Suriye Buhranı’nda Bir Çağdaş ‘Quisling’

03.10.2015 15:59

SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

secakirgil@yahoo.com

Suriye Buhranı’nın yepyeni bir boyut kazandığı ortada..

Suriye’de Rusya zâten ta başından beri vardı. Özellikle 4 yılı aşkın zamandır süregelen Suriye Buhranı sırasında da, İran’la birlikte ve askerî danışmanlık seviyesinde ve üstü kapalı olarak yönlendiricilik yaptığı biliniyordu. Üstelik, Amerikan Dışbakanı Kerry de daha geçen hafta, Suriye’deki Rus  askerî varlığında gözlenen hareketlenmeyi, sırf kendi güçlerini korumak niyetiyle izah etmişti.

Bu değerlendirmede, Rusya Dışbakanı Lavrof’un, iki yıl öncelerde, açıkça, ‘Suriye için savaşa girmeyeceğiz..’ deyişinin de rolü vardı herhalde..  O günlerde Amerikan Başkanı Obama’nın da, ‘Ukrayna için savaşa girmeyeceklerini, bunun Ukrayna  halkı tarafından da anlayışla  karşılanacağını’ söylediğini de hatırlayabiliriz..

Ama, Beşşar Esed de aylarca önce yaktığı bir işaret fişeği ile başka bir muhtemel gelişmeden  haber vermiş ve Rusya’ya daha geniş üssler vererek devreye daha fazla girmesini isteyebileceğini söylemişti. Bu durumun, Esed’in geçen hafta Moskova’ya gitmesi ile daha da netleştiği anlaşılıyor.  Ve, Rusya Parlamentosu’nun, 30 Eylûl günü, Suriye’deki DAİŞ ve benzeri örgütlere karşı Rus savaş uçaklarının kullanılmasına izin vermesi ve hemen arkasından da Rusya’nın saldırıya geçip, hassas mevzi ve hedefleri vurması, bu konuda aylardan beri zaten gerekli hazırlığının olduğunu ortaya koydu.

Rus bombardımanlarında çok sayıda sivil insanların öldüğü açıklandıysa da savaş ortamında bu gibi suçlamaların pek fazla bir önemi yoktur. Çünkü savaş dışında bir kişinin ölümü bile bir diplomatik mes’ele olurken, savaştaki asker veya sivil kayıpları, sadece istatistik bir değer ifade eder.

*

Ancak, Amerikan makamları Rusya’nın vurduğu hedeflerin DAİŞ’e aid olmadığını, dahası CIA merkezlerini ve kendi eğittiği güçleri mahallî güçleri vurduğunu iddia etmekte.. Bu iddiayı Fransa da tekrarladı. Ancak, savaşlarda bu gibi insan kayıplarının  fazla bir problem oluşturması zayıf bir ihtimal.. Rusya ise, sadece DAİŞ ve en’Nusra’yı vurduğunu belirtiyor.

*

Suriye’de tablo çok daha girift bir hal almıştır. Rusya’yla birlikte, İran’ın da muharib askerlerini  Suriye’ye göndermeye başladığına dair ciddî haberler var.. Esasen İran C. Başkanı Ruhânî’ de geçen hafta askeri güçlerini Irak ve Suriye’de bulundurduklarını bir güç gösterisi mahiyetinde ifade etmişti.

Vidkun Quisling2. Dünya Savaşı sırasında, ülkesi Norveç’in alman ordularınca  tarafından işgal edilmesi için, Hitler’le işbirliği yapan başbakan idi ve adı, siyasî literatürde, kendi ülkesini işgal ettirmek için, düşmanlarla işbirliği yapanlar için bir sembol isim olarak kaldı.

Evet, Beşşar, şimdi iktidarını korumak için, ülkesini yabancı güçlere işgal ettiren yeni bir Quisling konumundadır. Amerika ve müttefikleri kendiliklerinden gelmişti. Rusya’yı ise kendisi davet etti. Bu güçlerin oradan nasıl çıka(rıla)cağını kestirmek ise, tasavvur ötesi..

*

Geçmiş olsun: Hürr. yazarı Ahmed Hakan, 30 Eylûl gecesi evinin önünde bir saldırıya mâruz kalmış ve bedeninde bir takım darbe izleri ve kaburgalarında kırılmalar meydana gelmiş..

Bu gibi şiddet eylemlerinin sadece belli meslektekilere değil, herkese yapılmasına da karşı çıkılması gerekir. Bu anlayışla, bu saldırıyı tel’in ediyorum.

Neyse ki, uyuşturu ticareti, tehdid ve şantaj gibi suçlardan sicillerinin dolu olduğu bildirilen saldırganlar yakalanmış..

Buna rağmen, hemen bunu da Tayyîb Erdoğan’a bağlayan HDP eşbaşkanları vs. çevreler oldu!

Keşke bu saldırı, Hakan’ın, bu saldırıdan 8-10 saat kadar önce, eski siyasetçilerden ve ülke içi ve uluslararası planda malî yolsuzluklarla anılan Cem Uzan’la twetter’da ona hitaben yazdığı, ‘(Paris’te) Şanzeli’ye kadar kovalarım lan seni..’ gibi sokak ağzı tweet’lerle lekelenmeseydi.. 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim