1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Sudan’daki Gelişmeleri “Dış Parmak”la İzah Etme Kolaycılığı
Sudan’daki Gelişmeleri “Dış Parmak”la İzah Etme Kolaycılığı

Sudan’daki Gelişmeleri “Dış Parmak”la İzah Etme Kolaycılığı

Sudan’da yaklaşık bir aydır devam eden gösteriler Türkiye’de az da olsa medya ve siyasetin ilgisini çekiyor. Konuyla ilgili beyanlarda bulunan hükümet yetkilileri ve bazı medya organları olayları “dış parmak”la izah etmeyi tercih ediyorlar.

10 Ocak 2019 Perşembe 13:40A+A-

HAKSÖZ-HABER

Buna karşılık yine hükümete yakın bir kısım gazetede köşe yazarlığı yapan bazı şahsiyetlerin Sudan’daki gelişmeleri okuma tarzı ise farklılaşıyor. Sudan’daki gelişmeleri öncelikle iç dinamikler ve biriken sorunlar üzerinden okumanın daha adil olacağını belirten bu kümedeki yazarlar, meseleyi salt “dış parmak”la açıklamanın veya “üst aklın oyunu”na indirgemenin haksızlık olacağını ve Ömer el-Beşir’in çok da savunulup sahiplenilebilir bir profilde olmadığına dikkat çekiyorlar.

Yeni Akit’te köşe yazarlığı yapan ve İslam coğrafyasıyla yakından haşir neşir şahsiyetlerden Ahmet Varol da bu kanaatte.

Sudan’daki gelişmeler üzerine köşesinde birkaç yazı kaleme alan Ahmet Varol, son yazısında da şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Ömer El-Beşir’in olayların arkasında dış güçlerin olduğu, gösterileri organize edenlerin birilerinin ajanı olduğu iddiası hadiselerin toplumsal yönüne izah getiren bir yaklaşım değil kendisinin sergilediği sert tutuma gerekçe oluşturma amacı taşıyan siyasi bir tavırdır. Bu iddia isabetli değildir. Olaylardan birtakım dış güçler memnun kalıyor olabilir. Ama olayları hazırlayan sebepleri dışarıda değil ülkenin içinde aramak gerekir ki en önemli sebeplerin de ekonomik sorunlar olduğu çok açıktır.”

Ahmet Varol’un bu değerlendirmesini içeren Yeni Akit’teki konuyla alakalı yazısının (10 Ocak 2019) tam metni:

Sudan’da Gidişat Ne Yöne?

Sudan’da hükümetin sert bir şekilde polis gücünü kullanmasına rağmen gösteriler son bulmadı. Aralıklarla da olsa farklı şehirlerde, farklı bölgelerde gösteriler, eylemler düzenleniyor. Gösterilere katılanlar bazen sistemin değişmesini bazen de Ömer El-Beşir yönetiminin gitmesini talep eden sloganlar atıyorlar.

Muhalefet partileri aralarında kurdukları ittifakla Ömer El-Beşir’in liderliğindeki mevcut hükümete ültimatom vermiş ve bu hükümetin dağıtılarak yerine muhalefet partilerinin de temsil edileceği bir geçiş hükümeti kurulmasını talep etmişlerdi. Böyle bir talepte bulunmaları gösterilerin onları epey cesaretlendirdiğini ve mevcut hükümetin karşısında duramayacağı şekilde yayılacağı beklentisi içinde olduklarını gösteriyordu.

Bir yandan da hükümete karşı bazı meslek kuruluşları ve sendikalar ortak bildiri yayınlayıp benzer taleplerde bulunmuşlardı.

Buna karşılık bir yandan da hükümete destek veren meslek kuruluşları da devreye girerek, Ömer El-Beşir’i yalnız bırakmayacakları mesajı vermeye çalıştılar. Son günlerde mevcut yönetime destek veren tabanın da bazı yerlerde harekete geçmeleri ve destek gösterileri düzenlemeye başlamaları dikkat çekti. Destekçi kitlesel taban uzun süreden beridir olaylara ve gelişmelere seyirci kalmayı tercih etmişti.

Cumhurbaşkanı Ömer El-Beşir ise olayların arkasında dış güçlerin elinin olduğu, gösterileri organize edenlerin de işbirlikçiler olduğu iddiasını tekrar ederken, Sudan ordusunun hadiselerin üstünden gelebileceğini vurgulayarak bir bakıma muhalif kesime namlunun ucunu gösterdi ve kendisinin meydanlara dökülen kalabalıklara teslim olma, hükümeti ilga ederek geçiş hükümeti kurma gibi bir niyetinin olmadığını dile getirmeye çalıştı.

Ölenlerin, yaralananların ve tutuklananların sayısı hakkında hükümet adına yapılan açıklamalarla muhaliflerin yaptığı açıklamalarda farklı rakamlar veriliyor. Ama hükümet açıklamalarına göre bile ölenlerin sayısının en az yirmiyi geçtiği anlaşılıyor. Ayrıca yüzlerce tutuklanan var. Bu sayılar hükümetin dediğimiz gibi polis şiddetini biraz sert kullandığına delalet etmektedir. El-Beşir’in ordunun olayların üstesinden gelecek güce sahip olduğunu dile getirerek namlunun ucunu göstermesi tutumunu daha da sertleştirmeye niyetinin olduğunu gösteriyor.

Bütün bu bilgilerin ışığında iki hususa özellikle dikkat çekmek istiyoruz. Birinci olarak Ömer El-Beşir’in olayların arkasında dış güçlerin olduğu, gösterileri organize edenlerin birilerinin ajanı olduğu iddiası hadiselerin toplumsal yönüne izah getiren bir yaklaşım değil kendisinin sergilediği sert tutuma gerekçe oluşturma amacı taşıyan siyasi bir tavırdır. Bu iddia isabetli değildir. Olaylardan birtakım dış güçler memnun kalıyor olabilir. Ama olayları hazırlayan sebepleri dışarıda değil ülkenin içinde aramak gerekir ki en önemli sebeplerin de ekonomik sorunlar olduğu çok açıktır.

İkinci olarak, Sudan’daki mevcut yönetimin karşısında bir muhalif güç olmakla birlikte onu destekleyen, bazı uygulamalarını onaylamasa da izlediği siyasete sahip çıkan basite alınamayacak bir kitlesel taban mevcuttur. Dolayısıyla muhalif güçlerin bu kitlesel tabanı gözardı etmesi mümkün olmadığı gibi hükümet de bu tabanın farkındadır ve muhalif güçlerin organize ettiği gösteriler, eylemler karşısında kolay teslim olmayacaktır. O yüzden muhalefetin hükümetin ilgası ve geçiş hükümeti oluşturulması çağrıları boşunadır. Bu çağrılarından mevcut şartlarda herhangi bir sonuç almaları mümkün görünmemektedir. Ama olayların kısa vadede son bulması ve ülkenin hızlı bir şekilde yeniden istikrara kavuşması da biraz zor görünmektedir. Muhalefetin toplumda oluşan tepkiyi sonuna kadar kullanma çabası içinde olduğunu görüyoruz.

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT