1. YAZARLAR

  2. İbrahim Sediyani

  3. Su İntifadası’nın Kevser Damlaları –5
İbrahim Sediyani

İbrahim Sediyani

Yazarın Tüm Yazıları >

Su İntifadası’nın Kevser Damlaları –5

A+A-

Dört yıldır haksız ve acımasız bir ambargo altında bulunan Gazze’ye insanî yardım götürmek amacıyla 27 Mayıs Perşembe gününü 28 Mayıs Cuma gününe bağlayan gece Antalya limanından hareket eden ve içinde tamamen silâhsız ve savunmasız 587 sivil gönüllünün bulunduğu Mavi Marmara ve beraberindeki gemiler, 31 Mayıs Pazartesi sabahı, gemideki yolcular henüz sabah namazındayken gözü dönmüş, insanlıktan ve merhamet duygusundan nasibini almamış terörist İsrail askerlerinin korsanca gerçekleştirdiği kanlı bir saldırıya uğradı.

Akdeniz açıklarında, açık denizlerde gerçekleşen bu korkunç hadisede, gemideki 9 gönüllü vâhşî bir şekilde öldürüldü, 23’ü ağır olmak üzere 54 gönüllü de yaralandı.

Çoğu mümbit Anadolu topraklarının kırsal kesimlerinde, denize en uzak yerlerinde doğmuş ve bazıları hayatının gençlik yıllarına kadar hiç deniz görmemiş olan dokuz kardeşimiz, bir okyanus büyüklüğündeki Akdeniz’in ortasında hunharca öldürülüp son nefeslerini verdiler; açık denizlerden Râb’lerinin katına, inşallâh Cennet-i Âlâ’ya yükseldiler.

Bu dokuz kardeşimiz, yaşadıkları bereketli ömürleri boyunca çevrelerine güzel örnek olarak hayata şahîdlik ettiler; aynı şahâdeti, insanlık için, insan onur ve haysiyetinin yücelmesi için, mazlum, mustaz’af, mahrum ve yardıma muhtaç durumdaki insanlar için canlarını fedâ ederek bütün dünyaya ve insanlık ailesine taşıdılar.

Bu kardeşlerimizi tanımak ve Mavi Marmara gemisinden tüm insanlığa verdikleri mesajı taşıyıp dünyanın her tarafındaki insanlara ulaştırmak istiyoruz.

“Su İntifadası’nın Kevser Damlaları” adlı bu yeni dizi yazımızda, bu kardeşlerimizi biraz daha yakından tanımaya çalışacağız. 9 bölüm sürecek olan bu dizinin her bölümünde bir kardeşimizi anlatacağız.

 

≈ ŞEHÎD CENGİZ AKYÜZ ≈

Cengiz Akyüz 15 Mayıs 1969 tarihinde Mardin ilimizin Midyat (Midyad û Éstil) ilçesinde doğdu. 3 çocuk babası olan Akyüz’ün iki kızı ve bir oğlu var. Oğlu Furkan 14, kızlarından Beyza 12 ve Erva Kardelen 9 yaşında.

Çocukluğundan itibaren alçı – dekorasyon işinde çalışan Akyüz, çevresinde hareketli, insan canlısı, yardımsever ve neş’eli bir kişi olarak biliniyordu. Mardin – Midyatlı olan Şehîd Cengiz Akyüz, Hatay’ın İskenderun (İskenderunî) ilçesinde yaşıyordu ve orada kartonpiyer ustalığı işi yapıyordu. 

Gazze’ye insanî yardım götürmek için organize edilen filoya katılım formunda yardım edebileceği alanları “inşaat işleri” olarak belirtmişti. Gazze’de yaşayan evsizler için bir şeyler yapmak isteyen Akyüz, “Bu konvoya neden katıldınız?” sorusunu ise “Allah için” diyerek cevaplamıştı.

Herkesin yardımına koşan hareketli, aktif bir kişi olan Cengiz Akyüz, çevresinde muhabbetli, lâtif şakalarıyla insanlara mutluluk dağıtan, yüzmeyi çok seven, satranç oynayan ve çocuklarla iyi anlaşan bir insan olarak tanınıyordu. Her sabah evden çıkarken gördüğü yakın arkadaşına “Heyben doluysa (sevgi, neş’e, umut, selam yüklüysen) haydi bismillah, çıkalım ve insanlara dağıtalım” diyen Akyüz, her daim güleryüzüyle hatırlanıyordu.

Çevresindeki herkesin cenazesine, düğününe katılır ve güzel sesiyle ilahîler, ezgiler söyler, bendir çalardı. Cengiz Akyüz’ün en sevdiği türküler şehâdet türküleriydi. Gazze için yola çıkmadan önce arkadaşlarıyla vedâlaşırken, “Artık benim için de bir şehâdet türküsü yazarsınız” demişti. Dostlarının hem iyi hem de kötü günlerinde yanında olması hasebiyle çok geniş bir çevreye sahip olan Akyüz, İskenderun İnsanî Yardım Derneği üyesiydi ve İskenderun’daki birçok sivil toplum kuruluşunun çalışmalarına da gönüllü olarak katılmaktaydı.

Bu yolculuğa çıktığında Cengiz Akyüz’ün en çok istediği şey, Gazze’de yapılacak hastanenin malzemelerini buradaki kardeşlerine ulaştırmaktı. Gemiye binmeden önce hânımına son sözleri, “Çocuklara iyi bak! Okumaya önem versinler ve namazlarını mutlaka kılsınlar” olmuştu. (1)

Mavi Marmara yolculuğuna İskenderun’dan katılan 4 kişiden biri olan Şehîd Cengiz Akyüz, bu kutlu ve şerefli filoya İHH Hatay Şube Başkanı Zekeriya Kanat ile birlikte katılmıştı. (2)

Zekeriya Kanat, Cengiz Akyüz’le son olarak birlikte sabah namazı kıldıklarını, ardından saldırının başladığını açıkladı. (3)

Şehîd Cengiz Akyüz’ün cenazesi, 4 Haziran günü öğle namazına müteakip İskenderun Kaptan Mehmet Paşa Camiî’nde kılınan cenaze namazının ardından Bekbele beldesinde toprağa verildi.

Cengiz Akyüz’ün acılı eşi Nimet Akyüz, “Söylenecek fazla bir şey yok. En büyük acımız onu özleyecek olmamız. Eşimin en büyük isteği Gazze’ye gitmekti. Her şey o kadar açık ki, üzülmüyoruz, sadece onu özlüyoruz” dedi. Nimet Akyüz, Antalya’da gemiye bindikten sonra eşi ile görüşemediğini ancak gemide birkaç kez gördüklerini belirterek, “Sabahki olaya kadar herşeyin yolunda olduğunu sanıyor, eşimi bekliyordum. Herşeye hazırlıydık. Gitmeden önce vasiyetini yaptı. İsrailli askerlerin gemideki vâhşetini görüp de daha fazla konuşmaya gerek var mı? Onca silâhsız sivile saldırıp, hem vurup, hem de hiçbir müdahaleye müsaade etmeyen terör devletine söyleyecek bir şey bulamıyorum. Eşim Gazze’deki olayları gördükçe hüngür hüngür ağlayan bir insandı” ifadesini kullandı. Oğlu Furkan ise, “Babam ilk konvoya gidemediği için çok üzgündü. Bu ikinci yolculuğa gideceği için çok sevinmişti. Gazze’ye gitmek, Müslümanlar’a yardım etmek en büyük temennisiydi. Gitti ve hedefine ulaştı. İnşallâh biz de babamızın yolunda gideriz ve şehîd oluruz” demesi ise, oda içerisinde bulunan aile yakınlarını hıçkırıklara boğdu. (4)
Cenaze töreninden iki gün sonra Adalet Bakanı Sadullah Ergin de Cengiz Akyüz’ün İskenderun’daki evini ziyaret etti. İsrail’in yardım götüren geminin içinde bulunan mâsum insanları katlettiğini, bu acıyı yüreklerinde hissettiklerini söyleyen Ergin, aileye “Sizin acınız bizim acımız” dedi. (5)

Şehîd Cengiz Akyüz’ün 31 Mayıs sabahı yaşadıkları ile ilgili en önemli ayrıntı şudur: İsrail saldırısında 4 kurşun yiyerek hayatını kaybeden Cengiz Akyüz’ün kendisi de şehîd olmadan önce 4 İsrail askerini denize atmıştı.

 

sediyani@gmail.com

DİPNOTLAR:

(1) : İHH.org.tr, İHH İnsanî Yardım Vakfı resmî web sitesi, 30 Haziran 2010

(2) : Star Gündem, İHH Üyesi Cengiz Akyüz’ün Ölüm Haberi İskenderun’a Ulaştı, 3 Haziran 2010

(3) : Hatay Haber, Mavi Marmara Gemisinde Hayatını Kaybeden Cengiz Akyüz’ün Cenazesi Toprağa Verildi, 5 Haziran 2010

(4) : İskenderun Haber, Cengiz Akyüz Gazze Yolunda Şehîd Düştü, 4 Haziran 2010

(5) : Haber Kapadokya, Adalet Bakanı Ergin, Gazze Şehîdi Cengiz Akyüz’ün Ailesini Ziyaret Etti, 6 Haziran 2010

 

Şehîd Cengiz Akyüz için bestelenen “Mavi Marmara’da Olaydım” adlı şarkıyı dinlemek için: http://facebooktanvideoindir.com/sehit-cengiz-akyuz-icin-bestelenen-guzel-bir-sarki-hq.html

 

FOTOĞRAFLAR:

Cengiz abi 15 Mayıs 1969 tarihinde Mardin ilimizin Midyat (Midyad û Éstil) ilçesinde doğdu

 

Çocukluğundan itibaren alçı – dekorasyon işinde çalışan Cengiz abi, çevresinde hareketli, insan canlısı, yardımsever ve neş’eli bir kişi olarak biliniyordu. Mardin – Midyatlı olan Cengiz abi, Hatay’ın İskenderun (İskenderunî) ilçesinde yaşıyordu ve orada kartonpiyer ustalığı işi yapıyordu.

 

Herkesin yardımına koşan hareketli, aktif bir kişi olan Cengiz abi, çevresinde muhabbetli, lâtif şakalarıyla insanlara mutluluk dağıtan, yüzmeyi çok seven, satranç oynayan ve çocuklarla iyi anlaşan bir insan olarak tanınıyordu. Her sabah evden çıkarken gördüğü yakın arkadaşına “Heyben doluysa (sevgi, neş’e, umut, selam yüklüysen) haydi bismillah, çıkalım ve insanlara dağıtalım” diyen Cengiz abi, her daim güleryüzüyle hatırlanıyordu

 

Cengiz abi dünya tatlısı kızıyla

 

Cengiz abi çocukları çok severdi. Çocuklar da O’nu... 3 çocuk babası olan Cengiz abinin iki kızı ve bir oğlu var. Oğlu Furkan 14, kızlarından Beyza 12 ve Erva Kardelen 9 yaşında.

 

Gazze’ye insanî yardım götürmek için organize edilen filoya katılım formunda yardım edebileceği alanları “inşaat işleri” olarak belirtmişti. Gazze’de yaşayan evsizler için bir şeyler yapmak isteyen Cengiz abi, “Bu konvoya neden katıldınız?” sorusunu ise “Allah için” diyerek cevaplamıştı.

 

Çevresindeki herkesin cenazesine, düğününe katılır ve güzel sesiyle ilahîler, ezgiler söyler, bendir çalardı. Cengiz abinin en sevdiği türküler şehâdet türküleriydi. Gazze için yola çıkmadan önce arkadaşlarıyla vedâlaşırken, “Artık benim için de bir şehâdet türküsü yazarsınız” demişti. Dostlarının hem iyi hem de kötü günlerinde yanında olması hasebiyle çok geniş bir çevreye sahip olan Cengiz abi, İskenderun İnsanî Yardım Derneği üyesiydi ve İskenderun’daki birçok sivil toplum kuruluşunun çalışmalarına da gönüllü olarak katılmaktaydı.

 

Cengiz abi Mavi Marmara gemisinde

 

MAVİ MARMARA HATIRASI... Fotoğrafın en sağında Şehîd Çetin Topçuoğlu, hemen yanında ise Şehîd Cengiz Akyüz... Bu kutlu ve ulvî Akdeniz yolculuğuna ülkemizin Akdeniz Bölgesi’nden (Adana ve Hatay) katılan iki yiğit, iki şehîd.

 

Cengiz abi (en sağda), Mavi Marmara’daki bir sohbet öncesinde oturabileceği bir yer arıyor kendine. Arkadaşıyla “Sen geç otur / Yoo, sen geç otur” tartışması yaparlarken, kafasını çevirip onları seyreden ve başında takke olan kişi, Şehîd Ali Haydar Bengi.

 

Mavi Marmara gemisinde tadına doyum olmayan sohbetlerden biri... Burdan bakıldığında en uzakta duran ve başında siyâh bir takke bulunan, bu bölümde anlattığımız Mardinli Şehîd Cengiz Akyüz. Biraz sol tarafta, başında siyâh takke ve boynunda Filistin atkısı bulunan ise, bir sonraki bölümde anlatacağımız Diyarbakırlı Şehîd Ali Haydar Bengi.

 

Mavi Marmara’da çekilmiş bir hatırâ fotoğrafı... Cengiz abi önde, sağdan üçüncü sırada.

 

Şehîd Cengiz Akyüz sağdan üçüncü sırada, Şehîd Ali Haydar Bengi ise en solda

 

Atel düştüğü yeri yakar... Şehâdet haberi İskenderun’a ulaştığında Cengiz abinin ailesi yasa boğuldu.

 

Cengiz abinin hânımı ve çocukları, Şehîd’in fotoğraflarıyla... Söze gerek var mı?

 

Şehîd Cengiz Akyüz’ün cenazesi İskenderun’da

 

İskenderun’da cenaze konvoyu... Cengiz abinin cenazesine yalnızca Antakya ve İskenderun’dan değil, Hatay’ın diğer ilçeleri olan Reyhanlı (Alallâh), Belen (Bab-ı İskenderun), Yayladağı (Beysun Muradiye), Erzin (Erzîn), Dörtyol (İmraniye), Kırıkhan (Qırıkan), Kumlu (Qumıl), Altınözü (Quseyr), Hassa (Xasse) ve Samandağı (Sûweydiye el- Mina) ilçelerinden de katılan duyarlı vatandaşlar oldu.

 

Cengiz abinin cenazesinde, oğlu Furkan babasının fotoğrafıyla en önde yürüyor; gururla...

 

Dokuz damla kan düşüyor Akdeniz sularına.

Dağ gibi duran, gül gibi kokan, ceylan gibi bakan, nehir gibi akan dokuz hayat düşüyor.

Ömrüne doymamış hayatlar, Allâh’a adanmış bedenler düşüyor.

İbrahim’in dûâsı, Hacer’in çilesi düşüyor Akdeniz sularına.

Meryem’in kucağı, Yusuf’un rüyâsı düşüyor.

Musa’nın âsâsı, İsa’nın tasası düşüyor.

Ashab-ı Kehf’in uykusu, Ashab-ı Uhdud’un ateşi düşüyor Akdeniz sularına.

Hamza’nın, Ebû Zerr’in yalnızlığı düşüyor.

Ali’nin suskunluğu, Fatımâ’nın huzuru düşüyor.

Hüseyn’in acısı, Zeyneb’in çığlıkları düşüyor.

Çocuklarına zehir içirilen Kevser’in pâk suları düşüyor.

Dokuz damla kan düşüyor Akdeniz sularına. Dokuz can vuruluyor denizin ortasında. Dokuz yiğit vuruluyor tertemiz alınlarından.

Şeyh Ahmed Yasin’in serzenişleri düşüyor Akdeniz sularına.

Meryem Cemile’nin fedâkârlığı, Zeynep Gazalî’nin hüznü, Bintül Hüda’nın çilesi düşüyor.

Aliya İzzebegoviç’in yalnızlığı, Ali Şeriâtî’nin kalemi düşüyor.

Malcolm X’in bakışları düşüyor Akdeniz sularına.

Ömer Muhtar’ın, Şeyh Sâîd’in darağacındaki sözleri düşüyor.

Fadlullâh’ın, Nasrullâh’ın açtığı evrensel çığır düşüyor.

Lübnanlı bebek Abbas Muhaqqid Haşim’in mavi emziği düşüyor Akdeniz sularına.

Srebrenitza’da açan artemis çiçekleri düşüyor üzerine konan mavi kelebeklerle birlikte.

Karamay’da kapısına kilit vurulan mescîdlerin kıblesi düşüyor.

Kapısından kovulduğu üniversiteden hıçkıra hıçkıra ağlayarak ayrılan kızların mavi mavi başörtüleri düşüyor.

Kızıltepeli küçük Uğur’un ilkokul önlüğü, Liceli küçük Ceylan’ın ceylan gözleri, İzmirli küçük Sercan’ın ipek saçları düşüyor.

16 yaşındaki Canan’ın geride bıraktığı tek hatıra olan vesikalık fotoğrafı düşüyor Akdeniz sularına.

Saldırıya uğruyor gemiler açık denizlerde. Saldırıya uğruyor insanlık.

Dokuz can vuruluyor denizin ortasında. Dokuz yiğit vuruluyor tertemiz alınlarından.

Dokuz damla kan düşüyor Akdeniz sularına.

YAZIYA YORUM KAT

10 Yorum