"Sünnet Anlayışımızı Kur’an’la Ölçülendirmek"

14.04.2014 21:11
"Sünnet Anlayışımızı Kur’an’la Ölçülendirmek"
Özgür-Der Eynesil Temsilciliğinin düzenlediği ''Muhammedi Sünnet Dersleri'' ana başlıklı seminerlerin yedincisi yapıldı.

Özgür-Der Eynesil Temsilciliğinin düzenlediği 'Muhammedi Sünnet Dersleri' ana başlıklı seminerlerin yedincisi olan "Sünnet Anlayışımızı Kur’an’la Ölçülendirmek" Konusunu Özgür-Der Ümraniye Şubesinden, Haksöz Dergisi Yazarı Kenan Levent sundu.

Eynesil Özgür-Der 'de 'Hadislerin Günümüze Aktarımı ve Yaşayan Sünnet' konulu seminerin sunuculuğunu yapan Feyzullah Uğurlu açılış konuşmasından sonra kürsüye Kenan Levent'i davet etti, Levent şunları söyledi:

Sünnet iki kısımdır;

a) Risalet görevinin tebliğine ilişkin sünnet

Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan sakının ve Allah'tan korkun(haşr-7).

b) Risalet görevinin tebliğ kabilinden olmayan sünnet.

Ümmetin Resulullah’tan ilmi alış şekilleri

A-Zahirinin alınması: mutlaka nakil yoluyla olması gerekmektedir. Nakil de ya tevatür yoluyla olur yada tevatürsüz olur. Mütevatir haber iki kısma ayrılır.

*Lafzen Mütevatir: Kuran ve çok sayıdaki hadis gibi.

*Manen Mütevatir: Namaz, taharet, zekat, oruç, hacc, nikah vb.

Peygamberin sünnetini sadece hadis kitaplarında aramamalıyız. Kuran rehberliğinde bize intikal etmiş bulunan hadis, siret, tarih, tefsir, tabakat vb. kitaplar yol gösterici olabilir.

Resulullah'ın(a.s) Kuranı anlama ve yaşama aktarma gayretlerinin toplamı olarak söz, fiil ve ikrarlarını, Kuran dışı(vahyi gayri-metluv) başka bir vahiy türü yönlendirildiğini iddia etmek, 'vahiyle kuşatılmış iradesiz bir peygamber' anlayışına kapı aralar.

Aynı şekilde Kuranın  anlaşılması ve örneklenmesi konusunda ki öncü rolünü inkar eden ''Resulullah'ı sadece vahyi aktaran bir postacı'' gibi gören algılarla da doğru bir peygamber ve sünnet anlayışı oluşturulamaz.

Sünnet bize vahyin nüzul ortamına ve bazen de nüzul sebeplerine ilişkin bilgi sağlar. hem kitabın açıklanmasında hem de emirlerinin maksatlarını anlama da yardımcı olur. zaman ve mekan faktörlerinin belirleyiciliği ve yardımcı unsur olma vasıtalarını doğru anlamamıza yarar.

İslam'ın ilk asrına ait siyasi, içtimai, iktisadi, siyasi ve savaş tarihi ile ilgili İslami tecrübe hakkında bilgi verir.

Sünnet bize Resulullah'ın güzel örnekliği devre dışı bırakılarak Kur'an'ın doğru anlaşılmasının mümkün olmayacağını göstermektedir.

Resulullah'ın Güzel Örnekliği

Andolsun ki, Allah'ın elçisinde sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmaya inanan ve Allah'ı çok anan kimseler için en güzel bir örnek vardır(ahzab-21).

Biz gönderdiğimiz her peygamberi, Allah'ın izni ile, mutlaka kendisine itaat edilsin diye gönderdik(nisa-64).

Kim peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur(nisa 80).

Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden arındıran, size Kitab'ı, hikmeti ve daha önce bilmediğiniz birçok şeyi öğreten bir peygamber gönderdik(bakara-151).

bu ayetler bize Kur'an'i esasların hayata geçirilmesinde sünnetin önemine dikkat çekmektedir.

Resulullah'ın Kur'an Dışı Teşri Yetkisi Var mı?

Kur'an'i esaslar çerçevesinde teşrii kılınmış ve fakat kuranda mevcut olmayan, bir ''peygamberi teşrii' karşısındaki tutumumuz ne olmalı?

a) Peygamberi teşriin illeti biliniyorsa ve bu illet değişmemişse ona aynen itaat etmek. Bir kadını aynı anda halası ve teyzesi ile beraber nikahlama yasağı gibi. İllet akrabalık bağlarını korumak.

1)Hz. Peygamber Allah'ın kendisine verdiği yetkiye dayanarak Kur'an'da temas edilmeyen konularda teşrii yetkisi vardır.

2) Hz. Peygamber'in bu yetkisi sınırsız ve kayıtsız bir yetki olmayıp, Kur'an'a dayalı ve onunla uyumlu olma şartı ile bağımlıdır.

3) Bu bakımdan peygamberin teşrii hükmünü vermesi onun hiçbir kurala dayanmayan mücerret şahsi kanaatinin bir ürünü olarak görmek yanlıştır.

b) peygamberi teşriin illeti biliniyorsa ve bu illet zaman/mekan faktörleriyle değişmişse Kuranı esas ve peygamberi teşrii örnek alınarak değişen şartlara uygun yeni çözümler aramak gerekir. Örneğin seferilik gibi.

Peygamberimizin temel görevlerinden tebliğ, tebyin, talim, tezkiye de gösteriyor ki itikadın, fıkhın amelin davranışların kirden arındırılması gerekmektedir. Hayata müdahilliktir. Değiştirme-dönüştürme ameliyesinde bulunmaktır. İnsanı önceki konumundan yeni bir konuma taşımaktır. Kendi kabuğuna, kıyıya köşeye çekilip etliye sütlüye karışmamanın yanlışlığına da dikkat çekiliyor denilebilir.

Tüm bu özellikler bize Resulullah için dile getirilen ''Ahlakı Kur'an'dı'' ifadesinin boş bir söz olmadığını  göstermektedir. Kısaca ''Yürüyen Kuran'' örnek/kamil insan peygamber anlayışı gündemleştirilebilmeli ve yaşanarak gösterilmelidir. 

eynesil-20140313-01.jpg

eynesil-20140313-02.jpg

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim