Suriye direnişi Bosna direnişine dönüşecek...

03.04.2012 00:01

Osman Atalay

Suriye Halkının Dostları, Suriye’de akan kanın durması için Pazar günü İstanbul’da bir araya geldi. Konferanstan muhalifleri memnun edecek net kararlar çıkmadı. 82 ülkeden üst düzeyde katılım sağlandı. Batı ve Arap ülkelerinden büyük ölçüde katılım sağlanırken Rusya ve Çin toplantıya katılmadı. Katar ve Suudi Arabistan muhalefetin tampon bölge ısrarı ile Özgür Suriye ordusunun silahlandırılması isteğini savundu, ayrıca ortak bir uluslararası gücün Suriye’ye gönderilmesini dile getirdi.

Batı dünyası ise Kofi Annan planına şans verilmesi yönünde hareket etti. Suriye muhalefetinde konferanstan insani yardımlar için yol ve fon ile Ulusal Konsey’in tek temsilci olarak tanınacağı beklentisi vardı ancak, Ulusal Konsey sadece meşru temsilcilerden biri olarak kabul edildi. Annan Planı’na da zaman ve tarih uyarısında bulunularak fırsat penceresinin ucunun açık olmadığı uyarısı yapılmış olundu.

Suriye Milli Meclisi Dış İlişkiler üyesi Dr. Halit Hoca, konferansın sonucunun beklentilerin çok altında olduğunu, Annan Planı’nın zamanlamasının da kendisinin de olumsuz bir etki oluşturduğunu, Esad’ın bunu zaman kazanmak için kullandığını ifade etti. Halit Hoca; Suriye’nin tek meşru temsilcisi olarak tanınmayı ve eylem mekanizmalarının kurulmasını beklediklerini, bunun altının net çizilmediğini, fakat yine de meşruiyet konusunda adım atıldığını ve belki de en önemlisi Suriye halkının kendini korumak için meşru önlemler almasına destek verilmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.

Suriye halkı 12 aydır katliamlara ve zulme maruz kalırken 1992 yılında Bosna halkının yaşadığı kaderi yaşıyor. Dün Avrupa’nın göbeğinde savunmasız Boşnak halkı katledilirken dünya seyirci kaldı. 3 yıl içerisinde 250 bin insan hayatını kaybetti.

Bugün Arap dünyasının göbeğinde Mekke’ye 1000 km mesafede Müslüman Suriye halkı katlediliyor. Dün Bosna’da katledilen halka seyirci kalanlar, bugün Suriye’de tecavüz, işkence, katliam ve sürgünlere karşı konferanslar zinciri ile çözüm peşindeler.

Suriye’de yaşanan vahşet Bosna’da yaşananlara doğru ilerliyor. Burada çözümü batı dünyası, NATO, BM Güvenlik Konseyi kararlarında aramak daha çok kanın akmasına sebep olacaktır. Suriye’de akan kanı durdurmak öncelikli olarak Arap Birliği üye ülkeleri ve İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkelerinin asli görevidir.

Dün Bosna’da akan kanın durması için İslam dünyasının tüm sivil örgütleri nasıl seferber olduysa, bugün de Suriye için aynı seferberlik içerisine girilmelidir.

Suriye’deki katliam fotoğrafları İslam dünyasında infial uyandırmaya başladı. Bosna’da katliamların durması için İslam dünyasının birçok ülkesinden; Cezayir’den Endonezya’ya, Pakistan’dan Mısır, Libya, Tunus ve Türkiye’ye kadar, binlerce insan Bosna halkına yardım için seferber olmuş ve hatta Bosna cephelerinde nöbet tutmuşlardı.

Suriye’nin Bosna’ya dönmemesi için bir an evvel öncelikli olarak, İslam dünyasının elinden gelen tüm çabayı göstermesi gerekiyor. Bugün Suriye’de yaşananların, dün Bosna’da yaşananlardan farksız olduğuna şahit oluyoruz.

YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim