (Piriştina sırtlarındaki Makovitz Cami ve Mitroviça Cami) üzerinde dikkatini yoğunlaştırdığını yazıyordu. Pek çok yerel gözlemci İslamcı parti LISBA’nın Suriye ile çok yakından ilgili olduğunu düşündüğünden gazete LISBA’nın lideri Arsim ile bir röpotaj yapmıştı. Kendisi Makovitz Camiinin yapımı için genişçe bir toprak parçasını bağışlamış birisi olan Kraşniki partisinin savaşçı topladığı iddiasını reddediyor, gidenlerin bir grup ya da topluluk olarak değil, ferdi kararlarıyla Suriye’ye gittiklerini söylüyor ama kendisinin de Esed rejimine karşı savaşa katılanları desteklediğini ifade ediyordu.

Hiç şüphe yok ki, Kosova ve Arnavutluk gazetelerinin yaptığı bu yayınlar laik kesimdeki korkuları büyüttü. Bir anlamda “resmi İslam siyasal İslam’dan ürkmüştü”. Resmi İslam’ı Müslümanların devletle olan dini ve kültürel işlerini takip eden el-Cemaa el-İslamiyye temsil etmekte. Şeyh Naim Tarnafa başkanlığındaki Cemaa el-İslamiyenin pozisyonu ise Cuma namazları sonrasında Türkiye ve diğer yerlerdeki Suriyeli mülteciler için yardım çağrılarıyla sınırlı kalmakta.

 

 

HABERE YORUM KAT

2 Yorum